Bugünü galiba daha iyi anlamak için bazen düne bakmak yeterli.
Ne mi demişim o tarihlerde..
“Gemiye binen, ya da sırada bekleyen dümenine gider çok şeyin.
Çok değil şöyle 28 Şubat’lı süreçleri ve o sürecin gazete başlıklarını ve malum TV yayınlarını gözlerinizin önüne getirin lütfen.
Ne hatırlayacaksınız?
O dönemin derin demokrasisi ne istiyorsa, ya da ne söylemeniz gerekiyorsa birileri hep onları anlatıyorlardı. Dün uzak durulan “wandet”lı mantıklar bugün “ılımlı islam” ve büyük ortadoğu projeleriyle sanki çok şeyi örtüştürüyordu.
Şimdi bugünlerin promosyonu Fethullah Gülen röportajları, Nur cemaati yazı dizileri .
Sağ solla işi olanların nedense Gülen’ i kılavuz kaptan gibi kullanma ve gösterme çabaları hakim. Eskiden tencere tavayla tiraj alanlar sevimli en kahraman başlıklarla bir rantta pay almaya çalışıyor.
Bir taraftan sağa, ılımlıya, muhafazakar demokratlara sıcak görünme bir taraftan askere mesaj gönderme konusunda ortak uzlaşı içinde olanlar bazen susuyor, bazen konuşuyor.
Gülen röportajlarında o kadroların içinden gelenler yeni kadrolara o dili konuşabilecek isimler dahil ediliyor, ince ayarlar yapılıyor ve yayınlar için adeta sıraya giriliyor.
Kazanç da herhalde sadece artan tirajla okur değil, ılımlı islami sermayenin kendisini bulan temsilcilerine duydukları saygıyla birlikte aktarılan yada aktarılacak olan farklı pastalar.
Yani yeni pazarlar...
Eee ticareten bakılacak olursa iş kazanmaksa, paranın da dini imanı olmayacaksa şimdi gözleri buralara çevirdik. Aslında tüm bunlar yapıldıktan ,manşetler atılıp, günlerce çığırtkanlık ettikten sonra dönüp o cephenin yani röportajı yapılanların gözlüğünden bakıldığında acaba tablo nasıl yorumlanmakta?...
Röportaj için sıraya girenlere gün verenler yeni politika ve stratejilere alet olan çanak çömlekçilerin hallerine herhalde tebessüm ediyordur. Çin işi, japon işi derken Teksas politikaları içinde kimin rolü nerede başlıyor ve bitiyor zaman içinde görürüz.
Ama bugünlerde birileri sadece “allah bereket versin” diyor.
Yarın 90 derece döner, başka çığırtkanlık yaparız.
Eee birileri sonradan olma bu kadar Avrupalı..
Ne yapalım rant olunca dayanamıyorlar !”
Ne dersiniz 15 Temmuz'lara gelirken yıllar öncesinde yaptığımız bu analizlerde haklıymışız değil mi?
Bizleri ne topa tutarlardı. Ne küfürler yerdim.
Hatta mesajlar gönderirlerdi...
"Çiçek böcek yaz, tv yorum yapma" diye ayakçı çakma gazeteci bozuntularıyla..
Bugünse açılan bu tahribatta işin siyasi ayağı temizlenmedikçe toplum her daim güvensizlik yaşayacak...
Sadece hatırlatmak istedim... Balık hafızalıyız ya..
O tarihlerde de 'paralel frankeştayn' diyordum...