<div>Yıllardır devam eden negatif faiz süreci, dünya tarihinde görülmemiş bir ultra negatif faiz çılgınlığıyla taçlandı. Üzerimizde uygulanan bu deneyi insanoğlu daha önce tatbik etmeyi aklından dahi geçirmemişti.</div> <div>Deneyin çılgınlık safhası olarak adlandırılabilecek yaklaşık son iki yıllık döneminde örtülü hiperenflasyonla emek ve meslek dışında her şeyin fiyatı onlarca defa katlandı. “ Dolar tutanın eli yanacak” diyerek başlayan deneyde en az getiriyi dolara yatırım yapanlar kazandı. TL dolar karşısında sadece % 500 değer kaybetti. Mesela aynı dönemde simidin fiyatı 0,75 TL’ den 12,5 TL’ ye yükseldi. 2021 ortasında 56 TL olan kıymanın kilosunun fiyatını şu dakikada tam olarak bilebilmek imkansız.</div> <div>Üzerimizde uygulanan deneyin sonuçlarının vahim olduğu görülmektedir. Tabi bir avuç insana tarihte görülmemiş bir servet transferinin yapıldığını biliyoruz.</div> <div>Böylesi bir ekonomik iklimde ekonomimiz sadece % 3,8 gelişebiliyor, cari işlemler açığıysa patlıyor.</div> <div>Vatandaş geçim sıkıntısı içerisinde; ancak bir taraftan yollar araç dolu, yeme-içme yeleri adam almıyor.</div> <div>Peki nedir bunun açıklaması?</div> <div>İlk olarak 85 milyon gibi bir büyük nüfusumuz var, ayrıca tahminen 10 milyon göçmen ayrıca 50 milyon civarında bir yabancı turist ağırlıyoruz. Bu kadar nüfus hareketi mekanların dolmasını sağlıyor.</div> <div>Ayrıca vatandaşımız aylık % 8’e varan bir enflasyon varken yükselmiş gecikme faizi % 3 olan kredi kartlarını kullanarak kar etmeye çalışıyor. “Nasılsa araba ve ev alacak hal kalmadı bari yaşayalım” psikolojisi hakim.</div> <div>Gıda ve barınma problemlerine bakarak tecrübe ettiğimiz deneyin sonlarına yaklaştığımızı rahatlıkla ifade edebiliriz. Yaşadığımız “epistemolojik kopuşun “ sürdürülebilirliği kalmamıştır.</div> <div>Eğer acil bir şekilde serbest piyasa ekonomisine dönülmezse, Türkiye üretemez hale gelecektir.</div>