Yıkarak yapan adamlar...

Son yazımda vergilere dair kralın elindeki buzla biraz ironi yapmıştım.

Yıkarak yapan adamlar...

Bugün gördüm ki malum vergi kültürüne ilişkin çok şeyi tuz-buz etmişiz.

Vergi Dairesi Başkanlığı’nca Setbaşı Tahsilat Merkezi’nin açılışında keyifli bir sohbette bulunduk bizim başkanla.

Hiç de öyle Prusya kralı edası falan yoktu.

Bilakis tane tane konuşuyor, samimi, içten.

Krallar dünden bugüne halka hep mesafeli oldu.

Paranın efendilerininse bu yeni uygulamalarıyla şimdi ne mesafe kaldı, ne uzaklık.

Geçen Maliye Bakanı Ağbal'ı da izlerken analizimi yapmıştım.

'Tam halk tipi, klasik siyasete uzak, Bizden biri' diye.

Mali yapılanmada işte bu hale geliyor, 'bizden biri oluyorlar'

Oturdukları koltuklardan kalkıp dokunup ses veriyorlar. Hissettiriyorlar.

Çayımızı yudumlarken Bursa Vergi Dairesi Başkanı Nuri Karakaş'ın yorumunu not ettim.

“Yıkarak yapıyoruz. Neydi o eskiden insanlar bir birini bile görmüyordu. Komünist bloktaki gibi”

Anlamı önemli. Hem binaları, fiziki koşulları, hem de kafalardaki bakış açılarını değiştiriyorlar.

Ne bileyim. Yıllardır bana buz gibi gelmiştir maliye koridorları, birine bir şey sormak...

“Aman uzak olsun” derdim.

Bu fikrim de geçenlerde Yeşil Vergi Dairesi’ne gittiğimde değişti. Bir işlem için önce hiç tanımadığım bir memur arkadaşa bir şey sordum, bana masa masa, neredeyse kapıya kadar eşlik etti.

Babasının oğlu da değildim oysa. Ama ne yalan söyleyeyim hoşuma gitti. Ruhumu okşadı.

Sonrasında da Vergi Dairesi Müdürü Hanımefendi’nin ertesi gün yine uğradığımda ikram ettiği çayı ve çözüm odaklı yaklaşımını aklımın bir köşesine yazdım.

Hatta çıkarken de 'sonra iş için değil, sadece sohbet için uğrayacağım' diye.

Bu örneği de aynen paylaştım sevgili Başkan Karakaş'la.

Yine sohbet ederken Bursa'nın vergi toplamada tüm illerin önünde olduğunu öğrendik.

Gerçi rakam vermedi Başkan ama birçok şehrin önünde olduğunu kamuyla vatandaşın mesafesinin yakınlaştığını hatırlattı.

Biraz daha ötelenen vergi affıyla birlikte İstanbul ve Ankara yolundaki yeni tahsilat merkezleriyle de işte o vatandaşın daha da ayağına gidip işlerini hafifletecek vergi dairesi.

Akıllıca olmuş…

Setbaşı'na dönersek o tarihi bina ve Yeşil aynen korunmuş, modern bir merkez haline gelmiş.

Valla kapıdaki güvenliğin bile tavrı farklıydı..

Daha girişte...

Elini uzatıp tokalaşıp buyur edenine hiç rastlamadım.

Bu elbet insanın mayasıyla da ilgili.

Sonuca gelirsek...

Göle çalınan bu maya tutmuş. Artık varsın Nasrettin hoca kıskansın.

Nuri Karakaş başkanlığında, yıkarak yapan adamlar, Vergi Dairesinin Grup Müdürleri Ayşe Coşkun, Nazmi Saraçoğlu, Selim Aktaş, Tarık Törer, Rasim Genç, Vergi Daire müdürleri ile Merkez Müdürleri de tam kadro Setbaşı'ndaydı.

Bir de önemli ilave yapmalıyım.

Genelde kamu kurumları iletişim konusunda sorun yaşar. Bürokrasi, diyalog sendromu hep vardır. Amir-memur ilişkisi belki de. Ya da memurlaşan zihniyetler.

Başkanlık, oluşturduğu Mükellef Hakları ve İletişim Müdürlüğü ile de doğru bir hamle yapmış. Basın Sorumlusu Mustafa Karaçim ile de sendrom ortadan kalkmış.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR