İzlerken şehit cenazelerini, evlerini, ailelerini
Yüreğime dev bir bıçak saplandı sanki
Çocuklarını sadece sevgiyle değil, umutla büyütenlerin acıklı hikâyesi
Hep kerpiç evlerin kısmeti miydi?
Neden bitmiyor kerpiç evlerin acısı?
Neden dinmez o evlerde yaşayan anaların yürek yangını, kalp ağrısı?
Ağlamak o evlerin sıradan şarkısı mı?
Neden ağlar analar hep kerpiç evlerde?
Kilitlenmişken ülke ölen yiğitlere, canlara,
Devam ederken operasyon, harekât, eylem büyük bir hızla
Öbür yanda sürerken savaş topla, tüfekle, taşla
Nedir günlerdir gündeme akan oluk oluk kan?
Neden birileri ölüm haberiyle yaşarken gününü,
Diğer yanda devam eden hayatı izlemek zorunda oluşumuz.
Oysa bir uyuşukluk var üzerimde
Okumak yazmak ne kelime
Kolumu kıpırdatmak gelmiyor içimden
Dökülen kanların nereye gittiğini arıyor
Ağlayan anaların sesleriyle ağlıyorum
Onların acısıyla kanıyor
İçime ateş düşmüş, yanıyorum.
Gelmiyor içimden, elimden hiçbir şey
Susuyorum
Tam elim kaleme giderken
Kan akıyor sanki gözlerimden…
Ne bir söz daha duymak, ne de yeni şehitler
Ne yeni çatışma haberi, ne öldürülen askerler
Nedir bu kerpiç evlerde oturan anaların bitmeyen çilesi
Evlat acısına mahkûm yaşamakmış gibi hepsinin hecesi
Susuyoruz olmuyor, bize geliyor sıra durmadan
Bağırıyoruz o da olmuyor
Ne yapsak boşuna, nafile
Yok mu çare bu masumlar pusuya düşürülerek öldürülmesinler diye?
Haberlerde iyi şeyler de yok hiç
Yine felaket, ölüm haberi, derken arbede…
Bir çözüm süreci deniyor ama nerede?
Bilmem farkında mısınız?
Karşımızdakiler üç beş çapulcu değil
Ölümün soğuk yüzünü insandan çok seven
Bir inat uğruna helalleşmeden öldürenler onlar
Ana baba çocuk fark etmeden
Amaçsız da olsa, silahı ateşleyen
Çoğu zaman onlar kadar organize olsak biz de,
Daha çabuk biter miydi diye düşünür buluyorum kendimi
Suçu birilerine atmak, hep başkalarında aramak değil niyetim,
Elimizi taşın altına topyekûn sokmadan çözemeyiz bunu, iyice bilelim
Karşımızdakini hafife almadan önce, bizim büyüttüğümüzü de açıkça söyleyelim.
Ben hala kerpiç evlerde, köylerde yaşayan anaların, bu acıyla yaşıyor olduğundayım
Hiçbir anaya yakıştırmadığım için olsa gerek evlat acısını
O kokusuna doyamadıklarımızın yokluğuna alışmanın zorluğunda
Her ananın mezarına taşıyacağı hüznün yüreğe oturuşunda
Gündemi kenara koyalım bugün
Ben koydum
Analara ağlayalım sadece
Kor düşen evlere konuk olalım,
Ağıtlar yakalım hep birlikte
Geri gelmeyeceğini bildiğimiz gencecik bedenlere
Ne için gittin yiğidim diyerek gözyaşı döken bütün sevdikleriyle
Demokrasi memokrasi hikâye ülkede
Baksanıza şehitlere hepsi hangi evlerde
Sanki birbiri içinden seçilmiş gibi
Hepsi aynı sokaktan, köyden yetişmiş gibi
Sanki terör yoksulları ayırıyor anasından
Sanki acı onlara daha mı çok yakışıyor ne?
Kerpiç evlerden gelen sesler
Neden hiç kahkaha olamıyor, niye?
Nasıl üzülmeyeyim nasıl?
Anayım işte ben de.
Kerpiç evden gelen inlemeyle
Nasıl bulurum kendime yer gündemde?
Ne zamanki bu ülkede
Kerpiç evlerden kahkahalar çıkar
İşte o zaman derim
Yaşasın hayat var
Yoksa bu kafayla, bu gidişle,
Daha çok ana ağlar
Bu yaz, kış, sonbahar…
Analar ağlar kerpiç evlerde
Yok yere, pisi pisine.
Kaç yürek yanar bilir misiniz son günlerde?