Bursa’da sabah trafiğine çıkan herkesin ortak bir derdi var: Bir türlü bitmeyen araç kuyrukları... Acemler’den Mudanya yoluna, Yıldırım’dan Nilüfer’e, Şehir Hastanesi güzergâhından Organize Sanayi Bölgesi’ne kadar kentin birçok noktasında aynı manzarayla karşılaşıyoruz. Dakikalar ilerliyor, araçlar ilerlemiyor. Üstelik kaybettiğimiz yalnızca zaman değil. Boşa harcanan yakıt, artan ulaşım maliyetleri, hava kirliliği ve günlük yaşamın stresi de cabası. Türkiye’nin en önemli sanayi ve üretim merkezlerinden Bursa’da ulaşım sorunu artık yalnızca sürücülerin değil, kent ekonomisinin de sorunu. Yol yapıyoruz ama trafik bitmiyor Bursa yıllardır büyüyor. Yeni konut alanları, sanayi bölgeleri, hastaneler ve alışveriş merkezleri açılıyor. Ancak ulaşım altyapısı bu büyümeye aynı hızla yetişemiyor. Elbette yeni yollar, köprüler ve kavşaklar gerekli. Fakat her trafik sıkışıklığını yeni bir kavşakla çözmeye çalışmak, sorunu bir noktadan başka bir noktaya taşımaktan öteye geçemiyor. Asıl mesele, insanları özel araç kullanmak zorunda bırakmayan bir ulaşım sistemi kurabilmek. BursaRay kentin ulaşım yükünün önemli bölümünü taşıyor. Ancak özellikle yoğun saatlerde yaşanan kalabalıklar, raylı sistemin geliştirilmesi gerektiğini gösteriyor. Tramvay hatlarının birbirine bağlanması, yeni metro güzergâhları ve otobüslerle kesintisiz aktarma olanakları artık daha fazla önem taşıyor. Bir başka önemli konu da Şehir Hastanesi metrosu. Yıllardır beklenen Emek-Şehir Hastanesi hattında çalışmalar ilerlese de açılış takvimi konusunda farklı tarihler gündeme geldi. Bursalıların beklentisi artık yeni bir tarih duymak değil, hastaneye raylı sistemle ulaşabilmek. Hızlı tren ne zaman gelecek? Bursa’nın ulaşım gündemindeki bir başka önemli başlık da hızlı tren. Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli demir yolu projesinde önemli ilerleme sağlandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Bursa-Osmaneli kesiminde çalışmaların son aşamaya geldiğini ve test sürüşlerinin başlayacağını açıkladı. Proje tamamlandığında Bursa’dan Ankara ve İstanbul’a trenle yaklaşık 2 saat 15 dakikada ulaşılması hedefleniyor. Kuşkusuz önemli bir yatırım. Ancak yıllardır ertelenen takvimler nedeniyle Bursalıların artık açıklamalardan çok sonuç görmek istediği de bir gerçek. Üstelik hızlı tren yalnızca yolcu taşımacılığı açısından değerlendirilmemeli. Bursa sanayisinin demir yolu ağına bağlanması, yük taşımacılığının bir bölümünün karayolundan demir yoluna aktarılması, lojistik maliyetleri ve ağır taşıt trafiğini azaltmak açısından da büyük önem taşıyor. Bursa’nın bir ulaşım anayasası olmalı Büyükşehir Belediyesi, 2050 vizyonuyla yeni bir Sürdürülebilir Ulaşım Ana Planı hazırlamak üzere çalışma başlattı. Bu önemli bir adım. Ancak Bursa'nın geçmişte de ulaşım planları hazırladığını unutmamak gerekiyor. Dolayısıyla asıl mesele yeni bir plan hazırlamak değil, hazırlanan planı siyasi dönemlerden bağımsız biçimde uygulayabilmek. Bursa’nın doğu-batı yönündeki ulaşım yükünü hafifletecek, kuzey-güney bağlantılarını güçlendirecek, raylı sistemleri yaygınlaştıracak ve toplu taşımayı gerçekten cazip hale getirecek bütüncül bir yaklaşıma ihtiyacı var. Bunun için merkezi yönetimin, Büyükşehir Belediyesi'nin, ilçe belediyelerinin ve sanayi kuruluşlarının ortak hedeflerde buluşması gerekiyor. Çünkü ulaşım, yalnızca bir belediyenin ya da bir kurumun sorumluluğuna bırakılabilecek kadar küçük bir mesele değil. Bursa'nın ihtiyacı günü kurtaran çözümler değil, geleceğini güvence altına alan bir Ulaşım Anayasası. Ve artık şu gerçeği kabul etmeliyiz: Bir kentin gelişmişliği, yollarındaki otomobil sayısıyla değil, insanlarının bir yerden başka bir yere ne kadar kolay ulaşabildiğiyle ölçülür.