Tarık ÇAPÇI

Tarık ÇAPÇI

tarikcapci1963

CEZA !

CEZA !

Yazar ve Filozof Albert Camus'un "Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın" sözünü yine maalesef sık sık sosyal medya hesaplarımızda paylaşır olduk.

Evet burada kullandığım "Yine" kelimesi her şeyi anlatıyor aslında !

Çünkü "Yine" gözünü para bürümüşler, ihmalkarlar, görevini yapmayanlar yüzünden canımız yandı.

Ülkemizde ihmaller, vurdum duymazlıklar, denetimsizlikler, caydırıcı olmayan, olanın da doğru düzgün uygulanmadığı cezalarla her yıl ancak üçüncü dünya ülkelerinde yaşayabilen kazalara, facialara ve ölümlere tanık oluyoruz.

En önemlisi bir gün bunların bizim ve sevdiklerimizin de başına gelebileceğini düşünüp endişeleniyoruz.

Depremler başta olmak üzere yaşadığımız her felaketin, kazanın nedeni ihmaller, denetimsizlik ve caydırıcı olmayan cezalardır.

Oysa insan hayatına gereken önemi veren gelişmiş ülkelerde her şey öyle standartlara bağlanmış ve o ülke vatandaşları da o standartlara o kadar dikkatle uyuyorlar ki yaşanabilen doğal felaketler bile çok az kayıpla atlatılıyor.

Japonya'da 7-8 şiddetinde depremde yaşanan can kaybının kat be kat fazlasını ülkemizde sadece bir trafik kazasında kaybedebiliyoruz.

İşte içimizi yakan son yangın felaketinin tek sebebi de hafif, uygulanmayan cezalar ve denetimsizlikti. 

Görevini ihmal eden idarecilerdi yani.

İleri ülkelerin bu konudaki tavrı ve insan hayatına bakışı ile ilgili çarpıcı bir örnekle devam etmek istiyorum.

Ara ara yaptığım yurt dışı gezilerimde bu konuda karşılaştığım birçok durum var.

Birini anlatayım...

Tur otobüsümüzle Viyana'ya doğru yaklaşıyoruz. Şehir karşıdan görününce haliyle bizi de bir heyecan basıyor ve bir an önce o güzel kente ulaşmak için sabırsızlanıyoruz. Şehre 6-7 km kala otobüsün şoförü birden sağa çekip uygun bir yere parkedip indi ve "Sürem doldu 45 dakika buradayız" dedi. 

İleri ülkelerde belli bir süre araç kullandıktan sonra dinlenme zorunluğu var ve bunu araçlara taktıkları aygıtlarla takip ediyorlar.

Biz hemen klasik Türk kafası ! İle şoföre itiraz ettik tabii. "Ya nolucak 6-7 km daha gidiver bizi bekletme burada diye bıdırdanmaya başladık ! 

Şoför de "Eğer devam edersem arabadaki alet tespit eder ve bu son model otobüsü satsam cezasını ödeyemem hele ki bir kaza yaşarsak cezaevinden çıkamayız, devam edelim mi?" Deyince hepimiz "Tamam canım 45 dakika bekleyiveririz nolucak" diye anında geri vites yapmıştık.

İşte görüyorsunuz. 

Medeni ülkeler denetliyor ve sorumlularına en ağır cezayı kesiyor.

Bu sayede de oralara saçma sapan ölümler kolay kolay olmuyor. 

Çünkü insan hayatı değerli.

O ülkelerde bu konuda asla taviz olmuyor.

Zaman zaman toplumumuzun ahlak ve dürüstlük seviyesi tartışıyoruz.

Evet bu da önemli, son yıllarda yaşanan dejenerasyonla bu seviyenin düştüğü acı bir gerçek. 

Ancak yaşadıklarımızda tek sebep bu değil.

Medeni ülkelerdeki insanlar sanıldığı gibi bizden ahlaklı falan değiller.

Zaman içinde sert kurallarla uymak zorunda kalarak her konuda dikkatli olmaya başlamışlar.

Aldıkları eğitim de tabii ki çok önemli.

Ancak eğitim ve ahlak kadar cezaların caydırıcılığı ve uygulanıyor olması etken. 

İşte bu yüzden de bizim ülke olarak insan hayatını koruyan adımları hızlıca atmamız gerekiyor.

Aksi takdirde çok büyük savaşlarda bile yaşanmayan kayıpları birilerinin para hırsı, birilerinin ihmali ile yaşamaya devam ederiz.

Bunun baş sorumluları da her olay sonrası olduğu gibi birbirlerini suçlamaya ve önlem almamaya devam ederler.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ