<p>Uludağ 2.543 metre yüksekliği ile kuzey–batı Anadolu'nun en yüksek zirvesini oluşturmaktadır. Bu yönü ile amatör dağcıların ve trekking yapanların uğrak yerlerindendir. Uludağ 1961 yılında Milli Park ilan edilmiştir. Alanı 12.762 hektardır. Uludağ Milli Parkı kayak sporları merkezi olmanın yanı sıra, zirvede bulunan buzul devri izlerinden olan sirk gölleri (4 adet), sadece Uludağ'da bulunan 19 adet bitki türü ve dünyada ender rastlanılan Apollon kelebeği ile de dikkat çekmektedir. Uludağ'da 800'e yakın farklı bitki türü bulunmaktadır. Bizans öncesinde Olimpos olarak anılan dağ, Bizans döneminde manastırlarla dolu olduğu için Keşiş Dağı olarak da isimlendirilmiştir.</p> <p>Olağanüstü doğal yapısı, flora ve faunasının zenginliği ile bilinen Uludağ Milli Parkı'nda 2'si kamplı olmak üzere 4 adet kullanım alanı mevcuttur. Bunlar; Sarıalan, Çobankaya, Kirazlıyayla ve Karabelen kamp ve günübirlik kullanım alanlarıdır. Uludağ'da kayak sporu ve turizme yönelik 17 adet turistik tesis mevcuttur. Ayrıca çeşitli kamu kurumlarına ait 16 adet tesis bulunmaktadır.</p> <p>Uludağ’a sabahleyin taksi-dolmuşlara binerek karayolu ile çıkabilirsiniz. Dönüşünüzü teleferik ile yapabilirsiniz. Ya da teleferik ile Uludağ’a çıkıp, taksi dolmuşlarla karayolundan dönüş yapabilirsiniz. Dönüş yolunuz üzerinde bulunan İnkaya Anıt Ağacı’nda bir kahve – çay molası vermek üzere inebilir ve daha sonra bir başka dolmuşla Çekirge’ye ulaşabilirsiniz. Otelinizde dinlendikten sonra yapacağınız bir hamam (kaplıca) defası bütün yorgunluğunuzu üzerinizden atacaktır.</p> <p>Uludağ, sadece Bursa’nın değil tüm Türkiye’nin önemli turizm, kayak ve eğlence merkezlerinden biridir. Özellikle kış turizmi açısından oldukça hareketli olan Uludağ’ı vaktiniz varsa görmenizi, bir gününüzü ayırmanızı tavsiye ediyoruz.</p> <p>Bursa’ya gelmişken Uludağ’ı görmeden gitmek ve Teleferik’e binmemek büyük bir kayıp. Hele hava açıksa teleferik yolculuğu oldukça keyifli olur. Şehriyle, ovasıyla bütün Bursa’yı aynı anda görebilir, fotoğraflayabilirsiniz. Kimi zaman çam ve kestane ağaçlarını yalayarak kimi zaman da “<em>Kaynana Çukuru</em>” gibi derin uçurumları geçerek Uludağ’a ulaşabilirsiniz. Bu arada her direk geçişinde teleferiğin biraz sallandığını hatırlatalım ki bu sizi korkutmasın. </p> <p>Eğer hava kapalı veya yağmurlu ise topraktan fışkıran o tertemiz oksijeni içinize çekerek çayınızı yudumlayabilirsiniz. Ya da kar tutmuşsa oteller bölgesinden kiralayacağınız kayak takımlarıyla Uludağ’ın keyfini kayarak çıkarabilirsiniz.</p> <p>Değişiklik olsun isterseniz ki tavsiye ederiz; Sarıalan’dan iki kişilik telesiyejlere binerek biraz daha ilerideki Çobankaya Yaylası’na ulaşabilirsiniz.. Bu küçük teleferiklerle romantik ve keyifli bir yolculuk yapmayı ve Çobankaya’ya ulaştığınızda ovadan Uludağ’ın en yüksek yeri olan Bakacak mevkiinde yorgunluk çayı içmeyi sakın unutmayın. Hava açıksa Marmara Denizi’ni hatta İstanbul’un siluetini dahi bu tepeden görebilirsiniz. Tabii ki kış mevsimindeyseniz, kayaklarınız da yanınızda ise kaymayı asla unutmayınız.</p>