Yani kelimenin tam anlamıyla Timsah ateşi eliyle tutmaya çalışıyordu.
Bugüne kadar Bursaspor, böyle kritik maçlarda taraftarının yüzünü güldürememişti. Acaba bu gün neler yapar diye maç öncesi düşünmedim değil.
İçimden inşallah, bu şanssızlıklar bugün biter de Timsah biraz olsun rahat bir soluk alır diye geçirdim.
Bizim teknik direktör Paul Le Guen şapkadan tavşan çıkartmayı çok seviyor.
Bu nedenle de Fransız, hemen hemen her karşılaşmaya değişik kadrolarla çıkıyor.
Sezon başında büyük ısrarla aldırdığı ön liberosu Mikel Agu’yu yedek kulübesine çekmiş. İki haftadır sahaya bile sürmediği Jires Kembo sahada.
Dile kolay takıma gol umudu olarak alınan Moussa Sow, Timsah için en kritik dört maçta sözüm ona sakatmış (!) diye tatil yaptı. Bugün ise Le Guen ödül olarak onu maç kadrosuna almış.
Afrin’de verilen 8 şehit 13 yaralı için Kayserispor maçı öncesinde müzik yayını yapılmaması gerçekten çok güzel bir hareketti diyebilirim.
Anonslar yapılırken futbolculara alkış, Le Guen’e ise protesto var.
Şehitler için saygı duruşu. Ardından taraftarlar yeşil beyazlı futbolcuları üç tribüne de çağırarak desteklerini göstermeleri gerçekten çok önemliydi.
Birde benim dikkatimi çeken Teksas Tribününe asılan Bir teselli ver ki yarına umutla bakalım pankartı oldu.
Maça gelecek olursak;
Bursaspor, Galatasaray maçının aksine baskılı oynadı.
İlk kez orta alanda etkili top çevirdi. Birde hücuma çıkarken yanlış pas tercihleriyle kaptırılan toplar olmasa 25. Dakika oynanırken Bursaspor’un önde olmaması işten bile değildi. Özellikle bu bölümde Batalla 4 top kaybı ile hücuma çıkarken kontra yenmesine neden oldu diyebilirim.
Kaleye ilk isabetli şutu Jires Kembo ile 30. Dakikada attık. Onun köşeye giden vuruşunda topu kaleci Lung yattı ve aldı.
Bursaspor’un müthiş baskısında Kembo’nun nefis şutunu kaleci Lung bir tek daha tokatlayıp gole geçit vermedi.
Kayseri ilk kornerini 35.dakikada atarken, Bursaspor kalecisi Harun’u zorlayacak bir şut dahi atamadı.
İlk yarının özeti Bursaspor oynadı, Kayserispor savunma yaptı. İleride bir tek Umut Bulut. O da pozisyona dahi geremedi.
Stancu ceza alanı içerisinde iki top kontrolünü güzel yapabilseydi bu yarıyı Bursaspor önde kapatırdı. Sonuçta Bursaspor oynadı. Bana göre tek eksiği ise goldü.
Ancak maçın hakemi Yaşar Kemal Uğurlu’nun Kembo’ya atılan tekmeye devam demesi ki özellikle tendona, ve 44.59’da ilk yarıyı bitirmesi gerçekten faciaydı, bu 45 dakikalık bölümde.
İkinci yarı müthiş bir baskı var.
56.dakikada Stancu bomboş ceza alanına girdi. Pasında topu Yusuf yerine taca attı. Hemen ardından Yusuf, bom boş durumda topu kaleye vuramadı. Gerçekten akıl alacak gibi değil.
Paul Le Guen, sahada etkili olamayan net goller kaçıran iki oyuncu Stancu ve Yusuf dururken, ön libero olan Bostock’u çıkartması benim gibi tribünleride çileden çıkartmaya yetti.
Arzulanan gol 77.dakikada geldi. Batalla’nın orta alandan müthiş pası, iki Bursasporlu ofsaytta. Stancu aradan fırladı ve zor olanı yaptı ve golü atarak tribünleri inanın bayram yerine çevirdi. Bu gol sonrası Teksas’ın ‘yönetim istifa’ tezahüratı hiç te şık olmadı.
Bu gol sonrası Kayserispor, yaptığı katı savunmayı bırakıp Bursaspor yarı alanına gitmeye başlayınca Timsah pozisyonlar bulmadı değil. Ama bunları değerlendiremedi.
4 dakikalık uzatmada Kayserispor penaltı alabilmek için ceza alanı içerisinde yerlerden kalkmadı. Ancak maçın kötü hakemi Yaşar Kemal Uğurlu hepsinde devam dedi.
Uzatmalar bittiğinde yeşil ile beyaza gönül veren herkes derin bir ohhhh çekerken 3 puan hasreti ise onuncu maçta dindi.
Evet maç sonrası coşku gerçekten görülmeye değerdi. Kaptan Batalla sevinç çığlıkları atarak içeriye koşarken, sahada kalan futbolcular ise tam 9 maç sonra gelen 3 puan coşkusunu taraftarlarıyla bütünleşerek kutladı.