Ey kadınlar!!! Haftamız bitti. Şimdi kaldık mı yine el elde baş başta ? Yok efendim kadınlar çiçekmiş de, kadınlar başımızın tacıymış da. Vay be ! İnsan dışında her tanımla anıldığımız “Kadınlar Günü “ etkinlikleri nihayetinde son buldu. Sizlere küçük bir hatırlatma yapmak isterim. Canım ülkemde yaşayan kırk milyon kadının yaklaşık üç milyonu hala okuma yazma bilmiyor, yirmi üç milyonu ise sadece ilkokul mezunu. Ama olsun. Vur patlasın, çal oynasın yurdumun dört köşesinde kadınlar günü çeşitli etkinliklerle yine de kutlandı. Sorarım size. Bu kutlamalar ve etkinlikler ile hayatımızda ne değişti? Edindiğimiz bilgi bizi öteye mi yoksa beriye mi götürdü?
Ben bu sefer konuya erkek gözüyle bakmak istiyorum. Çünkü kadın gözüyle bakınca inanın ben de bazı zaman hayretler içerisinde kalıyorum.Çünkü şu devirde hala “Kocam değil mi hem sever, hem döver” diyen kadınlar var. Hala “ Evli erkekler arada sırada aldatmalı” diyen kadınlar var. Hala sahip olduğu olağanüstü imkanları “Reklam arası “olarak nitelendiren kadınlar var. Durum böyle olunca ileride kesinlikle atasözü olarak tarihe geçeceğine inandığım meşhur ”Eğitim şart ” sözü geliveriyor aklıma. Bu arada yeni gündemde eğitim yuvasının neresi olduğu tartışması var ki o da ayrı bir konu…
Ana vatanımda, ana dilimde ana konunun ana fikri şudur; Kadın zaten anadır. Ancak okursa vatan olur, dil olur, fikir olur.
İşte tam da bu yüzden; ben kızlarımız için eşit eğitim hakkı istiyorum. Ben çalışan kadınlarımız için iş dünyasında fırsat eşitliği istiyorum. Ben kadının şiddet görmemesini istiyorum. Bu nedenle de kadını ileriye götürmeyecek her türlü bilgiyi görmezden geliyorum.
Reklam arası gibi şaşalı, çok gürültülü ama kısacık bir gün ile anılmayı ise tüm benliğimle reddediyorum.
Bizi kendimizden daha öteye götürecek bilgiye ulaşabilmek umuduyla; her zaman ki gibi iletişimde kalın, sevgiyle kalın.