Günümüz endüstriyel futbolunda şehirlerin en büyük sportif markaları olan profesyonel futbol kulüplerini kısa vadede başarıya taşımak mümkündür. Güçlü ekonomik destek, doğru transferler ve etkili yönetimle birkaç sezon içinde sportif başarı yakalanabilir. Ancak bu başarıların büyük bölümü sürdürülebilir değildir. Ülkemizde profesyonel kulüplerde görev yapan yöneticilerin görev süreleri çoğunlukla kısa olmaktadır. Ortalama beş-altı yıllık, bazen ise bundan da kısa süren yönetim dönemleri; uzun vadeli planlamalar yerine kısa vadede sonuç almayı zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle birçok yönetim, altyapı gibi yıllar isteyen yatırımlardan uzak durarak hazır oyunculara yönelmekte, transfer odaklı bir anlayışı tercih etmektedir. Kulüplerin içinde bulunduğu ekonomik ve yönetsel zorluklardan yararlanarak yönetime gelen; ekonomik gücü, statüsü veya siyasi etkisi yüksek kişiler, sponsor desteği ve transfer bütçeleriyle kısa sürede başarılı takımlar oluşturabilmektedir. Bu durum camialarda olumlu bir hava estirse de, başarı çoğu zaman kalıcı olmamaktadır. Çünkü bu model üretime değil, tüketime dayanmaktadır. Hazır oyuncuları yüksek bedellerle transfer ederek başarı aramak, sürekli sponsor desteğine bağımlı kalmak ve her sezon yeniden büyük harcamalar yapmak sürdürülebilir bir futbol modeli değildir. Gün gelir yöneticilerin enerjisi tükenir, ekonomik destek azalır veya yöneticiler farklı hedeflere yönelerek kulüpten ayrılır. Geriye ise ağır borç yükü, zayıflamış bir altyapı ve geleceğini kaybetmiş bir kulüp kalır. Bugün ülkemizde geçmişte büyük başarılar yaşamış birçok profesyonel kulüp bunun en somut örneğidir. Bir zamanların popüler ve güçlü takımları, yanlış yönetim anlayışları nedeniyle büyük borç yükleri altında var olma mücadelesi vermektedir. Oysa gerçek başarı; kısa vadeli transfer politikalarında değil, uzun vadeli altyapı yatırımlarındadır. Bu tüketim ve popüler kültürün zararları ve ziyanları bir çok kulüpte yaşanılıp görülmesine rağmen hala denenmiş sonucu hüsran olan ülke futboluna ve kulüplere büyük zararlar açan bu futbol eko sistemindeki tüketim ve içi boş popülerte kültüründen vazgeçmiyoruz inanılır gibi değil. <strong>Deniz Bitmek Üzere, Net Çözüm;</strong> Profesyonel kulüpler,kuracağı sistemle, çağdaş standartlara uygun tesisler oluşturmalı; çocuk ve genç oyuncular için güvenli,sağlıklı, planlı ve bilimsel gelişim ortamları hazırlamalıdır. Liyakat esas alınmalı, kulüp kültürü oluşturulmalı, eğitim kalitesi yükseltilmeli, spor bilimi ve teknolojisi futbol eğitimine entegre edilmelidir. Amaç sadece oyuncu yetiştirmek değil; karakterli, donanımlı yöneticiler,devlet adamları,iş insanları,vatanını milletini kültürünü seven,şehrin ve kulübün değerlerine sahip çıkan taraftarlar ve üst düzey futbolcular yetiştirebilmektir. Altyapıdan yetişen futbolcular yalnızca A takıma sportif katkı sağlamaz. Aynı zamanda kulübün ekonomik sürdürülebilirliğinin de en önemli gücüdür. Kendi oyuncusunu üreten kulüpler hem transfer giderlerini azaltır hem de yetiştirdiği futbolcuları dünya futboluna kazandırarak önemli gelir elde eder. Unutulmamalıdır ki; profesyonel futbolun temeli çocuk ve genç futboludur. Geleceği kurtarmanın yolu, bugünü tüketmekten değil; çocuklara, gençlere ve altyapıya yatırım yapmaktan geçer. Güçlü kulüpler, transferle değil; altyapıyla büyür. Sürdürülebilir başarı, tüketen değil üreten futbol kültürüyle mümkündür. Şemsi Hoca Temel Futbol Eğitim Uzmanı