istanbul escort

alanya escort

Yeryüzündeki cennet parçası “Şirince”


Çocukluğunun bir kısmını Şirince’de geçiren Yunanlı yazar Dido Sotiroyo, “Benden Selam Söyle Anadolu”ya adlı eserinde; Şu yeryüzünde cennet diye bir yer varsa, bizim Kırkınca -Şirince- cennetin bir parçası olması gerekir diyordu.



 
Şirince Köyü, İzmir’in Selçuk ilçesine bağlı, ve ilçeye sadece 8 km uzaklıkta, Efes Antik şehrine 12 km ve Kuşadası’na ise 30 km uzaklıkta bulunuyor. Zeytin ağacı kaplı yemyeşil tepelerin arasına kurulmuş, özgün tarihi mimarisini korumayı büyük ölçüde başarmış ve son dönemlerde turistlerin de fazlaca rağbet ettikleri bir köy.

19. yüzyılın başlarında özellikle incir ve üzüm üretimi uzmanlaşan 1800 haneli bir Rum kasabası. Şirince Köyü, tarihimizin en hüzünlü olaylarından Türk-Yunan mübadelesi sırasında tamamen boşaltılmış ve boşalan yerlere de Yunanistan Türklerinin getirilmesiyle tekrar yerleşim sağlanmış bir dağ köyü. İlk yıllarda tütün kökenli çiftçilerin toprağı kullanamaması nedeniyle büyük iç göç veren bu güzel belde, son yıllarda turizmin gücü ile tekrar ayağa kalkmakta. Şirince’nin yerleşik halkın nüfusu 450-500 kişi olsa da, günlük ziyaretçilerle bir hayli kalabalıklaşmakta. Gündüz özellikle esnaflık için köye gelen iş gücü akşamları ikamet ettikleri Selçuk, Kuşadası ve İzmir gibi yerlere geri dönmekte. Halkın çok ciddi bir kısmı turizmle geçinmekte olan Şirince’de genç nüfus ve yerleşik öğrenci neredeyse yok denilecek kadar az. Şirince’de ilköğretim okulu var ancak öğrenci yokluğundan taşımalı eğitim yapılıyor, sağlık ocağı var ancak aile hekimi uygulaması ile haftada bir doktor da uğruyor. Günümüzde çok sayıda otel, pansiyon ve turistik hizmet veren diğer işletmeler bölgede yerini almış. Barışın sembolü zeytin ağaçları da bu topraklar da var olduğu müddetçe tarım da önemli bir yere sahip.

Bağcılık ve zeytinciliğin yanı sıra, Şirince’de şeftali, incir, elma ve ceviz de yetişiyor. Eski adı olan Kırkınca’nın efsanevi bir çağda dağlara vuran kırk kişiye atfen verildiği rivayet edilse de Rum telaffuzunda Kirkice, Kirkince ve nihayet Çirkince gibi biçimler alan bu ad, dönemin İzmir valisi Kazım Dirik’in talimatıyla Şirince şeklinde değiştirilerek resmileştirilmiş.

Adı gibi bu şirin köy, özellikle hafta sonu turistlerince dolup taşıyor adeta. Bölgedeki tarihi yörelere yakınlığı nedeniyle yabancı turistlerin de uğrak yerlerinden biri.

Şirince adına yakışır şekilde yemyeşil ve doğallığını yitirmemiş. Sit alanı ilan edilmiş köyün mimari dokusu eskisine sadık kalınarak korunmuş. Bütün evleri iki katlı olan Şirince, uzaktan yemyeşil bir doğa içerisinde adeta bir tablo gibi görünen konaklarıyla büyülüyor. Şirince’nin taş döşeli dar sokaklarında, eski evlerin arasında yürümek son derece keyifli. Sokaklar da gezerken taşların arasından tarih kulağınıza zamanın kendinden alıp götürdüklerini fısıldamakta.

Köyün sakinleri son derece sıcak ve içten karşılıyor herkesi, köyde çok sayıdaki ev restore edilerek pansiyon ve restorana dönüştürülmüş. Tabii bu güzel köye birde Ege mutfağının eşsiz lezzetleri eklenince keyfine doyum olunmuyor.

Şirince sokaklarına yayılan bu güzel kokular; gözlemeden çöp şişe, yerel ot mezelerinden şirince köfteye kadar geniş bir yelpazede lezzetli yiyecekler ziyaretçilere sunuluyor. Buranın dağlarında yetişen otlarıyla yapılmış mezeleri ise başka bir yerde bulamazsınız. Efe kebap, çökertme, keşkek ya da saç kavurma Şirince’de en çok tercih edilen yemekler arasında yer alıyor.

Şirince’ye gelip de bir, bu şirin köyden bir şeyler almadan dönmek biraz zor. Kıyafetten şaraba, sabundan cam işlerine kadar çok çeşitli ürünler ve nadide el sanatları ürünleri ziyaretçilere sunuluyor. Şirince’nin hemen hemen bütün sokaklarında el yapımı ürünleri tezgahlarda görmek mümkün.

Yöresel takılar, eşarplar, tahta oyma eşyalar her gün köylüler tarafından sokak tezgahlarında satışa sunuluyor. Meyve şarabı satan birçok dükkan var. Üreticiler, suyu çıkabilen her meyvenin şarabını yaptıklarını söylüyorlar.

Şirince Köyü gezildikten sonra, dinlenmek için en uygun yer, asırlık çınar ağaçları gölgesinde Çınaraltı Meydanı. Taze demli bir çay bu şirin köyde tüm yorgunluğu almaya yetiyor.

Ege’den esen rüzgarın zeytin ağaçları arasındaki fısıltısını dinlemek, güler yüzlü köy halkıyla sohbet etmek ve eşsiz lezzetler den tatmak istiyorsanız “Şirince” sizleri bekliyor.