Ancak VAR sisteminin amacından ne kadar uzaklaştığını anlatacak belki de tek fotoğraftı bu…
Bursaspor’un Başakşehir ile oynadığı karşılaşmada konuk takımın penaltı kazandığı pozisyon…
Buraya kadar her şey normal gözüküyor…
Aytaç Kara ceza sahası içerisinde rakibinin ciğerlerini dışarı çıkarırcasına arkadan omuz atıyor, biz izlerken ‘ne yaptın be Aytaç’ diyoruz…
Ama karşılaşmanın hakemi Ümit Öztürk’ün pozisyon olduğundaki yeri de aynen fotoğraftaki gibi…
Bunu göremeyecekseniz neyi göreceksiniz Ümit Öztürk?
Ya da VAR sisteminin amacı sizin yüreğinizin yetmediği pozisyonları vermeye aracılık etmek mi?
30 metre uzaktan ve ters açıdan son dakikalarda Başakşehir ceza sahası içerisinde olan pozisyonun kararını net bir şekilde verebilen hakem, bu pozisyonda ve bu kadar net görürken nasıl VAR’a başvurabilir?
VAR, Türkiye’de farklı bir kimliğe büründü…
Eyyam kümesinin içerisine alıverdiler VAR’ı…
Eyyam kapsar VAR’ı yani…
Dünya Kupası’nda VAR sisteminin çok farklı işlediğine şahit olduk…
O bile futbolun ruhuna tersti ki; ülkemizde hakemlerin istediği gibi yönlendirdiği bir sistem haline geldi…
Geçmiş 6 haftaya bakarsak şüphesiz VAR’dan en fazla çeken takım da Bursaspor oldu…
Fenerbahçe ve Konyaspor maçında bir penaltı, Beşiktaş karşılaşmasında da ofsayt pozisyonu VAR’a bakılmasına karşın verilmedi…
Gelelim ruh kısmına;
Zaten Türkiye’de ağır aksak oynanan futbol, VAR ile iyice odaklanma sorunu yaşamaya başladı…
Topun oyunda kaldığı süre açısından zaten gerilerde olan Türkiye, VAR ile daha da yerlerde sürünür bir hal aldı…
Peki güvenilirlik?
Sistemin başında aynı kurum olması, güvenilirlikte de soru işareti bıraktı…
Yani yine itiraz var, yine oyun duruyor…
Hiçbir faydası olmayan, oyunun felsefesinin ve keyfinin hiçe sayıldığı, amatör ruha bir kez daha sekte vuran bir sistem açıkçası…
Avrupa için belki güven veriyor ancak Türkiye’de bundan da bahsedemiyoruz…
Ana sistem ve anlayış değişmediği sürece, VAR sistemi vakit kaybından öteye geçmiyor…
En azından Türkiye için durum tam da bu…