İnsanı özlemek!

İnsanı özlemek!

İnsanı özlemek!

Yazının başlığını görenlerin ifadesini görüyor gibiyim. Ne alaka !
Tam bir ekonomi veya vergi yazısına başlayacaktım ki, olmadı, yapamadım.
Tabi ben de isterdim gezilerimden bahsetmek, yaşadığım problemleri bir makale edasında bu sayfalara nakşetmek veya en azından vergi performansına ilişkin bir kaç kelam etmek ama olmadı.
Ülke ve ülke insanının içinde bulunduğu halin evhamı ile bugün size ekonomiden bahsetmeyeceğim.
Daha doğrusu bahsedemeyeceğim.
Sayın editörümün de izni olursa tabi!
Bu topraklar diye başlayan cümleler her defasında bana biraz itici gelmiştir.
Ki bu defa ben başlamak zorunda kalacağımı bilseydim bu kelimelere bu kadar önyargılı olmazdım.
Bu topraklar, insanlık tarihinin her döneminde acının ve zulmün beşiği olmuş sanki.
Yakın tarihi bırakıp daha geçmişe Türklerin dahi yaşamadığı dönemlere bakıyorum da hep aynı.
İnsanlar bu topraklardaki hakimiyetleri için bir çok fedakarlıkta bulunmak zorunda kalmışlar.
Gerektiğinde evlatlarını gerektiğinde kendi canlarını feda ederek hem de!
Oysa geriye baktığımız dönemlerde bir tek hakim olamadıklarını görüyoruz.
Hep sanal veya gerçek düşmanlar edinilip öylece karma karışık bir düzen süregelmiş.
Gerçek düşmanları da olmuş.
Ama olmayınca mutlaka sana düşmanlar yaratmış bu topraklar.
Bir türlü huzur bulmamak için adeta kendi kendini savaşlara sokmuş!
İnsandan yola çıkmayan insana varamaz!
Din veya etnik kaygılar daha ön planda olmuş kimi zaman da etik kaygılar.
Kimse melekler gibi insana secde etmeyi düşünmemiş, şeytan gibi inkar etmişiz insanı.
Oysa ne çok fırsat gelmiş ayağına kadar
insanı anlamak için.
Farklı dinler, farklı diller ve milletler öylece gelip geçerken önceliğin insanda olduğunu düşünememişiz.
Bu topraklardan çıkmış sevginin diline sahip insanlar ve ne acıdır ki bu topraklar zulümle yoğrulmasaydı çıkarımıydı diye düşünememişiz.
Kimse geçmişi analiz edip ders çıkarmamış. Unutmakmış bu toprakların kaderi!
Unutmuşuz geçmişi, kardeşliği, birlikte yaşayabilmenin zevkini.
Avlulu evlerimizden güvenlikli sitelere taşınmışız. Paylaşmaktan korkmuşuz.
Komşumuzun aç olduğunu bilmemek için birbirine uzak dubleks evlere yerleşmişiz.
Biz zaten başından beri kendimizden uzaklaşmışız.
İnsandan uzaklaşmışız.
Şimdi insanı düşünmek için artık çok geç değil mi?
Demek ki özlemiyoruz bile insanı, insanlığı!

EKOHABER

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR