<div>Bu adımın bir gerek olduğunu ancak yeter şart olmadı­ğını, sonrasında yapısal sorunların çözülmesinin bir ge­reklilik olduğundan bahis etmiştik.</div> <div>Yapısal sorunlar yıllardır ülkemizin gündeminde tartışıl­maktadır. Her kriz sonrasında bazı yapısal sorunlara el atı­lır ve bu adımın rüzgarıyla beklentiler değişir. 2001 -2002 arasında Türkiye çok önemli yapısal düzenle­meler gerçekleştirmişti, bir başka deyişle acı ilacı içmişti. Görünen bir yıl içerisinde yeniden ben­zer bir yapısal iyileşme sürecine gireceğimizdir.</div> <div>Bu noktada sadece kamuda gerçekleşecek yapısal dönüşümün bu sefer kafi gelmeyeceğini söylemek durumunda­yız. Küresel ticarette ya­şanan rekabet ortamı göz önüne alındığında ülke sanayi yapımızda sert değişimler olması gerektiği görülmektedir.</div> <div>Son bir yıl içerisinde işçiliğe gelen maliyet artışları verimlilik noktasında sana­yicileri bir şeyler yapmaya zorlamaktadır. Yoksa, siyasi sta­bilitenin sağlanması ve yapısal iyileşme döneminde TL’nin değerlenmeye başlamasıyla rekabet gücü ortadan kalkacaktır.</div> <div>Vakit kaybetmeden, her sektöre ait stratejik planların tüm bileşenlerin katkısıyla oluşturulması gerekmektedir. Enerji, ulaştırma projelerinin irdelenmesi bu noktada top­lumun kayıplarının geri kazanılması bir olmazsa olmaz olarak karşımıza çıkmaktadır. Ham madde temini noktasında kamu ve özel sektörün bir plan oluşturması bir ihtiyaçtır. Nere­den ne sağladığımızı ortaya koyarak alternatiflerinin oluş­masında devletin özel sektöre yardım ve rehberlik etmesi bu planın önemli bir adımı olacaktır.</div> <div>Önemli bir problemin de in­san kaynağı noktasında oluştu­ğunu söylemeliyiz. Bugün ül­kemiz yetişmiş insan kaynağını yurt dışına kaptırmaktadır. Her geçen gün daha fazla iş bilen, eğitimli insanımız daha iyi şartlarda, daha iyi işler yapabilmek maksadıyla vatan toprağından ayrı düşmek­tedir. Bu haliyle Türkiye okulları ve kurumlarıyla gelişmiş toplumlara eleman hazırlayan bir duruma gelmiştir. Hızlı bir şekilde bu kan kaybının önüne geçilmelidir.</div> <div>Sadece bankalara para koyarak ekonomik gelişme sağ­lanamaz. Kamu her alanda kemer sıkmayı da içeren bir yapılanmayı gerçekleştirirken, sanayisine destek ve reh­berlik ederek verimlilik ve rekabetçi hale gelmesi sağla­yan politikaları devreye sokmak durumundadır.</div> <div>Zaman sadece kamunun kendi başına aldığı kararları uygulayarak toplumsal başarıya ulaşılacağımız zaman değildir. Önümüzdeki yapısal değişim sürecinin özel sek­törün daha fazla katkı koymasını gerektirecek farklı bir sü­reç olacağı anlaşılmaktadır.</div>