Mustafa Ali'nin fişle imtihanı...

Mustafa Ali'nin fişle imtihanı...

Mustafa Ali'nin fişle imtihanı...

Hem Mustafa hem de Ali'ye hitap ederek toplumun tüm kesimlerine ulaşma siyaseti gütmesinin yanı sıra, katma değer vergisi kanununun ilk yürürlüğe girdiği dönemlerde verginin tanıtımı anlamında ağızlara pelesenk olmuştu bu reklam repliği.
Tüm karakterlerini merhum Özay Gönlüm'ün canlandırdığı müşteri karakteri ise aynı reklamda son söz olarak 'Her kişi, bitirince alışverişi, almalı fişi' diyordu. Ve tabi ki mutlu son. Mustafa Ali fişi ile beraber bakkaldan çıkıyordu.
Buraya kadar her şey güzeldi, katma değer vergisi müşteri tarafından bakkala teslim edilmişti. Mustafa Ali'nin bu fişle imtihanı şimdi başlıyordu.
İlk Uyarı
Evet fiş alınmıştı. Ve fiş Mustafa Alinin şirketinde gider yazılmak üzere düzenlenmişti. Mustafa Ali elinde belgeyi muhasebe servisine teslim ettiğinde muhasebe servisindeki yetkili:
'Bu fişi kayıtlara işleyemeyiz!' diyor.
Neden? diye soruyor, Mustafa Ali haklı olarak ne de olsa alışveriş yapmış ve reklamda dediği gibi fişi almıştı.
Muhasebe yetkilisi açıklıyor:
'Bir kere biz şirketiz ve bizim harcamalarımızın karşılığında mutlaka fatura almamız lazım, öyle perakende satış fişi ile gider yazmamız mümkün değil. Hem KDV'yi de bu yüzden indiremeyiz.'
Bu açıklamalar Mustafa Aliyi tatmin etmiş ki bakkala geri dönüyor ve fatura istiyor perakende satış fişi yerine.
Bakkal da hay hay deyip iptal ediyor önce fişi yerine fatura düzenliyor. Her ne kadar fişin 'fatura yerine geçtiğini' düşünse de kırk yıllık arkadaşı Mustafa Ali'yi kırmıyor.
Ve İkinci Uyarı
Elinde fatura tekrar giriyor muhasebe servisinden içeri Mustafa Ali. Bu sefer oldukça emin. Faturayı muhasebe servisine teslim edip harcadığı parayı şirket kasasından alacak. (bir de o paranın faizini ödemek zorunda kalacak) Ama ikinci şok geliyor. 'Bunu da gider olarak kabul etmemiz mümkün değil. Ayrıca KDV'yi de indiremeyiz.' diyor muhasebe yetkilisi. İyice şaşkına dönen ve ikinci defa bakkala gitmek zorunda kaldığı için zaten kızgın olan Mustafa Ali 'işinin uzmanı' muhasebe yetkilisine bunun sebebini soruyor.
Muhasebe yetkilisi için cevap çok basit. 'Çünkü bu harcama işle ilgili değil!' (Gelir Vergisi Kanunu madde 40/1.)
Mecburi Çözüm(!)
Bu işe çok kızan Mustafa Ali ne yapıyor bundan sonra bakkala gittiğinde? Artık fiş almıyor. 'Nasıl olsa gider kabul edilmiyor onun için biraz daha indirim yap öyle alayım şu malı' diyor bakkala.
Bakkal dünden hazır. Katma değer vergisi kadar bir indirim yapıp katma değer vergisi dahil 118 TL ye satacağı malı 100 TL ye satıyor..
Devletin Kaybı
Ne oluyor şimdi; gider kabul etsek kurumlar vergisi hesaplanması sırasında 20 TL'sini indireceğimiz vergi harcamasını kar sayıp, 18 TL katma değer vergisinden, 20 TL kurumlar vergisinden (bakkal kurumlar vergisi mükellefi ise), ve silsile yolu ile malın tedavül ettiği bütün aşamalardan geriye doğru bütün gelir ve kurumlar vergilerinden vazgeçiyoruz.
Niye bakkal faturasız satmaya başlayınca kaydi envanter dengesi için faturasız almaya başlıyor. Bakkala malı satan yine aynı şeyi yapıyor.
Kademe kademe ilk üreticiye kadar gidiyor bu durum. Kayıt dışılık diz boyu.
Yani biz en başta bunu gider olarak kabul etseydik. Mustafa Ali bunu rahat rahat gelirinden indirebilseydi bunların hiçbiri yaşanmayacaktı.
Alın bunu, bugünkü vergi sistemimize siz uyarlayın ve sistemdeki yapısal sorunların nerde başladığını görün.
Bugün bazı kesimlerin kazançlarını doğru beyan etmediğinden yakınıyoruz.
İnceleyin kayıt dışılığın genellikle düzenledikleri belgelerin vergiden gider olarak indirilmesine izin verilmediği veya sınırlı ölçüde izin verildiği meslek gruplarında daha fazla olduğunu göreceksiniz.
Vergi afları yerine yapısal reformlar ile uğraşmazsan sorunları sadece ertelersin.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR