DÜNYADA ÖRNEĞİ YOK !
- 19-05-2025 09:17
- 19-05-2025 19:26
Süper Lig şampiyonun belli olmasının ardından farklı kentlerde yapılmak istenen kutlamalar ve şehir kulübü taraftarlarının o kutlamalara müdahaleleri yine tartışma konusu oldu.
Evet Türkiye'de enteresan ve Türk futbolunun yerinde saymasına neden olan bir taraftarlık anlayışı var ve bunun dünyada örneği yok.
Kendi kentinin kulübüne sırtını dönüp stadını geçtim şehrine bile gitmediği semt kulüplerini destekleyen kesimden bahsediyorum.
Sınıf, okul, mahalle veya kendisinin ait olduğu herhangi bir alandaki yarışmalarda karşı tarafı temsil edeni asla desteklemeyen insanlar, söz konusu futbol kulübü taraftarlığı olunca bunun tam tersini yapıyor.
Çünkü bu taraftarlık anlayışı tamamen başarıya endeksli.
Vefayla, aidiyetle renk aşkıyla uzaktan yakından ilgisi yok.
O duygular Anadolu kulüplerinin taraftarlarında var.
Birde üçüzlerin Anadoludaki seyircileri "Başarıyla ilgisi yok, babadan miras" diye savunma yapmaya çalışıyorlar.
Arkadaşım o kupalar olmasaydı senin baban da o takımı tutmazdı diyoruz.
Bunu idrak edemiyorlar!
Evet bugün ülkenin çoğu Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş'ı destekliyor.
Çünkü şampiyonluklar, kupalar kazanıyorlar.
Bugün bu kulüpler değil de Zeytinburnu, Feriköy. Beykoz o şampiyonlukları kazanmış olsaydı, şu anki FBLİ, GSLİ BJKLİlerin hepsi bu kulüpleri destekliyor olacaktı.
Yani 30 milyon ! Feriköylü, 30 Milyon Beykozlu, bir o kadar da Zeytinburnulu ile yaşayacaktık !
Sözde ulusal medyada yıllardır son gaz bu kulüplerin taraftarı olmayı insanlara empoze ediyor.
Evet bunun dünyada örneği yok dedik.
Romalı, Napolili biri asla Juventus'u, Milan'ı, Dortmundlu, Bayern Münih'i, Liverpollu, Arsenal'i asla desteklemez.
Hadi bunlar büyük kulüp.
Madrid'te yüksek bir binaya çıksanız görülen Getafe'nin semtinde kimse dünyanın en büyük kulübü Real Madrid'i desteklemez.
Herkes Getafelidir.
İngiltere'de durum aynı.
Takımı bilmem kaçıncı ligde diye dibindeki Chealse'nin, Arsenal'in Manchester Ünited'ın peşine takılmaz insanlar.
Semtinin kulübünü destekler.
Çünkü aidiyete, vefaya ve mantığa uygun hareket ederler.
Türkiye'den daha çarpıcı bir örnek vereyim.
Doğup büyüyüp 60 sene Münih'te yaşamış elin Alman'ı Alanya'ya taşınıyor, ve "Ben artık buralıyım" deyip Alanyaspor'u destekliyor.
Ama gelin görün ki doğma büyüme Alanyalı kendi kulübü yerine 800 km uzaklıktaki bir şehrin semt kulüplerinin peşine takılmış gidiyor.
Cidden psikiyatri araştırmalarına konu olacak bir durum bu.
Soruyorsun
Kendi kentinin veya ilçesinin kulübü başarısızmış.
Ee o başarısızlık da senin gibiler yüzünden zaten.
Bugün herkes kendi şehrinin kulübüne destek verse her kulüp güçlenir ve Türk futbolunun başarısı üç kulübe endeksli olmaz ve böyle de yerinde saymaz.
Bugün Türk takımları futboldan çok Mehter Takımı gibi bir ileri iki geri gidiyorsa bu üç lokomotif kulüp ve onların peşine takılmış milyonlar yüzündendir.
Ya hepsini geçtim Bursa'da Bursaspor gibi bir kulüp varken gidip İstanbul'un semt kulüplerini desteklemek nedir?
Moda tabirle nasıl bir kafadır, aymazlıktır?
Şehrimizde her şeyiyle ülkeyi geçtim dünya çapında ses getiren bir kulüp varken, onu bırakıp başka bir şehrin semtini temsil eden takımları tutmak cidden saçmalık.
Başkalarının çocuğunun başarısı hiç kendi çocuğunuz gibi olur mı, aynı tadı verir mi?
Bu tartışmasız gerçekler umrunda olmayanlar ve başarıya endeksli suni taraftarlıkta ısrar edenler şunu iyi bilmeliler ki, Bugünün tarihi 19 Mayıs'a uygun tabirle gaflet, delalet ve hıyanet içinde olabilirler; ancak sevmiyorlarsa da şehir kulüplerine ve taraftarının hassasiyetlerine saygı duymak zorundalar.
Zira şehre aidiyet hissedenler yani şehrin sahibi onlar olduğuna göre kuralları koyanlar da onlar olacaktır.
Kuralları da belli.
Kutlama yapıp eğlenmek isteyen için İstanbul orada.
Her türlü ulaşım imkanı da var.
"Gidin orada ne yaparsanız yapın" diyorlar.
Katılmamak elde değil.