Bursa basınının büyük kaybı: usta kalem Erdal Özdür vefat etti

Bursa basınının duayen gazetecilerinden Erdal Özdür hayatını kaybetti. Özdür, özellikle Bursa yerel basınında bıraktığı izlerle tanınıyordu.

Bursa basınının büyük kaybı: usta kalem Erdal Özdür vefat etti

Yarım asrı aşan meslek hayatıyla Bursa’nın yerel hafızasına ışık tutan Bursa Gazeteciler Cemiyeti’nin üyesi ve Bursa Hakimiyet Gazetesi köşe yazarı duayen gazeteci Erdal Özdür, yaşamını yitirdi.

Bursa basınının duayen isimlerinden Erdal Özdür, geçirdiği rahatsızlık sonucu kaldırıldığı hastanede vefat etti. Uzun yıllar basın sektöründe görev yapan Özdür’ün vefatı, meslektaşları ve okurları arasında derin üzüntü yarattı.

Özdür, özellikle Bursa yerel basınında bıraktığı izlerle tanınıyordu.

Bursa Gazeteciler Cemiyeti'nin paylaştığı mesaj şöyle: "Bursa Gazeteciler Cemiyetimizin üyesi, duayen gazeteci Erdal Özdür geçirdiği rahatsızlık sonucu kaldırıldığı hastanede vefat etmiştir. Cenaze törenine ilişkin bilgiler kesinleştiğinde paylaşılacaktır. Merhuma Allahtan rahmet, ailesine ve basın camiamıza başsağlığı diliyoruz."

turkhaber.com ailesi olarak biz de: Merhuma Allah tan rahmet, ailesine ve basın camiamıza başsağlığı diliyoruz.

ERDAL ÖZDÜR KİMDİR? 

Bursa Ansiklopedisi'nde yer alan bilgilere göre:

​Erdal Özdür, 1945 yılında Bursa'da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Bursa'da tamamladı. Öğrencilik yıllarından itibaren gazeteciliğe ilgi duymaya başladı.

​Mesleki Kariyeri

​Gazetecilik kariyerine Yeni Ant gazetesinin sanat sayfasında yayımlanan röportajlarıyla adım attı. Profesyonel meslek hayatına dair kronolojik bilgiler şöyledir:

​1 Nisan 1964: Haber gazetesinde muhabir olarak işe başladı.

​İlerleyen Yıllar: Sırasıyla Millet, Bursa Hakimiyet ve Hakimiyet gazetelerinde görev yaptı.

​1990: Serbest yazar olarak Bursa Hakimiyet'e geri döndü.

​1994: Magazin müdürlüğü görevine getirildi.

​1997: Gazetenin adı Bursa 2000 olarak değiştikten sonra da magazin müdürlüğü görevini 1997 yılına kadar sürdürdü ve sonrasında yazar olarak çalışmaya devam etti.

Bursa'nın "Erdal abi"siydi. 

2000 yılından sonra ise Bursa Hakimiyet Gazetesi'nde Erdal Abi adlı köşesinde Bursalıların yerel ve idari yönetimlerin sorumluluğunda olan alanlardaki sorunlarını bildirdiği ve ilgili kurumların da çözüm ürettiği köşe ile mesleki kariyerinde yeni bir vizyon üstlendi. Hafta sonları ise Bursa ile ilgili tarih, kültür, sanat ve kentte iz bırakanları konu aldığı yazılarını Bursalılarla paylaşıyordu. 

Erdal Özdür, meslek hayatı boyunca farklı mecralarda görev alarak gazeteciliğin her alanında aktif rol üstlendi. Röportajlardan köşe yazılarına, canlı yayınlardan saha haberciliğine kadar geniş bir yelpazede çalışan Özdür, Bursa basınının “usta kalemleri” arasında gösteriliyordu.  

​Sanat Hayatı ve Başarıları

​Bursa basınında magazin gazeteciliğinin öncüsü ve ustası olarak kabul edilen Özdür, aynı zamanda fotoğraf sanatı alanında da tanınan bir isimdir.

​Sergiler: 1980 ve 1990 yıllarında Devlet Güzel Sanatlar Galerisi'nde "Görüntüler" adıyla fotoğraf sergileri açtı.

​25. Yıl Jübilesi: 1990 yılında meslekteki 25. yılını doldurması vesilesiyle bir saydam gösterisi düzenledi.

​Ödüller: Bursa Gazeteciler Cemiyeti ve çeşitli kuruluşlar tarafından pek çok kez ödüllendirildi.

​Tek kızı Özge Özdür Emir'in babası olan Erdal Özdür, Sürekli Basın Kartı sahibiydi.

SON YAZISI BURSA GAZETECİLER CEMİYETİ’NİN MARMARA BAYRAM GAZETESİ’NDE

Son köşe yazısını, Bursa Gazeteciler Cemiyeti tarafında Ramazan Bayramı'nın birinci günü yayınlanacak olan Marmara Bayram Gazetesi için yazdı. Erdal Özdür, “Para Parra Parrra!”  başlıklı köşe yazısında Bursalılarla şu görüşleri paylaştı:

Para Parra Parrra!” 

 “Para parra parrra / Varlığı bir dert, yokluğu yara!..”

Aman efendim; bir şenlik, bir şenlik! Haydi eller havaya… Hep beraber!
Ne eğlendik, ne eğlendik; valla hiç sormayın!

80’li yılların bu şen şakrak şarkısını rahmetli Rüçhan Çamay söylerdi.
Şarkının söz ve bestesi sevgili damadı Şanar Yurdatapan’ındı. Şarkı çok tuttu. “Eller havaya, hadi hep beraber”li gecelere coşku kattı.

Sonraki yıllarda şarkıyı Rüçhan Hanım’ın güzel kızı Melike Demirağ da söyleyerek tempoyu iyice artırdı.

Neyse efendim… Önce bayramınızı yürekten kutluyorum. Sonra da varlığı bir dert, yokluğu yara olan para denizine demir atıp dürbünümü ufuktaki belediyelere çeviriyorum (!)

Ufuk biraz karışık… Paralar sis içinde (!)

Yani efendim; sevgili belediye başkanlarımız adeta ateşten gömlek giymiş durumda. Para bol değilse işler emekliyor, yürümüyor. Böyle olunca da suya, ulaşıma, belediyelerin kiradaki mülklerine, satılık arazilere zamlar kaçınılmaz oluyor.

İşte böyle dostlar… Belediye başkanları kıvranıp dururken vatandaş da delik deşik ceplerini yamalamaya çalışıyor. Yani yuvarlanıp gidiyoruz.

Manzara-i umumiye böyleyken, hangi partiden olursa olsun Bursa için elini taşın altına koyan tüm belediye başkanlarına benden on numara, baş yıldız!

Kasalardaki sınırlı parayla iyi günde de kötü günde de yapılabilecek işler ancak bu kadar.

Bu yazıya başlamadan önce internette birkaç habere gözüm takıldı.

Örneğin beni çok mutlu eden bir haber:

Karacabey Belediyesi bir kız voleybol takımı kurmuş.
Kızlar fırtına gibi. İlk maçı kazanmışlar. Ülkenin soğan ambarı olarak bilinen tarım ilçesi Karacabey’de sosyal aktiviteler de art arda sıralanıyormuş.

İlçe tarihinde bu yıl ilk kez kurulan Karacabey Belediyespor Kadın Voleybol Takımı, Bursa Kadınlar Bölgesel Ligi’ndeki ikinci maçında Kestel Gücüspor’u 3-1 mağlup ederek şampiyonluk yolunda iddiasını sürdürmüş.

Karşılaşmayı eşi Deniz Hanım ile birlikte tribünden izleyen Belediye Başkanı Fatih Karabatı, fotoğrafta adeta zevkten dört köşe. Karacabey’in filenin sultanlarıyla gurur duyuyor.

Belediye olarak mavi-siyahlı takıma tam destek vereceklerini açıklayan Karabatı, hedeflerinin önce Play-Off, ardından da Türkiye Voleybol Federasyonu 2. Ligi’ne yükselmek olduğunu söylüyor.

Helal size kızlar!

Karacabey’den bir mini not daha:
Belediye, ilçede arsa, tarla, DSİ taşkın sahası alanları ile iş yeri ve sosyal tesis niteliğindeki toplam 211 taşınmazı açık artırma yöntemiyle kiraya çıkarıyormuş.

Evet… Yazıma boşuna “para parra parrra” başlığı koymadım!

Sevindiren bir not daha: Karacabey Kadınlar Korosu da kurulmuş. Hicazdan nihavente bülbül sesleri uçuşuyormuş.

Aman ne güzel!

Gelelim şehrimize…

Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, yıllar önce eski Başkan Erdem Saker’in projesi olan ve Bursa’nın önemli odak noktalarından Yeşil ve Emir Sultan külliyelerini tarihi kent merkezine, Hanlar Bölgesi’ne bağlayan Setbaşı–Yeşil–Emir Sultan Tarihi Aksını hayata geçirmek için kolları sıvadı.

Emirsultan Camisi çevresindeki geniş çaplı kamulaştırmalar için ise elbette yine o şarkı çalıyor:
“Para parra parrra…”

Kolay gelsin Oktay Bey! Başka ne diyebilirim?

Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de yüksek tempoda çalışmak istiyor ama elbette zorlanıyor. Geçenlerde bir iftar programında Yakın Çevre Yolu, Gürsu ve Ankara Yolu’nda ulaşımı rahatlatacak projelerden söz etti.

Ama ah şu istimlak için harcanacak paralar… Paralar… Açılmasın aralar inşallah!

Evet sevgili okurlarım… Bu yazım için ekran başına oturur oturmaz aklıma gelenler bunlar.

Belediyelerimizin tümünü tek tek ele almaya kalksam sanırım bir ansiklopedi yazmam gerekir.

Hadi kalın sağlıcakla.
Nice güzel bayramlara…

Paralarımız çok ama dertsiz olsun.
Sağlık ve barış dolu bir dünyamız da olsun.”

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR