istanbul escort

alanya escort

İhracatta devreden ve yüklenilen KDV konusu


İhracatta devreden ve yüklenilen KDV konusu




İhracat yapanlar çok iyi bilmektedir ki, son KDV Genel Tebliğinden beri bir ikilem yaşanmaktadır.
Daha önceki yıllarda, son dönem KDV yeterli olduğu takdirde, ihracat yapılan maddeye ait yüklenilen KDVler hangi dönemde olursa olsun ve önceki dönemden devreden KDVlerle ilişkilendirilmeksizin iade hesabında gözönüne alınmakta idi.
Yeni ve en son birleştirilmiş KDV Genel Tebliğinin yayımlanmasından sonra birden bire tatbikat değişti ve Vergi Dairesi Başkanlığı yetkilileri, geçmiş dönemden devreden KDV olmadığı takdirde yüklenilen KDV ve iade edilecek KDV hesaplarını kabul etmemeye başladılar. Ancak bu konu çok su götürür bir konu idi. Zannediyorum, konu mahkemelik oldu. Veya belki de Maliye Bakanlığı yetkilileri ihracat konusunu daha yakından incelediler.
Kesin olmamakla beraber Maliye Bakanlığının görüş değiştirip tekrar eski uygulamaya döndüğünü zannetmekteyim.
Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığından İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığına gönderilen 11.12.2015 tarih ve E-118555 sayılı bir yazısının belli kısımlarının özetini paylaşmak istiyorum.
“3065 sayılı KDV Kanununun 32. maddesinde, bu kanunun 11,13,14,15. maddeleri ile 17. maddesinin 4 numaralı fıkrasının s bendi uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDVnin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak KDVden indirileceği, vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen KDVnin, Maliye Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunacağı hükme bağlanmıştır.
Tam istisna kapsamındaki teslim ve hizmetler dolayısıyla yüklenilen vergiler, vergiye tabi işlemler nedeniyle hesaplanan vergiden indirilmekte, indirim yoluyla giderilemeyen vergiler ise KDV kanununun 32. maddesi hükmü uyarınca mükelleflerin isteğine göre mahsuben veya nakden iade edilmektedir.
KDV genel uygulama tebliğinin (IV/A-1.1.) bölümünde: İade hakkı doğuran işlemler için yüklenilen KDV, öncelikle indirim konusu yapılır. İndirimle giderilemeyen bir miktarın kalması halinde, kalan tutar iade hakkı doğuran işlemin gerçekleştiği dönemde iade edilecek KDV olarak dikkate alınabilir, denilmektedir.
Başkanlığımıza yansıyan olaylardan konunun mükellefler açısından tereddüt oluşturduğu müteaddit defa müşahede edilmiş olup, tereddüt uyandıran bu konu hakkında yeni bir düzenleme yapılana kadar, tam istisna kapsamında işlemleri bulunan mükelleflerin bu işlemler nedeniyle yüklendikleri KDVnin, yüklenildiği dönem ile iadenin talep edildiği dönem arasındaki KDV beyannamelerinde yer alan devreden KDV ile karşılaştırılmasının yapılmaması, iadenin talep edildiği dönem beyannamesindeki toplam indirim KDV ile karşılaştırılarak iade talebinin sonuçlandırılması gerekmektedir” denilmiştir.
Bu özelgeye göre, mükelleflerin iade KDVsi yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar, devreden KDV olup olmaması ile ilişkilendirilmeden, dönem KDVsi yeterli olduğu takdirde aynen iade edilecektir.
Bakanlık, nihayet KDVnin ana düşünce ve mantığına dönmüş ve dönecek gibi görünmektedir.

EKOHABER