Oysa adaleti temsil eden heykel bir kadın. Bilirsiniz hani gözleri bağlı ,bir elinde terazi bir elinde kılıç olan. Adı da Themis. Hoş kendisi bir Türk değil. Zaten bu mitolojik karakter bir Türk olsaydı adı kesin Themis olmaz Hamza, Mustafa veya İbrahim olurdu. Kısacası adalet bir kadınla değil pek tabii bir erkekle simgelenirdi. Ama hukukun evrenselliği söz konusu olunca çok içimize sinmese de biz de Themis ile adaleti dağıtır olduk veya öyle sandık.
Themis’in gözleri kapalıdır. Bunun sebebi elbette adalet söz konusuysa hiçbir ayrımın söz konusu olamayacağıdır. Bana göre ise Themis’in gözlerinin artık bu yaşananlara daha fazla seyirci kalamıyor olmasıdır.
Yani kadının yüreği hem cinslerinin eşleri tarafından katledilmesini kaldıramıyor. Yürekli olmak önemli bir meseledir. Bir insanda angut kadar yürek illa olacak. Angut küçücük bir kuş. Yere inerken rüzgarı arkadan aldığı için biraz lambur lumbur inişi var , bir kartal gibi de konamıyor kabul ama ondaki yürekte pek az canlıda var.
Eşini kaybeden angut eşinin başından kendi canı pahasına da olsa asla ayrılmıyor. Gözünüde eşinin üstünden bir an olsun ayırmıyor. Yırtıcı bir hayvan veya bir avcı gelse bile gözünü kırpmadan eşine bakıyor. Zaten kendisi de tek eşli. Yedi yıl eşini bekliyor hoş ömrü de sekiz on seneyi geçmiyor. Yani bir kuş bile eşinin kaybına bir ömür verirken eşini öldüren bir adam bu durumdan nasıl yırtsam diye bakıyor.
Bir kuşun öğretisine bakın. Kuş beyniyle ne incelikler düşünüyor ,yetmiyor bir de uyguluyor. Sizce hangisi daha iyi? Kuş beyinli olmak mı yoksa insan bedeninde bir canavar ruhuna sahip olmak mı? Ben kuş beyinli olmayı seçiyorum. Hatta tüm bekar okurlarıma angut gibi bir eş diliyorum. Sizi yok etmeye çalışanla değil, sizin yokluğunuza bir an bile dayanamayanları sevmeniz dileğiyle.
Her zaman ki gibi iletişimde kalın, sevgiyle kalın.