Turquality ile dünya markası yolculuğu

Turquality ile dünya markası yolculuğu

Marka kavramı mutlaka herkese göre farklı tanımlanabilir.

Ama çocukluğumdan beri benim için markanın ürün adı olarak kullanılması gelir.

Bursa’dan örnek vermek gerekirse kebaba İskender denmesi gibi…

Peki Türkiye’de var olan bu markalar dünyaya mal olabildi mi ?

Maalesef ki hayır.

Dünyanın ilk 500 markası içinde Türk markası bulunmadığına dikkat çeken Marka Konseyi Yönetim Marka Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı ve Marka Danışmanı Güven Borça’nın da dediği gibi, Türkiye’nin artık ‘Ben fabrikayı kurayım da Allah kerim’ mantığından kurtulması gerekiyor.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) tarafından Türkiye çapında ilk kez hayata geçirilen ve devlet destekleri konusunda özel sektörde farkındalık yaratmayı amaçlayan ‘Destek Kapısı Projesi’nin ilk toplantısı geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdi.

Konusu Markalaşma &Kurumsallaşma olan toplantıda Türk markalarını dünya markası yapmak için devlet tarafından verilen Turquality destek programı hakkında bilgi verildi.

Ekonomi Bakanlığı ile KOSGEB uzmanlarının yer aldığı toplantıda söz alan BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, “Dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmek ve uluslararası rekabette söz sahibi olmak istiyorsak firmalarımızı dünyadaki rekabet koşullarına ayak uydurabilecek bir konuma yükseltmeliyiz” açıklamasında bulundu.

Devletlerin markaları ile var olduğunun altını çizen Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Uzmanı Hüseyin Aydın, bunun en güzel örneğinin de Güney Kore olduğunu ifade etti.

Aydın, markalaşmanın küresel ticaretin vazgeçilmez unsuru olduğunu dile getirdi.

Türkiye’nin 2023 yılı hedeflerini hatırlatan Hüseyin Aydın, bu hedefin katma değerli ihracat ile ulaşılabileceğini gerçeğini vurguladı.

Aydın, bunun da markalaşma ile sağlanacağını hatırlattı.

Girişi bu cümleler ile yapan Hüseyin Aydın, 2015 yılı ilk 100 markasının 26’sının Turquality desteği aldığını söyleyerek, desteğin önemini özetledi.

Yazıya başlarken “Bu Topraklardan Dünya Markası Çıkar mı?” kitabının yazarı Marka Konseyi Yönetim Marka Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı ve Marka Danışmanı Güven Borça’nın sözlerine yer vermiştik.

Aslında benim marka algım ile örtüşen Borça’nın sözlerinden devam edersek, doğru algıyı oluşturmak marka adına çok önemli.

Borça, “Bazen bir ürünü ürün adı ile değil marka ile algılarsınız. Buna birçok örnek verebiliriz. O yüzden de bu algıyı doğru stratejilerle yönetebilmek gerçekten çok önemli” diyor.

Borça önemli bir noktaya da işaret ediyor.

Türkiye’den ulusal markaların çıktığını, bu anlamda kötümser olmamak gerektiğini dile getiren Borça, Bursa’nın ulusal marka çıkaran nadir illerden birisi olduğuna da dikkat çekiyor.

Bu konu daha çok tartışılır.

Bu topraklardan Dünya markası çıkar mı, çıkmaz mı?

Ama devletin Türk markalarını dünya markası yapmak için 2006 yılında hayata geçirdiği Turquality desteği ile Bursa’dan dünya markası çıkmasını bekliyoruz.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ