Yeni bir köşeye, yepyeni ama en iyi bildiğim şehre geldim.
Aslında aranızda olmaya, sizi size anlatmaya, bizden size,
sizden de bize bahsetmeye geldim.
Biz geldik.
Bursa’ya yeni bir soluk olmaya, Bursa’nın aslı, ismi, yüzü,
alnının akı olmaya…
Karanlıkta yolunu kaybedenlere, yol gösterenlerin tarafında
olmaya…
Umutsuzluğa düşmüş yüreklerin çarptığı, avuç içleri kadar yakın olmaya…
Yalnızlıktan bunalmış zannederken kendini, kalabalıkların
içine beraber girmeye…
Güvenilen duvar, inanılan kişi olmaya…
Nereden, nasıl, niye
diye sormaya geldim belki de, aklımızda kalmasın diye hiçbir şey…
Ama asıl önemli olan ne biliyor musunuz?
En sevdiğim işi yapmaya geldim ben aranıza, konuşmaya,
anlatmaya, yazmaya.
turkhaber.com’la her şeye
sil baştan başlamaya geldik Bursa’da
Her sözü, sözü vereni, uygulayanı, tutanı tutmayanı yazmaya…
Taraf olmamaya, her zaman insanın, insanlığın tarafında
olmaya geldik…
Canı yananın sesi, yakanın takipçisi olmaya…
Soru sormaya, geçmişi unutmamaya, başta insanı olmak üzere
şehre, ülkeye sahip çıkmaya geldik…
Hevesle, inançla, aşkla geldik.
Yazma sevdasına aşk katarak, şehrin ismine yakışan olmaya
geldik.
Baharla geldik.
Hem gündemden kopmamaya, hem gündemi belirlemeye geldik.
Kimi zaman havadan sudan, çoğu zaman hayati olanı;
Var olmayanı değil, olanı en doğru şekliyle yazmaya geldik.
Numaradan değil, harbiden;
Şakadan değil, doğrudan var olmaya geldik.
İşini aşkla yapınca
Aşkla sevince nasıl oluyorsa;
Öyle olmaya geldik
Bursa adının içinde
Bursa gibi güzel olmaya geldik.
Bin yılları barındıran tarihi gibi;
Tarihin sayfalarını birlikte gezmeye geldik.
Kısacası Bursa olmaya, Bursa’yı yeniden yazmaya, Bursa’yı
gerçekten tüm zamanların en güzel şehri yapmaya geldik.
Kişi, konu, yer, mekan, zaman fark etmeden, akla takılan,
akla gelen ne varsa yazalım istedik.
Özgür bir elin sesiyle, ne kalemi ne sözü titretmeden yazalım
dedik.
Ve Bursa’yı, turkhaber.com’la
yeniden keşfedelim istedik.
Biz geldik…
Hoşgeldik…