Zira Bursaspor, bu sezon ilk defa 3 farklı kazandı.
Hem de 3 hafta aradan sonra 3 puanla hasret gidererek...
Gerçekten de sihirli 3 rakamıyla birlikte; ilaç gibi geldi bu galibiyet...
Timsah, adeta oksijen çadırına girmekten kurtuldu!
Şimdi, referandum arası nedeniyle 23 Nisan'daki Akhisar maçına dek 15 gün bu galibiyet konuşulacak.
Sevgi ve mutluluk da tıpkı sıkıntı gibi bulaşıcıdır.
Bu mutluluk da 2 hafta boyunca paylaştıkça artacak.
Camia umutsuzluk girdabından çıkacak...
ARENA'YA BAHAR GELDİ
Asıl bugün Bursa'ya bahar geldi!
İçimiz ısındı!
Gönlümüz ferahladı.
Zira, haftalardır çarşıda pazarda "N'olacak bu Bursaspor'un hali?" sorularına cevap vermek çok zor oluyordu!
Artık taktik maktik yazacak halimiz yok.
Şunu baştan söylemeliyiz ki;
Bursaspor'u aylardır hiç böyle iştahlı, tempolu, inançlı ve bu derece üretken görmemiştik.
Yani, daha ilk dakikadan itibaren yeşil-beyazlılar, takım halindeki coşkulu start ile birlikte, bu maçı ne kadar çok istediklerini bize hissettirdiler.
Ayrıca santra öncesinde Teksas'ın "Şampiyon olmayın, adam gibi oynayın" şeklindeki ince mesajı da çok anlamlıydı.
BU GOLLER KAÇAR MIYDI?
Maça bakarsak, Sercan ve Batalla o inanılmaz golleri kaçırmasa; skorun daha 9. dakikada 2-0, 41'de Batalla ile 3-0 olması işten bile değildi.
Ama olmayınca olmuyor işte!
Deniz de sakatlanınca Kubilay'ın sorumluluğu daha da arttı.
Genç forvet, Batalla'nın kaçırdığı 3. pozisyondan sonra sahne aldı ve Dany'nin asistini(!) geri çevirmeyip, 10 hafta sonra şeytanın bacağını kırdı.
5 bin lira maaş ve maç başına 10 bin liraya oynayan 20 yaşındaki forvet, sadece 6. golünü atmakla kalmadı, üzerindeki stresi de attı.
Tebrikler Kanatsızkuş...
(Kubilay, en son 13 Ocak'ta Trabzon'a gol atmıştı.)
DANY BENİ KIRMADI!
Bu arada maç başlarken arkadaşım Tarık Çapçı'ya, "Bu Dany bugün bize bir güzellik yapacak, içime öyle doğuyor" demiştim.
Sağolsun, eski dost beni kırmadı:)
Gelelim Sercan'a...
27'lik Sercan 16 Eylül'deki Kayseri maçından tam 203 gün sonra ligdeki 2. golünü attı.
Ancak 90'daki gole kadar o kadar çok çalıştı, didindi ve defalarca defansın arkasına sarktı ki, sonunda pres yapmanın ödülünü; kaleci Ahmet'in ayağından topu söküp, golünü atarak aldı.
2010'dan bize yadigar 2 isimden biri olan Vakıfköylü forvet, aylardır özlenen Timsah yürüyüşünü de yaparak, gönülleri fethetti.
Yürüyüşe katılan John'un yüzündeki mutluluk bile bu bize özel ritüelin; takımdaşlık ruhunu nasıl yansıttığının çok iyi bir belgesi oldu.
KOŞUNUN KRALI DA KUBİLAY
Bursaspor, maçta 116,92 km ile müthiş bir koşu mesafesine ulaştı. Gol perdesini açan Kubilay da 12,27 km ile maçın en çok koşan adamı oldu.
Tebrikler Vakıfköylü genç golcü!
(Bursaspor, Ankara'da Osmanlı maçındaki 118 km'lik sezonun en yüksek koşu mesafesinden sonra 2. kez bu kadar çok koştu.)
Günün yıldızlarından Aziz Behich'in kazandırdığı penaltıdan sonra Erdem'in, santrası yapılmayan penaltı golü de keyifleri cilaladı.
Özgenç de ilk golüne imza attı.
16 HAFTA SONRA YEMEDİK
Bursaspor, 19 Kasım'da 0-0 biten 11. haftadaki Akhisar maçından tam 16 hafta sonra bir maçı gol yemeden bitirdi.
Gol yemeden kazandığı son maç ise, 9. haftada 29 Ekim'de evinde 2-0 kazandığı Konya karşılaşmasıydı.
Gerisini siz düşünün artık...
GECENİN EN GÜZEL HAREKETİ
Harun Tekin'in, "Maç sonunda Ertuğrul'u sahaya çıkardım. Çünkü oyundan çıktıktan sonra ağladığını duydum ve 3'lüyü O'na çektirdim. Biz bir takımız birbirimize destek olmalıyız" sözlerine ne demeli?
Zaten gecenin en güzel hareketi de buydu.
Kubilay'ın golünden 2-3 dakika önce Batalla'nın sakatlandığı ve yerde kaldığı pozisyonda, Ertuğrul sağdan giderken orta yapmayıp geriye pas verince, maratondan tepkiler yükselmişti.
Ardından Ersoy kenara "değiştirin" işareti yaptı.
Çıkarken de kameralar yakın plan çekimdeyken, dudaklarını okuyanlar neler mırıldandığını(!) çok iyi anladılar!
İKİ ŞEYİ DE DÜZELTTİ
Ancak Harun, moralsiz olan Ertuğrul'u maç sonrası 3'lü çektirmeye göndererek çok güzel bir iş yaptı.
Hem Ertuğrul'un moralini, hem de tribünlerle arasını düzeltti.
Zaten 20 yaşındaki stoper de, "Sakatlığım nedeniyle değişiklik istedim. İğneyle oynuyordum. Ayrıca taraftarıma karşı bir hatam olduysa da affola" diyerek gönül aldı.
İşte bu.
Kaptan dediğin böyle olur.
Bravo Harun Kaptan!..
Tabii ki, bir çiçekle bahar olmaz.
12 haftada gelen 2. galibiyet, sadece camianın üzerindeki kara bulutları dağıttı.
Karabük'ü puanla geçmek açısından önemliydi.
Asıl önemli olan, Akhisar, Galatasaray, Rize ve Beşiktaş maçları da da bu coşkulu oyunun devamını getirip üst sıralara doğru tırmanışa geçmek.
Yoksa, bir parmak bak kimsenin ağzını tatlandırmaya yetmez!..