Yalnızca eserlerin sergilendiği bir müze olarak değil; sanat, kültür, doğa, düşünce ve bilginin her yaştan insanla buluşacağı yaşayan bir kültür alanı ve okul olarak tasarlanan MüzeOkul, Tankut Öktem’in yaşamını, sanatını ve gelecek kuşaklara bıraktığı evrensel mirası Küçükkumla’dan geleceğe taşıyor. Tankut Öktem’in sanatının merkezi olan Küçükkumla’da açılan MüzeOkul, sanatçının yalnızca eserlerini sergileyen bir müze olmanın ötesinde, yaşayan bir müze ve okul olarak tasarlandı. Sanatçının 50’li yılların sonunda sanatının çok figürlü anıtlar dönemecinde keşfettiği ve bir ömür boyunca Türkiye’deki meydanlardan dünyaya uzanan tüm anıtlarını gerçekleştiren Tankut Öktem’in evrensel bilinci şimdi geleceğe taşınıyor. Küçükkumla’daki Şükrü Alemdar İlkokulu’nda, ilk olan insanın en kıymetli hazinesi kaidesidir; insanın mevcudiyetinin ancak bu temel üzerinde yükseleceği ve kendi özüne dair bilgileri hatırlamakla hayat bulacağı düşüncesinin yazılı olduğu giriş bölümünden başlayan MüzeOkul, sanatçının doğduğu andan itibaren keşif, yükseliş yolculuğunu, geleceğe armağan ettiği eserlerini ve gerçekleştirdiği tüm meydan anıtlarını anlatan salonlarla devam ediyor. “Sonsuz müze, sonsuz okul” anlayışıyla tasarlanan mekanlarda anlaşılanlar, açılışa katılanların izlediği anlatılarla büyük ilgi gördü. Üç yaşında ilk heykelini yapan, altı yaşında “Harika Çocuk” seçilen ve Dünya Sanat Olimpiyatları’nda dünyanın yaşayan en iyi 10 sanatçısından biri seçilen Devlet Sanatçısı Prof. Dr. Tankut Öktem’in; bir sanatçı, hoca ve yeni çağda ihtiyaç duyduğumuz pek çok bilgiye cevap veren bir yaşam rehberi niteliğindeki öğretileri, MüzeOkul’daki okul sıralarında anlaşılmaya açıldı. Tankut Öktem’in yaşam öğretisi, evrensel sanatı ve Cumhuriyet toplum bilinci; Anadolu topraklarından yükselen kolektif hafıza “Çamurdaki Sır – Öğrencileriyiz…” gösterisinin ardından, okul bahçesinde kurulan masalarda, sanatçının ve ailesinin yaşam boyu her yaştan, herkesle paylaştığı gibi, uzun masada yapılan keyifli ikramla devam etti. Tankut Öktem MüzeOkul, “Sanat için önce yaşamı öğrenmek lazım” diyen sanatçının doğaya, sanata ve kültüre dair bilgilerini dört duvardan özgürleştirerek çocuklar, gençler ve merak eden herkesle buluşturmayı amaçlıyor. Onlar, en çok da tutmaz artık denilen zamanlarda tohumları ekmişlerdi. Dışarıda fırtına var diye ülkülerinde hiçbir zaman kırılma yaşamadılar. Kültür öğretilmez, ekilirdi. Kültür, sanat, sevgi öğrencilerin gönüllerinde yeşerdiğinde, o sanatçı ve hoca yaşamaya devam eder. Tankut Öktem MüzeOkul, kültürün, sanatın, doğanın, düşüncenin ve bilimin sonsuz zamanda anlaşılmaya devam edeceği Küçükkumla köyünde her yaştan, herkesle buluşmaya başlıyor. <h3>https://www.turkhaber.com/haber/uluslar-ligi-nde-4-hafta-tamamlandi-4157308.html</h3>