Haber biterken ayılıyoruz ama ne gam, “dur ulan ne oluyor” demeye kalmadan 30 saniyede olup bitiyor işte. 30 Saniyede, çoluk çocuk, anılar, fotoğraflar ve baş sağlığı dilekleri, katılımcıların adı soyadı ve kariyerleri. Oldu da bitti maşallah.
30 Saniye işte. Balık hafızası kadar. Sonrası? Yok!... Hiç yok. Bir şey olmamış gibi. Ölen ekranda bir iz, izleyen 30 saniye…
Şairin dediği gibi; “birçok giden, memnun ki yerinden, çok seneler geçti, dönen yok seferinden…”
30 Saniye işte, bütün olan biten.
Enflasyon haberi 15 saniye. Geçen yılın aynı ayına göre artan ticaret hacmi, 10 saniye. Açıklayan belli değil. Çokluk yazılı açıklama.
Yüzü yok ki çıkıp delikanlı gibi açıklasın. Deli mi? Ekran başında da olsa küfür yesin.
Tek haneli rakamlara inmiş…
Kim?
Enflasyon!
“…………”
Valla haneye inmiş inmesine de, tek hane mi? …… mi?
Yahu ne inmesi? İnse inse 3 Çocuklu aile reisine inme iner.
Beyaz tam yağlı inek kaynaklı beyaz peynir geçen yıl 16 TL idi, şimdi, 25 TL…
Antep fıstığı 42 TL idi, Şimdi 75 TL…
Ramazan pidesi 1,25 TL idi, Şimdi 2 TL…
Yüzde kaçmış?
Ne sen sor, ne ben söyleyeyim.
Haneden haneye durum değişiyor elbet. Önemli olan doğru hanede doğru zamanda olmak.
Olmak ya da olmamak, işte mesele bu!...
Aç kalmayın… Sevgiyle kalın…