Gün boyu Bodrum koylarının tadını çıkarab yeşil beyazlı taraftarlar tribünde verdikleri görüntüyle şampiyonluğa soyunmuşlardı.
Maç boyu da müthiş destek verdiler.
Mücadeleye baktığımızda
Mustafa Er'in genç Bodrum takımı karşısında elindeki geniş ve alternatifli kadronun avantajını en iyi şekilde kullandığını gördük. Çok da doğru kullandı. Oyuncu değişiklileri yerindeydi.
İlk 11'deki İneacho ve İsmail tercihleri sürprizdi.
Hakemin başlama düdüğü ile ev sahibi ekip üstünlük kurmak istedi; ancak Bursaspor anında cevap verdi ve oyunun üstünlüğünü daha baştan ele aldı.
Yeşil beyazlılar özellikle Elitim ve Boutrah'ın müthiş oyunuyla tempoyu ayarlayan taraftı. Rakibe alan bırakmadılar, pozisyon vermediler.
Çok iyi yardımlaştılar.
İneacho ilk maçında "Golcü vuruşu nasıl olur"u gösterirken arkadaşlarını golün ardından tribüne götürmesi birliktelik ruhu anlamında çok önemliydi.
İkinci golün ise henüz gereken seviyeye çıkamamış olan Lincoln'den gelmesi önemliydi. Tecrübeli oyuncunun da en az Elitim ve Boutrah kadar sorumluluk alması hücum gücüne yansıyqcaktır.
Bursaspor maç boyu agresif, istediğinde tempoyu artıran, istediğinde rolantiye alan taraftı.
Timsah ikinci yarıda dengeli oyunu tercih etti. Takımda henüz geçen yılki form düzeyine ulaşamamış olanlar da var; ancak daha ligin başı, oynadıkça grafikleri yükselecektir.
Maç boyu koştular, topu doğru koşturdular, iyi mücadele ettiler.
Bu senenin farklarından biri de hem bireysel yetenekler hem de takım ruhu çok iyi harmanlanmış görünüyor.
Tribünle de çok iyi kaynaştıklarını maç sonunda "Buraya kalpler konuldu" bestesini hepbirlikte söyleyişlerinden net olarak izledik.
Aslında Bodrum'da sergilenen mücadele, alınan galibiyet ve tribünle bütünleşme rakiplere bir mesajdı.
Bursaspor camiası ele güne "Bizim hedefimiz Süper Lig. O hedefe ulaşacak güce de fazlasıyla sahibiz."diyordu.
Bu hafta Iğdır maçında 50 bin kişi ve muhteşem şovlar ve yine 3 puanla bu mesaj daha da net verilecektir.