Bakan Fidan'dan ABD'ye çağrı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, New York’ta düzenlenen "100. Yıla Girerken Türk-Amerikan İlişkileri" başlıklı etkinliğin açılış konuşmasında, "Türkiye ve ABD, krizlere birlikte yanıt verebilmek için deneyime, kapasiteye, diplomatik erişime ve en önemlisi siyasi iradeye sahip" dedi.

Bakan Fidan'dan ABD'ye çağrı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu kapsamında ABD’nin New York kentine geldi. Bakan Fidan, BM 81. Genel Kurulu yüksek düzeyli haftası marjında New York’ta düzenlenen "100. Yıla Girerken Türk-Amerikan İlişkileri" başlıklı etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştirerek, soruları cevapladı. Bakan Fidan, yaptığı konuşmada ABD-Türkiye ilişkilerinin 100. yılına yaklaştığına dikkat çekerek, "İlişkimiz, zaman içinde sınanmış ve kalıcı değerini ortaya koymuştur. Coğrafi olarak birbirinden uzak iki ülke, sınırlarımızın çok ötesinde etkisi olan ortaklar ve müttefikler haline gelmiştir. İlişkimiz; ihtilaflara, krizlere ve uluslararası sistemdeki dramatik değişimlere rağmen varlığını sürdürmüştür" dedi.

Türkiye ve ABD arasındaki ortaklığın kritik öneme sahip olduğunu ve bu nedenle zorlukların üstesinden gelebildiğini belirten Bakan Fidan, "Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başkan Donald Trump arasındaki istisnai ilişki, mevcut atılımda merkezi bir rol oynamaktadır" dedi.

Bakan Fidan, "Diplomatik ilişkilerimizin 2'nci yüzyılına girerken, işbirliğimizin tam potansiyelini hayata geçirmeye ve önünde engel teşkil eden meseleleri çözmeye kararlıyız. Bunun için bulunduğumuz noktayı değerlendirmemiz ve birlikte neler başarabileceğimize ilişkin net hedefler belirlememiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Uluslararası sistemin en derin dönüşümlerinden birini geçirdiğini aktaran Bakan Fidan, "Çözülmemiş çatışmalar, enerji fiyatları, göç, ticaret, terörizm ve gıda güvenliği yoluyla diğer bölgeleri etkiliyor. Bu zorluklarla mücadele etmek, etkin ortaklık ve ortak sorumluluk gerektiriyor. Türkiye ve ABD, tüm bu krizlere birlikte yanıt verebilmek için deneyime, kapasiteye, diplomatik erişime ve en önemlisi siyasi iradeye sahip" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başkan Trump’ın 2025’te Washington DC’deki ve bu yıl Ankara'daki görüşmelerinin ikili ilişkileri her alanda ilerletme konusundaki ortak kararlılığı ortaya koyduğunu vurgulayan Bakan Fidan, "Bu, uzun süredir devam eden meselelerde ilerleme kaydetmemize yardımcı oluyor" dedi.

ABD-Türkiye ekonomik ilişkilerine değinen Bakan Fidan, "Ekonomik ilişkimiz, hem ticaret hem de yatırımlar bakımından istikrarlı şekilde genişliyor ve ikili ticaret hacmi yaklaşık 40 milyar dolara ulaştı. 2025 yılında ABD, Türkiye'nin 3. büyük ihracat pazarı ve 4. büyük ithalat kaynağı oldu. Dengeli ticaretimiz, genişleme için sağlam bir temel oluşturuyor. Hedefimiz; yüksek katma değerli üretimi ve ekonomik güvenliği ilerleten daha geniş kapsamlı bir ekonomik ortaklıktır. Bu hedefe ulaşmak için özellikle ilave tarifeler olmak üzere engelleri kaldırmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.

"İşbirliğini sınırlayan kısıtlamaları kaldırmalıyız"

Türkiye-ABD ilişkilerinin bir diğer ayağının savunma işbirliği olduğunu belirten Bakan Fidan, "Devam eden sorunları çözmeli ve işbirliğini sınırlayan kısıtlamaları kaldırmalıyız. Bu kısıtlamaların iki müttefik arasında yeri olmamalıdır. Cumhurbaşkanlarımız, ortak anlayışlarını somut sonuçlara dönüştürme konusunda güçlü bir siyasi irade ortaya koymuştur" dedi.

ABD’nin Türkiye’nin önde gelen enerji tedarikçisi konumunda olduğunu belirten Bakan Fidan, uzun vadeli anlaşmaların bu ilişkiyi güçlendirdiğini aktardı. Bakan Fidan, "Bu sağlam ikili zemin ve ortak stratejik vizyon, aynı zamanda bölgesel barış ve güvenlik üretmemiz için bize daha güçlü bir temel sağlıyor. Orta Doğu'dan Kafkasya'ya ve Balkanlar'a kadar bölgesel ve küresel meselelerde zaten işbirliği yapıyoruz. Orta Doğu'da ortak çıkarımız, bölgemizde güvenlik ve refah sağlayabilecek kapasiteye sahip egemen ve istikrarlı devletlerin bulunmasında yatıyor" dedi.

"Terörizmden arındırılmış ve toprak bütünlüğü korunmuş bir Suriye, bölgesel güvenlik ve refah açısından önemli bir ilerleme olacaktır"

Suriye ve Irak'a değinen Bakan Fidan, "Ulusal kurumları güçlendirmeyi, böylece etkin şekilde yönetebilmelerini ve terör örgütlerinin faaliyet göstermesine herhangi bir imkan tanımamalarını hedefliyoruz. Terörizmden arındırılmış ve toprak bütünlüğü korunmuş bir Suriye, bölgesel güvenlik ve refah açısından önemli bir ilerleme olacaktır. Bu nedenle bölge ülkelerinin kendi coğrafyalarının güvenlik ve istikrarı konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle bölgesel sahiplenmeyi benimsememiz ve ilerletmemiz gerekiyor. Bu anlayışla Pakistan ve Suudi Arabistan ile birlikte Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı kurduk. Bu ittifak, bölgesel sahiplenme ve güvenlik işbirliği ile bölgesel barış ve güvenliği desteklemek için kurumsal bir temel sağlıyor. Başkan Trump'ın bu girişime verdiği desteği memnuniyetle karşılıyoruz" dedi.

"ABD'nin İsrail üzerinde nüfuzunu daha fazla kullanmasını bekliyoruz"

Bakan Fidan, Orta Doğu'da güçlü bölgesel güvenliğin aynı zamanda askeri güvenlik ayağını ve Avrupa'nın güvenlik mimarisini de güçlendirdiğini belirtti. İran Savaşı, Yemen'deki çatışma ve İsrail'in bölge genelindeki istikrarsızlaştırıcı eylemlerine değinen Bakan Fidan, "Bu tehditler, birbirini güçlendiriyor ve diplomasinin önünü tıkıyor. Bunlarla mücadele etmek etkin bölgesel sorumluluk ve ABD ile yakın işbirliği gerektiriyor. Özellikle ABD'nin, hem bölgesel hem de küresel barış ve istikrarı zedeleyen politikalarına son vermesi için İsrail üzerinde nüfuzunu daha fazla kullanmasını bekliyoruz" dedi.
Gazze'deki soykırım ve Filistin'deki sivillere yönelik devam eden saldırıların küresel vicdanı derinden yaraladığını ve uluslararası sisteme duyulan güveni onarılamayacak şekilde sarstığını ifade eden Bakan Fidan, Filistin meselesine kalıcı bir çözüm bulunmasının Orta Doğu ve ötesinin istikrarı açısından önemini koruduğunun altını çizdi. Bakan Fidan, Türkiye’nin Başkan Trump'ın Gazze krizini sona erdirmeye yönelik çabalarını desteklediğini, barış planında ortaya konulan taahhütlerin artık tam olarak uygulanması gerektiğini kaydetti. Karadeniz'de gerilimi azaltmaya, seyrüsefer güvenliği sağlamaya ve Karadeniz'i bir sorun kaynağı değil, işbirliği kaynağı haline getirmeyi hedeflediklerini ifade eden Bakan Fidan, Ukrayna'da kalıcı barışa ulaşmak için diyaloğu ve diplomasiyi de desteklediklerini belirterek, bu amaçla hem Kiev hem de Moskova’yla iletişim kanallarının sürdüğünü bildirdi. Balkanlar'da ise Bosna Hersek'teki ve Sırbistan ile Kosova arasındaki gerilimlerin derinleşmeden ele alınması gerektiğine dikkati çeken Bakan Fidan, "Yakın koordinasyon ve önleyici diplomasi, bu bölgelerdeki kırılgan istikrarın korunmasına ve güçlendirilmesine yardımcı olabilir. Aynı ilkeyle hareket ediyoruz; meşru kurumları güçlendirmek, bölgesel sahiplenmeyi desteklemek ve güvenlik ile ekonomik fırsat arasında güçlü bir bağ kurmak" dedi.

Dışişleri Bakanı Fidan, "100. yıla yaklaşırken tarihimiz, birlikte neler başarabileceğimizi kanıtlıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başkan Trump arasındaki kimyanın güçlendirdiği bu güçlü ivmenin, farklı bölgelerde ve farklı meselelerde işbirliğimizi kurumsallaştırmamıza ve derinleştirmemize yardımcı olacağına kesinlikle inanıyorum" dedi.

Libya, Sudan veya Afrika genelindeki krizler gibi bazı zorlu alanlarda ABD-Türkiye işbirliğinin uzun süreli çatışmalarda gerçek bir fark oluşturduğunu aktaran Bakan Fidan, "ABD ile diplomatik ilişkilerimizin 2'nci yüzyılında hedefimiz; Türk-Amerikan ortaklığını küresel barış ve istikrarın daha büyük yararı için kullanmaktır" dedi.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR