Buna, şimdiden hazır olmak gerekiyor...
İnsanlar, eskisi kadar rahat olmayacak...
Bu kesin…
Hijyene daha fazla dikkat edilecek…
Karşılaşılan arkadaşlarla tokalaşmadan, dostlarla kucaklaşmadan önce düşünülecek…
Karar, böylece verilecek…
Bilmiyorum farkında mısınız?
COVID-19 sonrası, bazı mesleklerin görev alanları değişti...
Mesela zabıta memurları...
Bu kurumda görev yapan memurlar, kurallara uymayan işyerlerini denetleyip ceza yazıyordu...
Bu nedenle bazı esnaflar, “belki cezadan yırtarım" düşüncesiyle, zabıta ekipleriyle dost olmaya çalışıyordu…
Seyyar satıcıların hiç şansı yoktu...
Zabıta memurları ile karşılaşınca, ne yapacaklarını şaşırıyorlardı...
Kaçacak yer arıyorlardı...
Tezgahını vermemek için direniyor, gerekirse kavga ediyorlardı...
Sonunda kaybeden, seyyar satıcılar oluyordu…
Geçtiğimiz, 10 Mart tarihine kadar, "zabıta, esnaf ve seyyar satıcı" arasındaki yaşam, bu şekilde devam ediyordu....
Ne olduysa, Türkiye'de koronaviürüs'ün ilk görüldüğü 11 Mart tarihinden sonra oldu...
İşyerlerinin çoğunun kapatması, seyyar satıcılarında dışarı çıkamaması sonucu, zabıta memurlarının görev alanı, geçicide olsa bir anda değişti...
Zabıta memurlarından, vatandaşların toplanmaması için park ve bahçeleri kontrol edip, dışarı çıkmaları yasak olan 20 yaş altı ve 65 yaş üstü kişileri uyarmaları istendi...
Zabıta memurları, görev yaptıkları süre içersinde, kural dinlemeyen insanlarla uğraşmanın, esnaf ve seyyar satıcılar ile uğraşmaktan daha zor olduğunu anladılar…
Daha da kötüsü, savunmasız olmalarıydı...
“Ya virüs bulaşırsa" endişesiyle...
Konuştukları kişi ne derse, 'eyvallah' diyorlar...
Üzerlerine gelirlerse de, 'kenara' çekiliyorlar!...
Haksızda değiller....
Anlayacağınız….
Zabıta memurları için, park ve bahçeler 'esnaf', yasak olmasına rağmen dışarı çıkan kişiler ise 'seyyar satıcı' oldu..
Düşünüyorum da…
Bugün yaşananlar, 10 Mart tarihinde, yani ilk CO VID-19 vakası görülmeden bir gün önce konuşulmuş olsa, kim inanırdı?
Başta zabıta memurları olmak üzere, herkes gülüp geçerdi herhalde…
Demek ki, bir gün de çok şey değişiyormuş...
"Şaka gibi gerçek" bu olsa gerek....