istanbul escort

alanya escort

Küresel israf


Küresel israf




Ekonomik çevrelerde sürekli sınırsız ihtiyaçların, sınırlı kaynaklarla nasıl en uygun formatta karşılanacağı üzerinde ayrıntılı analizler ve yorumlar yapılır.
Çünkü gerçekten gezegenimizde kaynaklar sınırlıdır ve muhtelif çevre felaketleri ile de besin kaynaklarımız, soluduğumuz hava ve içtiğimiz su maalesef tehdit altında.
Sınırlı kaynakların doğru ihtiyaçlar için tahsis edilmesi artık birçok kamu politikasının öznesini oluşturuyor.
Örneğin bir ülke ekonomik büyüme modelini kurgularken üretim yerine ithalat ve tüketime dayalı bir büyüme modelini benimser ise aşırı tüketime bağlı bir israf sürecini de başlatmış olmaktadır.
Yeni nesillerin eğitimi ve kültürel altyapısında gösteriş, gereksiz harcama yapma, işin ehline verilmemesi, abartılı organizasyonlar, enerji tasarrufu gibi başlıklarda hassasiyet oluşturamamış isek yine bir israf davetiyesi hazırlamışız demektir.
Devletin iyi niyetle verdiği yatırım teşviklerinin amacı dışında kullanılması, kamu kaynaklarının verimsiz alanlara tahsis edilmesi ya da atıl tutulması gibi durumlarda israfın başka boyutları olarak gündemdedir.
Ekonomik krizlerin altında da gelirinden fazla sorumluluk alma ve harcama yapma, yani israfa yönelme yine esas unsur olmaktadır.
Enflasyon konusunda da israfın etkisi büyüktür. İsraf nedeniyle oluşan aşırı talep fiyatların yükselmesinin ana nedenidir.
TÜKETİM KALIPLARIMIZ SORUNLU
İsraf konusunda geleneksel olarak gösterilen örnek ekmek israfıdır. Ülkemizde üretilen ekmeğin yüzde 25inin israf edildiği, bunun bir türlü azaltılamadığı bir gerçektir. Bu örneği çoğaltmamız mümkün.
Doğalgaz, su, ilaç, kağıt, elektrik, sebze-meyve, teknoloji ürünleri ve izolasyon başlıklarında ülkemizde hatalı kullanım, bilgi eksikliği ve kültürel etkiler nedeniyle milyarlarca dolar kaynak her gün heba olabilmektedir. Bu başlıklarda yapılması gereken tasarruf konusunda yüzlerce sayfa doküman söz konusu.
Sadece gündemdeki kentsel dönüşüm ile ısı yalıtımları nedeniyle büyük bir enerji tasarrufu beklentisi var.
OECD ülkelerinde 1 $lık GSMH artışı için 0,4Kw/saat enerji harcanırken, Türkiyede bu rakam 0,75Kw düzeyinde. Bu verimsiz yapı tasarruf kültürü eksikliğimize bağlı israf sonucunda oluşuyor.
İsrafın ölçülmesine dair parametrik modeller maalesef henüz yok.
Örneğin Milli Gelirin 1/8inin değer yaratmayan süreçler yüzünden israf edildiği savunuluyor.
Ayrıca da özel sektörde de kamuya yakın derecede israf olduğu biliniyor. Ancak bunlar kesin verilerle henüz desteklenmiş değildir.
İsraf tüm sistemde yaşanan hatalar zinciri olarak da tanımlanabilir aslında. İsraf etmemek bir yaşam biçimi, bir felsefedir. “Yiyiniz, İçiniz israf etmeyiniz” düsturu ile yetişmiş bir toplumun bu konuda başarı grafiğinin düşük olması önemlidir.
DÜNYA İSRAF YARIŞINDA
Küresel manada da işler iyiye gitmiyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) 2014 Tarım Görünüm Raporunda şu tespitleri yapıyor.
•Üretilen 3 gıdadan 1i çöpe gidiyor.
•Her yıl 1,3 milyar ton gıda israf ediliyor.
•Dünyada kullanılan suyun ¼ü hiç tüketilmeyen bu gıdaların üretiminde kullanılıyor.
•İsrafın dünyaya yıllık maliyeti 750 milyar $.
•ABD de üretilen gıdaların yüzde 40 yenilmeden atılıyor.
•Avrupada her yıl 100 milyon ton yemek çöpe atılıyor.
•Her gün 20 bin çocuk açlıktan ölüyor. Oysa verilere göre tüm insanlığa yetecek kadar gıda kaynağına sahibiz.
•Tüketim alışkanlıklarımız sorgulanmalı.
•Sürdürülebilir kalkınma için yoksulluğun azaltılması, gıda güvenliği ve israf etmeden tasarruf edilmesi gerekiyor.
•Bitki sulamada harcanan fazla su, 9 milyon insanın günlük su ihtiyacına denk.
•2050 yılında dünya 9 milyar nüfusa ulaşacak. Bu artış gıda üretiminin de yüzde 60 artırılması gerektiği anlamına geliyor.
İsraf, küresel gıda güvenliğini tehdit eden bir risk olarak karşımızda duruyor.
Her alanda tüketim alışkanlıklarımızı sorgulamalı ve israf etmemeyi dünya milletleri olarak artık bir toplumsal felsefe haline getirmemiz gerekiyor.

EKOHABER