<div><span>Ülkemizin en önemli sıkıntılarından biri projeye uymama ve denetimsizliktir. </span><span>Aslında bu iki unsur birbirini izlemektedir. </span><span>Sonuçta ortaya çıkan maddi, manevi kayıplar ve acılar derin izler bırakmaktadır.</span><span>Yakın zamanda meydana gelen İstanbul Kartal'daki bina çökmesi olayı bu yazımın temeli olacak. Aslında zikredeceğim facialar, bu hesapsızlığın ve denetimsizliğin somut sonuçları.</span><span>Yıllar önce 3 Ocak 1983'te Diyarbakır'da Hicret Apartmanı çöktü. 84 kişi hayatını kaybetti. </span><span>Binayı yapan müteahhitin esas mesleği kasaplık imiş. Binanın yeri şu anda yeşil alan olarak düzenlenmiş.</span><span>İkinci benzer olay Konya'daki Zümrüt Apartmanı. 24 Şubat 2004 tarihinde binanın çökmesi sonucu 92 kişi enkaz altında kaldı. 30 kişi de yaralandı.</span><span>Üçüncü olay ise; 1998 yılında inşa edilen Kartal'daki Yeşilyurt Apartmanı'nın 6 Şubat 2019'da çökmesi. </span><span>Çökmenin meydana gelmesinden çok kısa bir süre sonra, televizyonlar olay yerinden canlı yayın yapmaya başladılar. Devlet katından herkes konuyla ilgilendi. AFAD ekipleri yetişti. Kurtarma çalışmaları başladı. 5 gün sürenin sonunda ortaya çıkan tablo, yok olmuş bir 7 katlı bina, 21 ölü ve 12 yaralı.</span><span>Bu vesileyle 1999 yılında meydana gelen Marmara ve Düzce depremlerini de mercek altına almak gerekiyor. </span><span>Gerek deprem, gerekse kendiliğinden yıkılmalarda ortak sorun; inşaat kalitesi. </span><span>Buna yakın olarak projeye uymamak. </span><span>Örneğin Kartal'daki binada kaçak 3 kat atılmış. En alt kat tekstil atölyesi olarak kullanılıyormuş. Söylenenlere göre tezgah yerleşimi için kolonlardan kesilenler olmuş. </span><span>Bu işlemi Avcılar'daki depremde bazı binalarda somut olarak gördük.</span><span>Bu büyük ölçekli yıkımlar dışında, temel açmanın yeterli önlemi önlem almadan yapılması nedeniyle bitişik veya yakın binaların çökmesi. </span><span>Şimdi bir de İmar Barış'ı (İmar Affı) konusu var. 31 Aralık 2018 en son tarih iken, 6 ay uzatıldı.</span><span>Kartal'daki Yeşilyurt Apartmanı çevresindeki 8 binanın da yıkılmasına karar verildi. </span><span>Bütün bu facialar bize ders oldu mu? İlgililer, yetkililer ne yapıyor? Proje, malzeme, yetişkin iş gücü, zemin etüdleri, zemin güçlendirmeleri önemseniyor mu? Bunların tümüne evet demek isterdim. </span><span>Çünkü çok tecrübeli proje bürolarımız, yetişkin mühendislerimiz, çağdaş normlarda yapı malzemelerimiz var. </span><span>Ama tüm unsurlar yeterli olsa da iyi bir yemek yapmak her zaman mümkün olmuyor.</span><span>Bunun için öncelikle Yapı konusunda kurallara kesinlikle uyulması gerekiyor. Örnek ise Japonya </span><span>Yüksek şiddette depremlerde bile binalar sallanıyor ama tek çatlak bile oluşmuyor. </span><span>Ülkemizdeki yapılar da böyle olabilir. </span><span>Çok yüksek dayanım ve dayanıklılık isteyen Nükleer Enerji Tesisleri yapmaya başlayan bir memlekette bu başarılmalıdır. </span><span>O zaman; bu acılar, bu kayıplar yaşanmayacaktır.</span><span>Kalın sağlıcakla </span></div>