<div>Bu yaklaşıma göre insan yaratıcı değil, üreticidir. “Yoktan var etmeyi” yaratıcılık olarak adlandırmaktayız.</div> <div>Ancak gelişen süreçte insanların yaratıcı olduğu alanları görebilmekteyiz.</div> <div>Mesela yaklaşık 20 yılda insanoğlu para yaratmanın sayısız yolunu bulmuştur. Akla gelmeyecek kağıt oyunlarıyla trilyonlarca dolar değerinde para yaratılmış durumdadır.</div> <div>Bu paraların insanlara bazen direkt olarak dağıtıldığını bazen de indirekt ulaştırıldığına şahit olduk.</div> <div>Hele hele pandemiden sonra neredeyse dünya yıllık gayrı safi milli hasılası kadar bir büyüklükte para yaratıldı.</div> <div>Eskiden para basılarak yaratılırdı. Bir ara para karşılığı değerli kağıtlar basılarak bu işlem gerçekleşmekteydi. Son yıllarda bu işlemler sadece ekranda yapılır hale gelmişti.</div> <div>Bugün Merkez Bankaları para basımını tamamen durdurdu desek yeri vardır. Dijital ortamda yükleme yaparak ekranda görüntülenen değerlerden bahis ediyoruz. Ekranda yaratıcılığın sınırı yoktur.</div> <div>Bu sayede borca batan, tüketen kurum ve bireyler oluşmuş ve sistem tamamıyla karşılığı olmayan yükümlülüklere gark olmuştur.</div> <div>Borç alanın güçlü olduğu, borç verenin karşı tarafı yüzdürdüğü bir dinamiğe mahkum bir dünya yaratılmıştır.</div> <div>Bu düzenin böyle gidemeyeceğini, gitmemesi gerektiğini aklı olan herkes söylese de dinamiğin bozulmaması için küresel düzeyde elden gelen her şey yapılmaktadır.</div> <div>Görünen, insanoğlunun bu alanda yaratıcılığının sonuna geldiğidir.</div> <div>Şu anlaşılıyor ki, bizler gibi sınırı, tatmini olmayan mahlukların yaratıcılığa soyunması çok tehlikeli sonuçlar doğurabilmektedir.</div>