Yaşa be kadın!..

Hatırlarsanız tarafımı zaten ilk yazımda belirtmiştim. Koordinatlarımda herhangi bir kayma olmadı. Dolayısıyla hala kadından yanayım. Birilerine göre kadın hayatı utanılacak bir şeymiş gibi görünse de, biz kadınlar işte bir şekilde yaşayıp gidiyoruz.

Yaşa be kadın!..

Düşünüyorum da  bizi vallahi Allah koruyor yoksa neredeyse neslimiz kelaynak kuşları gibi tükenip bitecek  bu diyarlarda.

Bu hafta Karadenizden bir ses yükseldi. Büyük bir  spor kulübünün başkanı “Kadın gibi yaşamaktansa ,erkek gibi ölmeyi dilerim” dedi .Ne kadar da doğru söyledi. Kendisine aynen katılıyorum. Ben de onun yerinde olsam aynı şeyi söylerdim. Bu memlekette kadın gibi yaşamak diye bir şey yok ki ,o yüzden yaşayacaksan hakikatten erkek gibi yaşayacaksın zaten.

Uzaktan maval okumak  olmaz diye konuyu bir Karadeniz kadını üzerinden anlatayım size. Ben uzun yıllar güzel ülkemin hemen hemen tüm şehirlerini işim gereği gezdim. Özellikle Karadeniz’i neredeyse bir Karadenizli kadar bilirim. Mesela kara lahananın kara olmadığını, kuymak ile mıhlamanın aynı malzemelerden yapıldığını, Akçaabat’ta yediğiniz köfteyi bir başka yerde asla yiyemeyeceğinizi ,çayın çok yıllık bitki olduğunu bilirim. Ayrıca  Karadenizli kadınların muhteşem kadınlar olduğunu da bilirim. Mesela  sırtında bir eşek yükü odun, önünde koca bir davarla  gıkı çıkmadan işine bakan kadınlar vardır orada. Veya  Karadeniz’de çayla fındık bir ekonomik değere ulaştıysa  bu o muhteşem kadınların eseridir. Onlar çalışırlar, hem de deli gibi çalışırlar. Hayvan güderler,  yetmez. Süt sağarlar yetmez. Sütü peynir, kaymak ,yoğurt yaparlar bu da yetmez. Üstüne birde pazara gidip ürünlerini  satarlar, yine  yetmez. Çünkü eve döndüklerine onları bekleyen daha bir sürü işleri vardır. Yorulmazlar dolayısıyla da dinlenmezler. Yan gelip yaşamak nedir bilmezler. Hep yorgun ,hep iş yetiştirme telaşından sağlarına sollarına bakmazlar Derin kadınlardır onlar  aynı Çoruh nehri gibi, derin. Öyle laf ebesi değillerdir ama Karadeniz’in dalgaları gibi kafaları attığında köpürürler. Kısacası cesurdurlar,az da deli. İşte böyle kadın gibi çalışarak onurlu bir şekilde yaşar giderler. Bu yüzden kadın gibi yaşamak hiç cazip değildir, hatta zordur.

Biz kadınlar tahmin ettiğiniz üzere kadın gibi yaşadığımız için kadın gibi de ölürüz. Bu nedenle erkek gibi ölmenin ne demek olduğunu da bilmeyiz. Umarım bundan dolayı bizi ayıplamazsınız.

Bu dünyada değil ama çok şükür Allah katında eşit olduğumuzu bilmek harika. Çünkü Azrail cinsiyet ayrımı yapmadan herkese bizzat kendisi geliyor.

Bu yüzden yaşa be kadın ,inadına yaşa.. Hem de tam olarak bir kadın gibi yaşa. Hem seçme hem de seçilme hakkını kullanarak yaşa.

Unutmadan ülkemizde kadınların ortalama ömrü 74,erkeklerin ise 72 yıl. Aklı olan zaten kadın gibi yaşamayı seçer .Beyler dikkat!!! İki yıl diyorum. Bir daha düşünmeye değer. Ne dersiniz?.

Yaratılanı severiz, yaratandan ötürü diye düşünen siz iyi insanlar, lütfen  sizler benimle hep iletişimle kalın, sevgiyle kalın…

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR