İnsan hayatı bu kadar mı basit?

Evet,  insan hayatı bu kadar basit...

İnsan hayatı bu kadar mı basit?

Düne kadar, tesadüfen yaşanıyordu...

Şimdi ise mucize eseri...

Pamuk ipliğine bağlı hayat sürülüyor günümüzde...

Hayatınızın bağlı olduğu ipin kontrolü de, sizde değil, başkalarının elinde...

O isterse yaşayacaksınız, istemezse öleceksiniz...

Şansınız  varsa, yaralı olarak kurtulacaksınız..

Tıpkı, Mudanya'da salı günün yaşanan olayda olduğu gibi...

MUCİZE HAYATLARINI YAŞIYORLAR

Berrin Bayam, 1970 yılında Almanya'da doğdu....

İstanbul Teknik Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni başarıyla bitirdi...

Mezun olduktan bir sene sonra,1994 yılında Bursa'ya yerleşip, avukatlık yapmaya başladı...

Ticaret Hukuku, Aile Hukuku, İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku ile Enerji ve Maden Hukuku gibi birçok konu üzerine çalışmalar yaptı...

Elektrik Mühendisleri Odası'nda bilirkişilik, işletme sorumluluğu, mühendisin hukuki sorumluluğu ve İş Hukuku eğitimleri verdi...

Bunları yaparken, çok sevdiği eşini ve çocuklarını ihmal etmemeye çalıştı...

Berrin Bayam, ev işlerini yıllardır Hatun B. isimli hizmetli kadına yapıyordu...

Kendisini, ailesinden biri olarak görüyordu...

Öyle ki, işsiz olan kocası Şeref B'yi de, aile bütçesine katkı sağlaması için bir siteye kapıcı olarak yerleştirmişti…

Daha sonra bu çiftin boşanacağını öğrenince,  çok üzülmüştü…

"Belki barıştırırım" diye uğraşsa da, hiçbir sonuç alamamıştı…

Koronavirüs salgını nedeniyle bürosuna gitmeyen Berrin Bayam, salı günün evinde çalışıyordu...

Saat 15.00 sıralarında çalan kapılarını Hatun B. açtı...

Genç kadın,  karşısında boşanma davası açtığı eşini görünce şok oldu...

Aralarındaki konuşma, kısa sürede kavgaya dönüştü...

'Ne oluyor" diyerek kapıya yönelen Berrin Bayam, eşini öldürmek için kafasına ateş eden Şeref B.'nin,  silahından çıkan kurşunlara hedef oldu...

Ortalık, bir anda kan gölüne döndü...

Saldırgan,  "oğlunu öldürmek" için evden kaçarken, kurşunlara hedef olan yaralılar, komşularının yardımıyla  hastaneye kaldırıldı...

Berrin Bayam'a altı kurşun isabet etmişti...

Bunlardan dördü karın bölgesine diğerleri ise kol ve bacağına...

Karına  giren kurşunlardan hiç biri iç organlara zarar vermedi...

Ameliyata alınan Berrin Bayam, hayati tehlikeyi atlatırken, Hatun B. ise yüzünü sıyıran kurşun ile hafif yaralandı...

Şeref B. İse oğluna zarar veremeden jandarma tarafından yakalanıp tutuklandı...

Şimdi...

O kurşunlar, Hatun B.'nin yüzünü sıyırmayıp, beynini parçalayabilirdi....

Avukata isabet eden altı kurşundan biri, ölümcül olabilirdi...

Her iki kadın olay yerinde yaşamlarını yitirebilirdi...

Saldırgan, oğlunu da öldürebilirdi...

Allah'tan, üçü de yaşıyor...

Anlatmaya çalıştığım, "Mucize hayat" bu işte...

İnsanlar önceden evden ayrılmadan, "Gidip gelmemek, gelip görmemek var" diyerek, eşiyle çocuklarıyla vedalaşıyordu...

Artık kişiler hayatlarını, “mucize yaşama” göre ayarlamalı...

Sabah kalkınca, dışarı çıkmayacak olsalar dahi, ilk iş olarak ailesiyle,

"Biraz sonra öldürülmüş olabiliriz" diyerek helalleşmeli...

Çünkü...

Çalışması için iş bulduğunuz kişiler dahi, birazdan evinize gelip, azrailiniz olabilir…

Bu kadar basit...

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR