Avrupa'da gezilmesi gereken 50 yer
- 15-11-2022 00:49
1/50
1357 yılında inşa edilen Karl Köprüsü, Prag Kalesi ve Mala Strana ile Stare Mesto bölgelerini birbirine bağlayan güzel bir yapı. 516 metre uzunluktaki köprü üzerinde 30’ya yakın heykel bulunuyor. Şehrin simge yapılarından olan köprü üzerinde performans sergileyen sokak sanatçıları köprüye ayrı bir hava katıyor. İsterseniz karikatürünüzü de çizdirebilirsiniz.
2/50
Aziz Vitus Katedrali, Prag Kalesi’nde yer alan en önemli yapı. 1344 yılında inşa edilen katedral yapıldığı günden günümüze kadar Prag kral ve kraliçelerinin taç giyme yeri ve ebedi istiratgahı olmuş.
3/50
Deniz seviyesinden 300 metre yükseklikte bulunan Petrin Tepesi, Prag’a hakim güzel noktalardan biri. Prag gezilecek yerler listemizdeki birçok önemli yapıyı bu tepeden görebilirsiniz. 15. yüzyılda üzüm bağları ile ünlü olan tepe günümüzde birçok turistik yapıya ev sahipliği yapıyor.
4/50
Dans Eden Ev, Prag’da yer alan ve farklı mimarisi ile tanınan bir binadır. 1997 yılında Vlado Milunic ve Frank Gehry tarafından inşa edilen bina, “Fred ve Ginger” adıyla da bilinmektedir. Evin inşası fikri Vlado Milunic tarafından 1980’lerde ortaya atılmıştır. İki tane dans eden insan figürü şeklinde olan binanın adı ünlü dans çifti “Fred ve Ginger” adı verilmek istense de şehrin havasına uyumlu olmayacağı düşünülerek vazgeçilmiştir. Yeni barok mimarisi ile yapılan Dans Eden Ev, Prag’ın sembollerinden biridir.
5/50
Gece gündüz her zaman hareketli olan Grand Place, Brüksel’in en önemli ve hareketli meydanı. Hotel Ville, kral evi olarak bilinen Maison du Roi, Le Renard lonca evi, Ağustos ayında 5 günlük bir sergide düzenlenen “Tapis de Fleurs” çiçek halısı burada görebileceğiniz en önemli yerlerden.
6/50
Çikolataseverlerin ilgisini çekecek Choco-Story‘de kakao ve çikolatadan yapılma eserleri görebileceğiniz gibi uzmanlardan hem çikolata yapımı hem de tarihçesi ile ilgili bilgiler edinebilirsiniz ve tadımlar yapabilirsiniz.
7/50
Grote Markt‘ta bulunan Historium Brugge, ziyaretçilerine sanal gerçeklik deneyimi imkanı sunuyor. Belli bir ücret karşılığında sanal gerçeklik deneyimini yaşayabileceğiniz Historium’da çeşitli elektronik cihazlar yardımı ile 15. yüzyıla yolculuk edebilir ve eğlenceli anlar yaşayabilirsiniz.
8/50
Fransa’nın sembolü olan Eyfel Kulesi, pek çok gezgin için Paris gezilecek yerler dendiğinde akla gelen ilk mekân. Tasarımı Gustave Eiffel’e ait olan üç katlı kule, Fransız Devrimi’nin 100. yıl kutlamaları çerçevesinde gerçekleştirilen Expo 1889 Fuarı’nın giriş kapısı olarak 1887-1889 yılları arasında inşa edilmiş. İlk başta geçici olsa da çelik yapı, tamamlanmasının ardından çok fazla ilgi gördüğü için kent silüetinin kalıcı bir parçası haline gelmiş.
9/50
Louvre Müzesi yalnızca Paris’in değil dünyanın en önemli müzeleri arasında yer alıyor. I.M. Pei tarafından tasarlanan Cam Piramit’in giriş kısmını oluşturduğu Louvre Müzesi, Fransız İhtilali’nden sonra açılan ilk müze unvanını taşıyor. 1. Bölge’de bulunan kültürel tesisin bulunduğu bina, ilk olarak Viking akınlarını durdurmak için 1204’te Philippe Auguste tarafından savunma amaçlı inşa ettirilmiş. 14. yüzyılda kraliyet ailesinin konakladığı saray, son şeklini 1934 yılında almış. Richelieu, Sully ve Denon isimli üç kanadı bulunan müzede başını Mona Lisa, Milo Venüsü, Marly Atları’nın çektiği 35 bine yakın eser sergileniyor.
10/50
Disneyland, 2 bin hektarlık alan üzerine 1992 yılında kurulmuş. Tema parkı, Birleşik Devletler sınırları dışında açılan ikinci tesis konumunda. Eğlence tesisi, Disneyland Park ve Walt Disney Studios Park olmak üzere 2 ana bölümden oluşuyor.
11/50
13. Yüzyılda inşaatına başlanan ve yüzyıllar boyunca sürekli genişleyerek büyüyen Hofburg Sarayı, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun daha çok kışlık sarayı olarak kullanılan yerde; imparatorluk daireleri, müzeler, şapel ve kilise, Avusturya Ulusal Kütüphanesi, İspanyol Binicilik Okulu ve Avusturya başkanlık makamları yer alıyor.
12/50
Viyana şehir merkezinde, Aziz Stefan Katedrali’ne yakın konumda yer alan Graben, şehrin en ünlü alışveriş caddelerinden biridir. Katedralden Hofburg Sarayı’na doğru giden Graben Caddesi üzerinde birçok mağaza ve dükkan yer alıyor. Caddenin en önemli noktası ise ortasında yer alan Veba Sütunu. 1679 yılında yaşanan Veba Salgını üzerine I. Leopold tarafından adanan sütun, 1693 yılında tamamlanmış muhteşem bir mermer anıt.
13/50
Hundertwasser Evi (Hundertwasserhaus), Avusturyalı sanatçı Friedensreich Hundertwasser ile Mimar Josef Krawina tarafından yapılmış bir apartman. Barselona’daki sıradışı Gaudi yapılarına benzeyen apartmanda 52 tane daire ve 4 tane de dükkan yer alıyor. Rengarenk ve düzensiz pencereler, seramik detaylar, ağaçlar ve çiçeklerle süslenmiş çatı bahçeleri binayı oldukça dikkat çekici hale sokuyor.
14/50
Belvedere Sarayı, 1683 yılında Osmanlı kuşatmasının sona erdirilmesinde önemli bir rolü bulunan kumandan Prens Eugene için yaptırılmış önemli bir saray. 1668-1745 yılları arasında yapılan saray, Barok stilde olup Yukarı ve Aşağı Beldevere olmak üzere iki parçadan oluşmaktadır.
15/50
İtalya'nın başkenti Roma'da bulunan Flavianus Amfitiyatro olarak da bilinen Kolezyum bir arenadır. Usta bir komutan olan Vespasianus tarafından MS 72 yılında yapımına başlandı ve MS 80 yılında Titus döneminde tamamlandı.
16/50
Panteon, ilk olarak Antik Roma'nın tüm tanrıları için tapınak olarak inşa edilmiş bir yapıdır. Panteon kavramı bugün içinde meşhur kimselerin gömülü olduğu anıtlar için kullanılır.
17/50
Trevi Çeşmesi (Fontana di Trevi) ya da bilinen adıyla Aşk Çeşmesi Roma’nın en ünlü yapılarından biridir. Çeşme, Papa XII. Clement tarafından Heykeltıraş Nicola Salvi’ye yaptırılmıştır. Trevi İtalyanca “üç yol” anlamına geliyor. Bu ismin çeşmenin olduğu meydana çıkan 3 yoldan dolayı verildiği düşünülüyor. Günümüzde çeşmenin etrafı özellikle gece saatlerinde çok hareketlidir.
18/50
Basilica di Santa Maria Maggiore: Orijinal kilise efsaneye göre M.S 356 yılında, Esquiline Tepesi’ne yağan kardan sonra, bu tepenin doruğuna yapılmıştır. Efsaneye göre bir gece Bakire Meryem papanın rüyasına girer ve ona yeni bir kilise inşa etmesini, yeni kilisenin inşa edileceği yeri ise yarın karla işaretleyeceğini söyler. Gerçekten de yaz günü olmasına karşın Esquiline Tepesi’ne kar yağar ve bunun üzerine papa da bu bölgeye kiliseyi yaptırır.
19/50
Vatikan, Roma’nın içinde, yüksek duvarların arkasında kurulu olan Vatikan dünyanın en küçük devletidir. Katolik Kilisesi’ne ait olan ülke papa tarafından yönetilir. Bu ufak ülkede, papa dâhil toplam 800 kişi yaşar. Dünyadaki bütün Katolikler üzerinde tartışmasız bir güce sahip olan bu ufak ülke, Şubat 1929 tarihinden bu yana bağımsız bir devlettir ve papa tarafından yönetilmektedir.
20/50
Roma Forumu, Antik Roma’nın siyaset, ticaret ve hukuk yaşamının merkeziydi. Forumda yer alan en büyük yapılar, resmi davaların görüldüğü bazilikalardı. MÖ 5. yüzyıldan MS 5. yüzyıla kadar en önemli anıtlar buraya inşa edilmiştir.
21/50
İspanyol Merdivenleri ve merdivenlerin bulunduğu Piazza di Spagna (İspanyol Meydanı), Roma’nın en hareketli bölümlerinden biridir. Adını bölgede yer alan İspanyol Elçiliği’nden alan meydan, gece gündüz hem Romalıların hem de turistlerin en sevdiği yerlerden biridir.
22/50
Castel Sant Angelo, Roma’nın en önemli tarihi yapılarından biridir. Görkemli bir kale olan yapı, adını, Papa Büyük Gregorius’un burada Melek Mikail’i gördüğü dinsel deneyimden alır. Kale, M.S 139 yılında Hadrianus ve ailesinin mozolesi olarak yapılmış, daha sonra İmparator Aurelianus’un yaptırdığı kent duvarlarına dâhil edilmiş, Ortaçağ’da kaleye dönüştürülmüş ve siyasi karmaşa dönemlerinde papaların ikametgâhı olmuştur. Fatih Sultan Mehmet’in oğlu Cem Sultan burada esir tutulanlar arasında yer almıştır.
23/50
Roma’nın ünlü anıtlarından olan Vittorio Emanuele II Abidesi, şehrin hareketli meydanlarından Piazza Venezia’da (Venedik Meydanı) yer alır. Altare della Patria olarak da bilinen anıt, Giuseppe Sacconi tarafından Birleşmiş İtalya Krallığı’nın ilk kralı II. Vittorio Emanuele’yi onurlandırmak için 1885-1911 yılları arasında yapılmıştır.
24/50
Pisa Kulesi (Tower of Pisa), Birçok fotoğrafa konu olan, her turistin mutlaka “kuleyi eğerken” temalı bir fotoğrafının olduğu, dünyanın en ikonik yapıları arasında yer alıyor. 1173 yılında katedralin çan kulesi olarak inşa edilen yapı, zeminindeki bir çökmeden dolayı her yıl biraz daha(milimetrenin onda yedisi) güneye doğru eğiliyor. Üst üste 6 sütun dizisinden meydana getirilen ve kendine has bir mimariye sahiptir.
25/50
Venedik su trafiğinin ana hattı olan Büyük Kanal, sahip olduğu olağanüstü atmosfer ile şehrin en güzel ve en önemli noktası. “S” şeklindeki 3800 metrelik kanal çevresinde 13 ve 18. yüzyıllar arasında inşa edilmiş toplam 170 kadar yer alıyor. Vaporetto adı verilen deniz otobüsleri ya da gondollar ile kanalda gezebilirsiniz.
26/50
San Marco Meydanı, Venedik’in en ünlü ve en hareketli noktası. Meydan ve çevresinde şehrin en önemli yapıları yer alıyor. San Marco Bazilikası, Aziz Mark’ın Çan Kulesi, Dükler Sarayı, Torre dell Orologio adındaki saat kulesi ile Correr ve Arkeoloji Müzesi meydanda yer alan dikkat çekici yapılar.
27/50
Rengarenk evleri ile dünyaca ünlü olan Burano Adası, Venedik’in en turistik ve en önemli adalarından biri. İnanışa göre eski zamanlarda denizcilerin evlerini ayırt edebilmeleri için farklı renklere boyadığı evler, günümüzde adanın oldukça turistik olmasında büyük öneme sahip.
28/50
Sagrada Familia Bazilikası, Barselona’nın en ünlü ve önemli simge yapısıdır. Şehre birçok ölümsüz eseri ile hayat veren ünlü Katalan Mimar Antoni Gaudi’nin en büyük eseri olan bazilika Barselona’ya gittiğinizde ilk görmeniz gereken yerlerden.
29/50
Barselona’nın bir diğer ünlü gezi noktası olan Park Güell, çizgi filmlerden fırlamış gibi duran yapıları ile ünlü bir park. Barselona görselleri içinde sıkça göreceğiniz park ilk planda toplu konut olarak düşünülse de zamanla halka açık bir parka çevrilmiş durumda.
30/50
Casa Mila (La Pedrera), Sagrada Familia’dan sonra Gaudi’nin Barselona’daki en ünlü ikinci binasıdır. Passeig de Gracia Bulvarı’nda yer alan bina şehre hayat veren ünlü Katalan Mimar Antoni Gaudi tarafından 1906-1970 yılları arasında sanat meraklısı politikacı Pere Mila için yapılmıştır.
31/50
Museu Nacional d’Art de Catalunya ya da Türkçe karşılığı ile Katalan Ulusal Sanat Müzesi şehrin dünyaca ünlü sanat müzesi. Muhtemelen dünyanın en büyük Romanesk koleksiyonun sergilendiği müzedeki eserlerin çoğu 12. yüzyıldan kalma fresklerdir.
32/50
Barceloneta, şehir merkezinin hemen altındaki sahil kenarında yer alan sakin ama güzel bir semt. Küçük restoranları ve kafeleriyle ünlü olan bölge ayrıca kent merkezine en yakın plaja da sahip.
33/50
Nou Camp Stadyumu (Camp Nou), Barselona’nın dünyaca ünlü futbol takımı F.C Barcelona’nın maçlarını oynadığı stadyumudur. 1957 yılında Francesc Mitjans’ın tasarımına uygun olarak yapılan Nou Camp 1981 ve 1998 yıllarında yenilenmiş olup stadyumun resmi seyirci kapasitesi 98.722’dir. Stadyumun en çok ilgi çeken bölümlerinden biri kulübe ait anıların ve kupaların sergilendiği ve bir hediyelik eşya mağazasının da yer alığı iki katlı müzedir.
34/50
Puerto del Sol, Madrid’in en ünlü ve hareketli meydanı. Yarı daire şeklindeki bu alan günümüzdeki görünümünü 19. yüzyılın ortalarında edinmiş. Meydan ve çevresinde birçok kafe, restoran, otel, bar bulunuyor. Meydanda yer alan Casa de Correos Saat Kulesi ve çilek ağacında yeşillik yiyen ayı heykeli El Oso y El Madrano bölgenin en dikkat çeken noktalarıdır.
35/50
Parque del Retiro ya da Türkçe karşılığı ile El Retiro Park, şehrin dünyaca ünlü parklarından. IV. Felipe’nin sarayının bahçesinde yer alan bu parkın planlanması ve yapılması 17. yüzyıla kadar uzanır. Ortasında büyük bir gölün yer aldığı parkta bir astronomik gözlem evi ve Palacio de Cristal ve Palacio de Velazquez isimli iki tane sanat sergisi bulunmaktadır.
36/50
Madrid’in ünlü ve işlek caddesi olan Gran Via, Plaza de Alcala Meydanı ve Plaza de Espana arasında yer alır. Şehrin en önemli ve kalbinin attığı yerlerinden olan Gran Via’da yüzlerce otel, kafe, restoran, bar ve mağaza bulunmaktadır. Cadde üzerinde yer alan Edificio Metropolis isimli bina şehrin simge yapıları arasında yer alır.
37/50
Santiago Bernabeu Stadyumu, Madrid’in dünyaca ünlü futbol takımı Real Madrid‘in maçlarını oynadığı ünlü stadyumu. Stadyumda oynanacak maçlara bilet alabileceğiniz gibi diğer zamanlarda da düzenlenen stadyum turlarına katılabilir Real Madrid kulübünün müzesini de inceleyebilirsiniz.
38/50
Madrid ve İspanya demek boğa güreşi demek. Plaza de Toros de Las Ventas ya da kısaca Las Ventas ise boğa güreşlerini seyredebileceğiniz en ünlü arena. 1931 yılında inşa edilen bu arena 25.000 izleyici kapasitesine sahip. Arenada düzenlenen boğa güreşlerini seyredebileceğiniz gibi burada düzenlenen rehberli turlara da katılabilirsiniz.
39/50
Bratislava Kalesi (Bratislava Castle), Küçük Karpatlar’ın uzantısı olan kayalık bir tepenin üzerine 9. yüzyılda inşa edilmiş. 1811 yılında çıkan yangında büyük zarar gören kale, 2. Dünya Savaşı bittikten sonra aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiş. Mükemmel konumu sayesinde şehri ve Tuna Nehri’ni kuşbakışı gören askeri yapının üst kısımlarından, hava açıkken, Avusturya ve Macaristan’ın kente yakın bölgelerini görmek mümkün.
40/50
Tarihi şehir merkezinin batısında yer alan St. Martin Katedrali (St. Martin’s Cathedral), uzun süren inşa sürecinin ardından 1452 yılında ibadete açılmış. Kentin en büyük dini yapısı konumundaki katedral kralların taç giyme törenlerine ev sahipliği yapmış. Çevresinde farklı mimari stile sahip şapellerin bulunduğu yapının 16 metre yüksekliğindeki kulesinin tepesinde Aziz Stephen’ın tacının kopyası duruyor.
41/50
Tuna Nehri üzerinde bulunan köprü ve ortasında bulunan gözlem kulesi (Most SNP & UFO Gözlem Kulesi) 1967-1972 yılları arasında inşa edilmiş. Seyir kısmının tasarımı nedeniyle UFO Gözlem Kulesi olarak adlandırılan seyir bölümünden tüm şehir seyredilebiliyor. Özellikle gün batımında tatilcilere eşsiz bir manzara sunan gözlem kulesinde ayrıca lezzetli yemeklerin servis edildiği bir restoran bulunuyor.
42/50
Bratislava’nın “heykeller şehri” olarak anılmasını sağlayan bronz insan tasvirlerinden en ünlüsü olan Cumil, Eski Kent’in merkezinde yer alıyor. Heykeltıraş Viktor Hulik tarafından yapılan heykel, yerine 1997 yılında yerleştirilmiş. Halk tarafından kurgulanan hikâyelerinin birinde lağım temizleme işine bitirip dinlendiği, diğerindeyse sokaktan geçen kadınların eteklerinin altına baktığı anlatılan ikonik figür, 1805’te gerçekleşen istilayı atlatan kentin yeniden inşasını simgeliyor.
43/50
Apollo Köprüsü (Apollo Bridge), 2005 yılında açılmış. Yayalar ve taşıtlar için ikişer şeridin bulunduğu yapı, Starý ve Pristavný köprülerinin arasına, nehrin daraldığı kısma, inşa edilmiş. 854 metre uzunluğundaki, modern tasarımlı köprü kentin iki yakasını keşfetmeyi kolaylaştırırken, üzerinden geçenlere son derece güzel bir manzara sunuyor.
44/50
Neo-Gotik mimari tarzı ile 1884’te yapımına başlanıp, 1902’de tamamlanan Parlamento Binası (Országház) görkemi ile ziyaretçilerini büyülüyor. 18 bin metrekarelik alanı, heykellerin süslediği odaları ve 20 kilometre uzunluğundaki merdivenleri ile dikkat çeken yapı, ışıklandırma sayesinde akşam saatlerinde büyüleyici bir görünüme kavuşuyor.
45/50
Kahramanlar Meydanı, Macar tarihinde önemli sayılan kişilerin heykelleri başta olmak üzere birçok heykele ve bir anıt mezara ev sahipliği yapıyor. Macarların yurt edinmelerinin 1000. yılı anısına 1896-1929 yılları arasında inşa edilen ve yerel adı Hősök tere olan meydanın etrafında termal tesisler ve hayvanat bahçesi bulunuyor.
46/50
İngiliz mimar William Tierney Clark’ın tasarımı kullanılarak Baron György Sina’nın finansal desteği ile İskoç mühendis Adam Clark’ın önderliğinde inşa edilen yapı kentin ilk taş köprüsü unvanını taşıyor. Tuna nehri üzerinde bulunan ve şehrin iki önemli bölgesini birbirine bağlayan Zincirli Köprü (Széchenyi lánchíd) akşam devreye giren ışıklandırma sayesinde ziyaretçilerini büyülüyor.
47/50
Balıkçı Tabyası (Halászbástya) mimar Frigyes Schulek tasarımı ile 1895-1902 yılları arasında inşa edilen yapının 7 kulesinden Tuna Nehri, Margaret Adası, Peşte ve Gellért Hill görülebiliyor. Şehri gezmeye gelen tatilcilerin yoğun ilgi gösterdiği tabya günün her saati gezilebiliyor.
48/50
Kanuni Sultan Süleyman’ın daveti ile Budin seferine katılan ve şehirde 10 yıl yaşayan Gül Baba’nın türbesi yer alıyor. 1543-1548 yılları arasında Budin Beylerbeyi Mehmet Paşa tarafından yaptırılan yapı Orta Avrupa’daki önemli Osmanlı eserleri arasında sayılıyor. Macarca ismi Rózsadomb olan Gültepe’de bulunan türbe sessiz ve sakin ortamı ile ziyaretçilerine huzur veriyor.
49/50
Dilimizde Kızılhisar ismiyle de anılan Buda Kalesi (Budavári Palota) 1987 yılında beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. 1265 yılında inşa edilen ve sonrasında birçok defa onarım gören kale Osmanlı kültüründen izler taşıyor. Şehre hakim bir tepede olduğu için büyülü bir manzaraya sahip olan yapının bir bölümü günümüzde tarih müzesi olarak kullanılıyor. Kale içerisindeki eski saray kalıntısı ve Osmanlı döneminde camiye dönüştürülen kilise tatilciler tarafından yoğun ilgi görüyor.
50/50
“Kim ki bir insanın hayatını kurtaran, dünyayı kurtarır” sözünün kapısında yazdığı Oskar Schindler’in Fabrikası (Oskar Schindler’s Enamel Factory), parasızken Naziler’e üretim yaparak zengin olabileceğini düşünen Oskar Schindler tarafından 1939-1943 yıllarında inşa ettirilmiş. İş ilişkileri geliştikçe Nazi Almanyası’nın kötü yüzünü anlayan Oskar Schindler, insanlara yardım etmenin para kazanmaktan daha değerli olduğuna karar vermiş ve tüm varlığını bu amaç için kullanmış. Aslına uygun olarak korunan fabrika binası günümüzde Krakow Şehir Müzesi’nin bir şubesine ve Çağdaş Sanat Müzesi’ne ev sahipliği yapıyor.