<div></div> <div>Ekmek yüzyıllardır siyasi mücadelelerin merkezine oturmuştur.</div> <div>Tabi siyasi dediğimizde sınıf mücadelelerini de içine almaktadır.</div> <div>Herkes ekmeği uğruna çalışmak ve çabalamaktadır.</div> <div>Gelinen noktada ekmek mücadelesinden kasıt sofrada ekmek olmasından çok, genel refah seviyesinin yükselmesinin mücadelesidir.</div> <div>Bugün ülkemizde yaşayan yaklaşık 83 milyon vatandaş açlıktan ölmediğine göre bir şekilde yiyecek ekmek bulabilmektedir.</div> <div>Ancak bu durum “evime ekmek götüremiyorum”, “açız” diyen vatandaşların iddiasını geçersiz kılıyor gibi görülmemelidir.</div> <div>Tartıştığımız konu ideal şartlarda yaşamak değildir; iyi bir eğitim, sağlık hizmeti vb. taleplerin yerine gelmesi veya bir insanın işinin gücünün olması vb.</div> <div>Bazı sorulara cevap vererek insanımızın durumu kolayca ortaya koyulabilir.</div> <div>Toplumumuzda borcu olmayan kaç kişi bulunmaktadır?</div> <div>Kaç kişi borcunu kapatabilecek durumdadır?</div> <div>Kaç kişinin geliri giderini karşılamaktadır?</div> <div>Aynı soruyu şirketlerimiz için de sorabiliriz.</div> <div>Bugün insanımız, özel sektör şirketlerimiz borca batıktır.</div> <div>Hesaba oturulduğu anda toplumun genelinin ekmeğe muhtaç olduğu gerçeğiyle yüzleşilecektir.</div> <div>Günümüzde borçların bir şekilde yüzdürülüyor olması, bireysel ya da kurumsal bilançoların ekside olduğu gerçeğini değiştirmez.</div> <div>Sofrada ekmek var ancak cepler boştur.</div>