Bizim nesil “Misliyle Atış” kavramını önce siyaset kürsülerinden öğrendi.
Sonra 12 eylül oldu. Misliyle tutuş, Misliyle yatış, Misliyle yakış, Misliyle kaçış kavramlarını da yaşadık adını koymadan.
Nedir bu “Misliyle Atış?”
Efendim, kör nişancı Arapların kendi aralarında birbirlerini yerken yanlışlıkla Ülkemiz topraklarına düşen karavana mermilere karşılık olarak bizim de karavana atışlarımızdan ibaret. “Toprağıma atana, atarım…” demek kısacası.
Malumunuz bizde atmak zaten sanat olmaktan çıktı olağan hale geldi, bir de karavana olanlar var ki, çoğunlukta olan da bu. Bu durumda karşıdan gelen kontrolsüz atışlara, daha kontrolsüz ve de Misliyle yanıt vermek boynumuzun borcu.
Sosyal Medyanın Misliyle atış yapan karavanacıları ile, yanlışlıkla atış yapıp durup dururken adamı profilinden veya kapak resminden vuranları şimdilik kaydıyla konu dışında tutuyoruz.
Siyasi Misliyle Atışlar daha eğlenceli.
Karavana atışın en iyi yanı hiç kimsenin canının yanmamasıdır sözde. Ama öyle değil bizim topal kazın ayağı.
Ha, kaz demişken kimsecikler üzerine alınmasın, kimsecikler darılmasın. Siyasetle karışık gelmek istediğim konu aslına bakarsanız “Taciz ve Tecavüz “ konusu ama konuya siyasetten girdik, bakalım hangi deliğinden çıkacağız?
Efendim Malumunuz her salı bizim suskun muhalefet ve de İktidarsız Hükümetimizin yetkili bülbüllerinin şakıma günleridir.
Sabah kim başlarsa akşama kadar önce Grup toplantısında sonra Meclisin Basın açıklaması koridorunda, atışlar ve karşı atışlar sürer gider.
Elbette karavana. İsabetli atış olmadığından kimseciklere bir şey olmaz. Gürültüye bakmayın. Sadece birbirlerinin seslerini bastırmak için bağırırlar. Her bağırana diğer taraf misliyle bağırdığı için gürültü artar da artar.
Memleketin her yerinden gelen haberler acı. Acı ve birçoğu utanç verici.
Şu Misliyle karşılık verme işini bir de tecavüzcü ve tacizcilere uygulasanız diyorum…
Oh … Konuyu istediğim yere bağladım…