HEPSİNİ ÜST ÜSTE ! 

HEPSİNİ ÜST ÜSTE ! 
Belli ki birileri Bursaspor'un yükselişinden camiasının duruşundan rahatsız.
Zira lig başladı Bursaspor'un üzerine oyunlar da başladı.
Hem tribüne hem de sahaya oynuyorlar.
Her stadta olan tezahüratları, ihlalleri görmezden gelip söz konusu Bursaspor olunca cezayı yapıştırıyorlar.
O da yetmiyor merdiven olmayan tribünde merdiven boşluğu bırakılmadı diye Bursaspor'a ceza uyduruyorlar.
Bakıyorlar olmuyor bu kez örneği olmayan komik bahanelerle deplasman yasağı getirip taraftarından yoksun bırakıyorlar.
Bursaspor'u en büyük gücü tribününü sindirmeye çalışıyorlar. 
Bunu kimsenin bugüne kadar başamadığını, başaramayacağını idrak da edemiyorlar.
4 milyonluk bir şehri daha da hırslandırdıklarının farkında değiller.
Aslında bizi daha da motive edip iyilik yapıyorlar.
Bu kişiler sahaya da müdahale ediyor.
Talimatlı hakemleri ve VAR'larıyla Bursaspor'u doğruyorlar.
Açık faulleri görmeyip Bursaspor'a gol yedirirken topun ayaktan çıkış zamanını, geometriyi zorlayarak çektikleri komik ofsayt çizgileriyle Bursaspor'un golünü iptal ediyorlar. 
Kurdukları tezgahı her yerde işletmeye başladılar.
Bu zihniyetle akıllıca mücadele edip oyunlarına gelmemeliyiz. Kulübe ceza aldıracak hareketlerden kaçınmalıyız.
Bu dış düşmanlara ilaveten şehrimizde de bit yavruları var.
Başkan Enes Çelik geçtiğimiz günlerde "Bursa'da da Bursaspor'un başarısını istemeyenler var" dedi. 
O ifşa edilmesi gereken 'Hain operasyon çocuklarına' ve dışardan Bursaspor'a engel olmak isteyen odaklara, onların aparatlarına verilecek en güzel cevap Bursaspor'un Süper Lig'e dönüşü orada da yine zirveye oynaması olacaktır.
Düşmanları en çok başarı bozar, başarıya tahammül edemezler.
Onları çıldırtmanın en iyi yolu başarılı olmaktır.
O yüzden camia olarak buna odaklanmak ve kimseyi kaale almamak gerekiyor.
Tahriklere kapılmamak lazım.
Bunu farklı birçok argümanla yapabilirler. Bursaspor'un hakkının yenmesine tabii ki sessiz kalınmamalı. Ancak bunu akıllı, ses getirecek ve ceza aldırmayacak tepkilerle yapabiliriz. 
Mesela Kayseri maçında da aynı şeyler yaşanırsa Bursa'daki ilk maçta hakemin düdüğü ile iki dakika çıt çıkarmayıp sonrasında 50 bin kişilik üçlüyle ve sonrasında "İnadına Teksas'la" iyi bir mesaj verilebilir.
En önemlisi bizim iç birlikteliğimizi, kenetlenmemizi ne olursa olsun tekrar ediyorum ne olursa olsun bozmamamızdır.
BAŞKAN'A VE YÖNETİME GÜVENİN
Bunun yanı sıra rüştünü çoktan ispat etmiş Başkan Enes Çelik'e ve Yönetici arkadaşlarına herkes güvenmeli.
Hâlâ güvenmeyen varsa bunda iyi niyet aramam. Bu adamlar daha ne yapsınlar acaba?
Takım kadrosunda eksik varsa gereğini bugüne kadar yaptıkları gibi yine yaparlar. Bu yüzden sosyal medyayı yangın yerine çevirmenin alemi yok. O medyadaki negatif dil herkesi kötü etkiliyor, şevk kırıyor.
Başkanın "Süper Lig şampiyonluğu zamanı sosyal medya bu kadar aktif olsaydı, o şampiyonluğu kazanamazdık" açıklamasındaki mesajı herkes almalı artık.
Başkan Çelik orada büyük bir tehlikeye dikkat çekiyor aslında. Sosyal medyada yönetim başta olmak üzere hocanın, oyuncuların motivasyonunu düşürücü, şevkini kırıcı söylemlerden kaçınılması gerektiğini aksi takdirde bunun sonuçlarının kötü olabileceğini kibarca ve zekice anlatıyor.
Birazcık zekası olan da anlıyor olmalı.
Bunun tersi davranmaya devam edenler olası sıkıntıların vebalini yüklenirler.
Eminim bunu kimse istemez, cesaret de edemez.
O yüzden şu süreçte olumsuz düşünceleri kendimize saklayıp sadece takıma destek olmaya odaklanmak gerekiyor.
Çok değil sadece 7-8 ay sonra şu kulübü tekrar ait olduğu yere çıkarıp iç ve dış düşmanları üst üste koymanın keyfini hepberaber yaşayacağız inşallah.
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ