Bu rakamı dün Ankara'daki Bursa evinde iftar öncesi verdi Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe.
Konu iftar ve hizmetlerdi. Altepe anlatıyordu.
TGRT muhabiri canlı yayında 6.3’lük son depremi ve Bursa'yı sordu.
Başkan önce yapı güvenliğini hatırlattı.
2 bin yılına kadar yapılan binaların gözden geçirilmesi gerektiğini hatırlattı.
191 projeden söz etti ve özellikle de riskler göz önüne alınarak '8 binin üzerinde bina yıkılıyor' dedi. Sonra da önemle ekledi:
"Deprem her an olabilir, unutulmamalı."
Haklı da zamanı, yeri yurdu belli değil.
Bir anda gelebilir.
En kolayı oturup felaket tellallığı yapmaktır. Hazır olmak lazım.
Mutlaka şehirde sıkıntısı olan binaların tek tek yıkılması, ya da bölgesel değişimler yapmak kolay değil. Ne var ki 1. derecede deprem kuşağındayız ve her an her şeyi yaşayabiliriz.
Altepe'yi dinlerken bir an şehrin profilini gözden geçirdim.
Çok sayıda sanayi bölgesi...
Binlerce konut.
3 milyonu aşan nüfus.
Ben hiç bir şey olmasa da kulağa hep kar suyu kaçırırım.
Hatırlayın daha Başbakanken çok hassas bir analiz yapmıştı Cumhurbaşkanı Erdoğan.
Depreme konut gerçeklerine ilişkin.
‘İktidarı kaybetme pahasına gereğini yapın.’
Ardından Afet Riski alanları değiştirme yasasıyla bir milada imza atıldı.
İlk kez bir yasa yüzünü yapıya ve insana döndü. İnsan hayatının maddi karşılığı yoktu.
Yani kaçağa, kuçağa, elektriğe, suya, gaza aman vermeyin yorumuydu bu.
Ne kadar yol katedildiğini yine yaşayarak göreceğiz.
Başkan'ın yayında verdiği 8 bin rakamı önemli.
Fakat yeter mi?
Ne var ki 2004'ten bu yana 50 binin üzerinde kaçak yapıdan söz ediliyor.
200 bini aşkın yapı varsa kentte? Yüzde 80'i fay hattı üzerine inşa edilmiş.
Anlayacağınız vay halimize…
Daha önce mühendislerin saptamalarını olası verilerini paylaşmıştım burada 2 Ocak'ta 'Bursa'da deprem olursa?' diye. Şayet 7 üzeri bir depremle karşılaşırsak ne olur?
En az 60 bin bina yıkılı
190 bini hasar görür.
50 bine yakın yaralı olur.
40 bin ailenin barınmaya ihtiyacı olacak.
15 milyar doları bulan bir de mali kayıp tablosu oluşur.
Can kaybı ise 11 bini aşar.
Sanırım aslında en yaşamsal, en acil gündemlerimizden biri bu olmalı.
8 bini daha da hızlandırıp, 18, 28, 38 binlere doğru çıkarmalı.