<div><span>Yazılı basında okunan haberlerden bazılarını aşağıda sunmaktayız:</span><span>Almanya'nın en kalabalık eyaleti Kuzey Ren Vestfalya'da onaylanan yasa, polise olağanüstü yetkiler getirdi. Buna göre; polis, şüphelileri 28 gün gözaltında tutabilecek ve kişilerin dijital mesajlaşma proğramlarını takip edebilecek.</span><span>Teröristlere geniş özgürlük tanınan bu ülkede, yasa gerekçesi olası terör ve benzeri suçların varlığı olsa da, rejimin yolculuğu nereye?</span><span>Danimarka'da vatandaşlığa kabul edilme töreninde 'el sıkışma' şartı getiren yasa 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren yürürlüğe girdi. Yasanın amacı, dini kurallar gerekçesiyle karşı cinse dokunmaktan kaçınan müslümanların vatandaşlığa kabulüne engel olmak (İslamafobi).</span><span>Yaşadığı coğrafi bölgeden, renginden, inancından veya dilinden dolayı kendisini üstün görenlerin giderek katılaştığı bir evrim içindeyiz.</span><span>Toplumların davranışları, yasalara yol göstermekte ve uygulamaya koyulmaktadır. </span><span>Yukarıda başlangıçta verilen örnekleri çoğaltmanın kolaylığına yönelmeyeceğiz. </span><span>Görülüyor ki, sınıf veya zümre diktatörlüğü yerine; ırk, din ve coğrafi alandan filizlenen pusulası karanlığa sapmış bir akım güçlenmektedir.</span><span>Artık, üstün gücün hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü olmadığı, terör üreten, terör destekleyen ve onlarla birlikte üstte belirtilen diktatörlüğün sosyolojik bir gerçeklik olarak, acı da olsa gözlerde bozukluk yoksa, görmezlikten gelinemez.</span><span>Çoğulcu demokrasiye sahip devletlerde anayasalar sınıf ve zümre diktatörlüğü yasaklanmış olsa da, bu rejimden uzaklaşılarak ırk, din ve coğrafi alandan olanların eğemenliği ele geçirmeleri, siyasi partilerin varlığına rağmen mümkün görülmemektedir.</span><span>Bu durum giderek, ülke içinde üstün gücün bu kesimlerin elinde toplanması ve toplumun diğer kesiminin eğemenliğin kullanılmasından dışlanması anlamına gelir. Bunun sebebi, derin bir ayrılıkçılık içine düşmüş olmalarıdır.</span><span>Yeni yüzyılda, yeni bir kavram üretildiğine tanıklık etmekteyiz. Bu kavramın adlandırılmasını gelecek gösterecektir.</span><span>Açıklanan böylesi bir otoriteye diz çökmüş ve boyun eğmiş olarak tutsak olanın sonu ya karanlık ya da kıyamet olsa gerektir.</span><span>Gülen yüzlerin ağarması ve aydınlık geleceğiniz olması dileklerimizle saygılarımızı sunarız.</span></div>