istanbul escort

alanya escort

Tüketici hakları ve tüketicinin korunması


Tüketici hakları ve tüketicinin korunması




O kadar çok gıda maddesi standart koşulların dışında üretiliyor ki, halk sağlığını koruma ve tüketicinin haklarının bilinmesini önemsiyorum
Gün geçmiyor ki yazılı veya görsel basında tağşiş veya taklit edilmiş bir besin haberi olmasın. Tereyağı, zeytinyağı, yoğurt, süt, et ve et ürünleri, bal, pekmez, tahin ve aklınıza daha ne gelirse hileli veya bozuk olabiliyor. Halk sağlığını düşünmeyen bu üretici grubu; yaşlı, bebek, gebe, genç, sporcu düşünmeden sadece daha çok kazanmak amacı ile bu ürünleri üretiyor ve piyasaya sürüyor.
Bazı ürünlerin çok ucuz olması akılları karıştırması gerekirken, tüketici hiç sorgulamadan tüketiyor. 4 liraya köfte ekmek alıp yanına da ayran alınabileceğinin nasıl olabileceğini sormuyor.
Hal böyle olunca 15 Mart Tüketici Hakları Haftasını da hatırlatacak aşağıdaki yazıyı yazmaya karar verdim. Etin kilosu 30 liraların üzerine çıktı peki bu kadar ucuz köfte elde etmek için ne yapılıyor? Benzer örnekleri çoğaltmak mümkün.
Tüketici hakları, herhangi bir mal veya hizmeti satın alan kişinin kanunen sahip olduğu haklar olarak tanımlanır.
Bu konudaki var olan yasal düzenlemelerin yanında, Tüketiciyi Koruma Derneği gibi çeşitli kurum ve kuruluşlar da tüketici haklarını korumak ve tüketicileri bilinçlendirmek konusunda çalışmalar yapıyor.
23 Şubat 1995 tarihinde TBMMde kabul edilen 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, ekonominin gereklerine ve kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ilgili, ekonomik çıkarlarını koruyucu, zararlarını tazmin edici, aydınlatıcı ve eğitici önlemler almaya çevresel tehlikelerden korumaya yönelik girişimleri düzenler.
Tüketiciler aşağıdaki koşulları biliyor mu?
BOZUK VEYA KUSURLU (AYIPLI) MAL
* Alınan herhangi bir mal hatalı çıktığı zaman, ilk 15 gün içinde, değiştirilmesi, paranın geri verilmesi, ücretsiz tamir edilmesi, ayıbın neden olduğu değer kaybının malın bedelinden indirilmesi talep edilebilir.
* Eğer ayıp, gizli ise ve tüketici de bunu sonradan fark ediyorsa, o zaman 15 gün sınırı, 2 yıla çıkar.
* Ancak, üzerinde özürlü vb. uyarı yazısı bulunan ve ayıplı olduğu bilinerek satın alınan mallar için bu durum geçerli değildir
ÜRÜN ETİKETİ
* Tüketicilere sunulan mal ve hizmetlerin ambalajları üzerinde ve kapıya asılan tarifelerde menşei, cins ve fiyat bilgilerinin konulması şarttır. Bu nedenle, etiketi ve tarifesi olmayan ürünlerin satıcıları, belediyelere bildirilmelidir.
Etiketler kapsamlı bir sunum yapmalıdır.
Gıda maddelerinde Dünya Standartlarına uygun bir uygulama yapılması ve tüketicinin etiket okuma alışkanlığı geliştirilmelidir.
Türkiyede besinlerin uygunlukları; Türk Gıda Kodeksi, TSE belgesi ile tanımlanmıştır.
Ancak üretim aşamasında durum sanıldığı gibi yapılmaz. Örneğin Salam, sosis, sucuk gibi et ürünlerine eklenecek nitrat ve nitrit miktarları insan sağlığına zarar vermeyecek ölçülerle saptanmıştır.
Üretim aşamasında bilgi eksikliğinin yanında denetleme eksikliği de olunca miktarlar rastgele kullanılmakta ve sorun artarak büyümektedir. Vücuda alınan fazla nitrit ve nitratlar nirrozaminleri oluşturarak kanser sebebi olmaktadır. Sonrada dost sohbetlerinin ana konusu “ kanser neden bu kadar arttı” olmaktadır.
Yurt dışına ihraç edilen pek çok ürün; zeytinyağı, kırmızı pul biber, fındık, fıstık, kurutulmuş meyve ve sebzeler, taze domates veya narenciye içerdiği ilaç, aflatoksin , tarım ilaçları, yabancı maddeler ya da kimyasal maddeler nedeniyle ülkemize iade edilmektedir.
Bu durum ülkemiz için prestij kaybı olduğu kadar insan sağlığına ne denli önem verilmediğinin bir göstergesidir. İade alınan bu ürünlerin iç piyasada tüketildiği de hepimizin bildiği bir gerçektir.
15 Mart Dünya Tüketiciler Günü, bu tarih Dünya Tüketiciler Günü olarak kutlanmaktadır. Bu günde tüketicilerin bilinçlendirilmesi için radyo ve televizyon programları yayınlanmalı ve bu yayınlar sadece hafta kapsamında değil yıl boyu kamu spotu olarak sürdürülmelidir.

EKOHABER