<div>Geçen kısa sürede korumacılık hakkında küresel bazda çok önemli makalelerin yayımlandığına şahit olduk. </div> <div>Mutabık olunan şey, artık her toplumun kendine yetecek üretimi ne pahasına olursa olsun gerçekleştirmeyi hedefleyeceği ve başka ülkelere bağımlı kalmaktan kaçınacağıdır.</div> <div>Daha önce yatırıma değer görülmeyen işler için toplumlar şimdi “ne yapabiliriz?” derdine düşmüş durumdadır.</div> <div>Tedarikin garanti altına alınmasını hedefleyen bu arayışın, tüketici ve şirketlerin aleyhine sonuçları olacağı söylenmektedir.</div> <div>Tüketicilerin istediği kaliteyi, istediği fiyata bulma noktasında zorluk yaşayacağı tahmin edilmektedir. Ürünlerin fiyatının artması tüketimi de azaltacağını iddia edenler vardır.</div> <div>Bu eğilimin şirket karlılıklarının düşmesine neden olacağı ve buna bağlı olarak küresel boyutta kredi geri ödemelerinde problem yaşanabileceğini savlayanlar da ortadadır.</div> <div>Karlılığın düşmesinin bir önemli etkisinin de hisse senedi değerlerinde önümüzdeki on yılda düşüş eğiliminin sürmesi şeklinde kendisini göstereceğini belirten yazılar da mevcuttur. Bu durumun haliyle finansman sorunlarına neden olması beklenir.</div> <div>Gelinen noktada üretim yatırımlarına mal ve hizmet üreten kişi ve kuruluşların bir süre talep gelebileceği düşünülebilir.</div> <div>Ancak sanayi yapısı ihracata dönük belli sektörlerde yoğunlaşmış olan bizim gibi ülkelerin bu süreçten tam olarak nasıl etkileneceği bir soru işaretidir.</div> <div>Görüldüğü kadarıyla üretim kabiliyetimizin hızla çeşitlendirilmesi gerekmektedir.</div>