Hissettirir..
Hele doyasıya çok şeyin içine gömülmüşken..
Ve orada kaybolmuşken...
Görmeyiz.
Duymayız...
Hırslar, egolar, bastırılmışlıklar...
Listeye yazsanız uzar gider konu başlıkları..
Yaşlı bir adam göl kenarında balık tutuyormuş diğer insanlarla birlikte..
Oltasını atmış,beklemiş ve kocaman bir balık çekmiş..
Balığı almış eline, nazikçe çıkarmış iğneyi ağzından..
Şöyle bir bakmış ve göle atmış.
Yaşlı adamdan başka kimse balık yakalayamıyormuş.
Tekrar oltasını atmış;daha kocaman bir balık ,adam tekrar balığın ağzından iğneyi nazikçe çıkarmış ve balığa şöyle bir etraflıca baktıktan sonra tekrar göle atmış.Her seferinde daha kocaman balıklar yakalamış, yine etraflıca baktıktan sonra balıkları atmış göle.
Yanında balık tutanlar artık dayanamamışlar ve adamın yanına gelmişler.
“Napıyorsun sen, biz saatlerdir buradayız tek bir balık bile yakalayamadık. Sense kocaman balıkları tekrar göle atıyorsun,neden acaba?” diye sormuşlar?
Adam dönmüş kalabalığa ve şöyle demiş;
“Benim Tavam küçük evlat..”
Ne hoş değil mi?
Anlayana tabi..
Sahi, yeri gelmişken sorayım...
Ya sizin tavanız nasıl?