Sünnet değil farzdır Cumhuriyet...

Sünnet değil farzdır Cumhuriyet...

Sünnet değil farzdır Cumhuriyet...

Gelin bu haftaya farklı girelim.

Herkes kendi ayarında dizaynında.

Kim ne derse desin, neyi hesap ederse etsin değişmeyecek tek bir Cumhuriyetimiz var.

Kavramı çok açık bunun.

Cumhuriyet, milletin, egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği temsilcileri aracılığıyla kullandığı yönetim biçimidir.

Yani seçimle gelen seçimle gider.

Toplum becerisi olanı tercih eder, etmedikleriyse sadece konuşup kendi Cumhuriyetlerini kurar.

Kedi ulaşamadığı ciğere sıkça ulaşabilse ve bulaşabilse mundar Cumhuriyetini kurardı da öyle kolay değil çok şey.

Hepimize düşen öncelikli görevse değerlerimize sahip çıkmak.

Yoksa... Slogan atmak en kolayı.

Ya da işimize geleni savunmak.

Ne söyler Can baba bir şiirinde çocuk “yaşasın Cumhuriyet” derken…

“Sünnet değil farzdır Cumhuriyet...”

Bazen...

Tarihsel yanılgılara odaklanıp trolleşirken…

Bir birimizi inadına ısırırken...

Unutmama adınadır satırlar…

Bir de yad edelim üstadı tüm hiçliklere inat.

Diyor ki...

Gölköy adında bir yer varmış Gelibolu’da,

Televizyonda gösterdiler geçen gün.

Gelenek edinmiş köy halkı,

“Ben kendimi bildim bileli bu böyledir” diyor muhtar.

29 Ekim’de toptan sünnet ederlermiş çocuklarını…

Derken ekranda entarili bir çocuk belirdi.

Kirvesi tutmuş kolundan…

Yatırdılar bir kamp yatağına,

Ardından sünnetçi olacak zat boy gösterdi.

Elinde bıçağıyla,

Çocuk kaldırdı başını, bağırdı:

“Yaşasın Cumhuriyet” diye…

Bunun üzerine de ekran karardı.

Korkarım bu, sade Gölköylüler’in değil, umumumuzun…

Sade küçüklerin değil, büyüklerimizin de

Düştüğü bir tarihsel yanılgı.

Çünkü sünnet değil, farzdır Cumhuriyet...

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR