Sabah, her zamanki gibi yürüyüşe çıktım sahil kenarında. Her zamanki börekçinin kahvenin önünden geçtim. Börekçide, vatandaşların yanında resmi kıyafetleri ile polislerimiz. Her gün gün şehit veren bir teşkilatın kahramanları. İçim yandı. Ya bir kahpeliğe kurban olurlarsa...Çünkü oturma düzenlerinde hiçbir fevkaladelik yok. Tedirgin oldum. Tedbirli değiller. Ne sırtlarını duvara vermişler ne de etrafa dikkatle bakıyorlar. Belli ki gecenin yorgunluğu, üzerlerine çökmüş, bir de şehit olan meslektaşlarının ıstırabı. Gidip, Evlat, Allah aşkına dikkatli olun, oturduğunuzda sırtınız duvara yaslayın, önünüzden gelenleri görecek şekilde pozisyon alın diyecektim; belki alınırlar diye söyleyemedim. Sadece omuzlarına dokundum. Afiyet olsun dedim. Sonra içimden Allahım sen koru bu evlatlarımızı diye dua ettim.
Bu manzara benim sabah her yürüyüşte şahit olduğum manzara. Sadece polisler değil derdimin içinde aynı şekilde vatani görevini yapan asker evlatlarımız var. Biraz sonra onlarla karşılaşacağım. Sokak iznine çıkmış asker çocuklarla. Ben sokağın başına vardığımda. Onlar da 5 kişilik bir gurup çıktılar nizamiyeden. Aynı güzergâhta bir müddet onlar önde, ben arkada yürüdük. Onları da izledim. Onlar da maalesef asgari güvenlik önlemlerine bile rivayet etmeden yürüyorlar. Sokak iznine çıktıkları için belli ki heyecanlılar. Evlatların kafaları önde belli ki mahalle arasında konu komşuya rahatsızlık vermek istemiyorlar. Bu sefer dayanamayıp seslendim. Çocuklar merhaba, nasılsınız? diye başladım lafa. Bir müddettir arkanızdan geliyorum. Ne arkanıza baktığınız var, ne önünüzden geleni gördüğünüz var. Allah aşkına dikkat edin. Gözünüzü dört açın. Daha az kişiden oluşan gruplar yapın, birbirinizi izleyin, arkanızı önünüzü kontrol edin. Düşman sadece dağlarda değil, her yerde pusuya yatıyor. Kalleşçe kurşun atıyor. Göz pınarlarımız kurudu. Lütfen bizi ağlatmayın. Bu konuşmadan sonra birbirimizden ayrıldık. Yazımda yer mekan özellikle belirtmedim. Şimdi yetkililere sorum şu: Önce bu çarşı iznine çıkardığınız çocukları uzaktan takip edecek silahlı bir görevli neden verilmiyor. (Veriliyorsa sorun yok.) Personel yetmiyorsa izine çıkanlardan biri bu görevi üstlenir. Gelelim polislerimize; polis kardeşim mermin silahın namlusunda, elinde silahının kabzasında olmalı. Bunu hiçbir zaman unutma. Ülke normale dönünceye kadar hiçbirimize rahat yok. Olmayacak da! Oturduğun kafede, restoranda her nereyse, geleni gideni görecek şekilde pozisyon alacaksın. Sırtını duvara ver, kafan dik otur, yere bakma. Rahat ol ama tedbirli de ol. Gerektiğinde bizler sizlere siper oluruz. Hepiniz bizim evlatlarımızsınız. Canımızdan bir parçasınız. Yetkililer lütfen bu konuda mensuplarınızı uyarınız. Gerekli tedbirleri de alınız. Allah güvenlik güçlerimize zeval vermesin.
Bu ülke için ömrünün baharında şehit olan kamu görevlilerimize, bu vatanın evlatları polislerimize, askerlerimize rahmet diliyorum. Her zaman gönüllerimizde olacaktır. Her duada onlarla olacağız.
Not: BTSO Başkanımız Sayın İbrahim Burkay Beye büyük geçmiş olsun. Allahtan acil şifalar ve bir an önce sağlığına kavuşmasını
Askerime, polisime notlar
Askerime, polisime notlar
- 23-01-2025 08:21