Çok kez duyduğumuz kurgusal hikayede <strong>Londra'da gece yarısı parkta yürüyen bir genç kızı korkutan bir erkeğe hakimin 7 gün, kızı korkutmanın cezası için ise ilaveten 7 yıl ceza verdiği, bunu da İngiliz kızlarının gece parkta dolaşma özgürlüğüne saldırmanın cezasıdır" şeklinde açıkladığı anlatılır.</strong> Burada toplumun ruhsal durumunun, güven duygusunun önemine vurgu yapılır. <strong>Şayet Haluk Levent iddia edilen suçları işlediyse yani milletin yardım paralarını çaldıysa aynı mantık Haluk Levent için de geçerli olmalı.</strong> Yaşattığı hayal kırıklığının telafisi yok. <strong>Çünkü insanlar O'na samimi olarak güvenmişti.</strong> O güveni sarsmanın milyonlarca insana "Kime güveneceğiz" dedirtmenin bir bedeli olmalı. Haluk Levent şayet suçluysa hırsızlık için 10 yıl, Türk Milletinin güven duygusunu zedelemekten artı 30 yıl ceza almalıdır. O dönem kendisini desteklemiş biri olarak bunu söylüyorum. <strong>Çünkü "Bizden olanın hırsızlığına, yolsuzluğuna susan" karakterlerden değilim.</strong> <strong>Hatta güvenip oy verdiğim ya da bu şekilde yardım topluyor diye destek olduğum; ancak yanlış yapan kim varsa kat be kat fazla ceza alsın isterim. </strong> Tabii ki aynı samimiyeti herkesten de beklerim. Kendi dürüst olmayan bunu başkalarından bekleyemez. Tüm hırsızlara, milletin sırtına binmiş tüm asalaklara karşı milletin birlik olması şarttır.