Bursa’nın yaşanabilir kent olabilmesi için toplumca çok şeyler konuşuluyor, ancak tezat ortak kararlılık çelişkisi, kenti yönetene, siyasi iradeye yansıyor.
Merhum Hikmet Şahin…
Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne adaylığı döneminde, bir sivil toplum kuruluşunu ziyaret eder.
Konuk edenlerden…
Şahin’e, bir sorundan söz edilir.
Denilir ki:
“Sayın Şahin, imarlı sanayi alanı bulamıyoruz ve bulsak dahi pahalı oluyor, bu nedenle kaçak yapmak zorunda kalıyoruz.”
Aradan…
Yıllar geçiyor.
Organize sanayi bölgeleri artıyor.
Üstelik…
Yer çözümü doğrultusunda;
Gelir elde etmek isteyen Bursa Büyükşenir Belediyesi de, mülkiyetinden de imarlı arsalar üretir.
Trajik olan;
Alıcı çıkmadıkça…
Parçalara bölünür.
Durum böyleyken…
Yanı sıra;
Kentin batısında…
İhtisaslaştırılmış;
Deri ve tekstil sanayi bölgeleri de vardır, rağbeti az olur.
Kentsel hayal ve hedefle…
Üst ihtisasla;
Teknoloji Sanayi Bölgesi de, kurulur.
Buraları dururken…
İhtisas alanlarının arası ve çevrelerinden, geleneksel sanayi için yer alanlar veya edinmek isteyen çok.
Bunlar yaşanırken…
Yine;
Toprak ticareti, popülerdir.
Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne;
Geleneksel sanayi amaçlı yatırım için yer açma, imar çıkarma talepleri, yoğunluk oluşturuyor.
Hatta…
Siyasetten;
Önde gelen siyasi isimlerin de...
Beklentilerin gerçekleşmesini sağlaması umuduyla ‘Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin, istenilen yöne çekilmesi için’ araya sokulduğunu duyuyoruz.
Böyle anlayışa karşı...
Şu an;
Karşı, dik duruş var!
Bursa’ya;
İmar ve planlama restorasyonu isteniyor, ama…
Potansiyel sorunlarını yerleşik bir duruma getiren anlayışın, düşüncenin de terk edilmesi gerekiyor.
Bursa’ya göçü teşvik eden, cazip tutan geleneksel sanayi talebi ve yeni organize sanayi talepleri sürdükçe, kentsel sorunlar aksine artacaktır.
Yüksek, ileri sanayi hedefine rağmen…
Vasfı düşük emek, asgari ücretin yaygın olduğu bir sanayi anlayışı, kentsel sorun yumağını sürdürecektir.