'Büyükşehir Belediye Başkanı Başkan Alinur Aktaş'a önce şunu söyleyeceğim' diye başladı söze Şahin Gençal. Sol siyasetin naif ağabeyi, beyefendisidir.
Gerek duruşu, gerek tavrı, tarzı ortadadır. Neyse odur.
Dün uzunca sohbet ettik. Üzgündü.
Özellikle paylaştığı bir bilgi ve fotoğraf üzerine düşüncelerini aktardı.
Gerçekten baktığınızda o kareler ibretlik.
Önce Gençal ne dedi, onu aktarayım.
Kesintisiz eklentisiz…
"Uludağ yoluna hayvanları beslemek için günaşırı çıkıyorum.
Bugün bu manzara ile karşılaştım.
Belediyenin Uludağ yolu 15. Km’de bulunan tek ve yegane besleme noktası…(!)
Üzerinde,
“Yaşamak her canlının doğal hakkıdır.”
Ve...
“Onlar da can” ...cümleleri yer alıyor.
Çok doğru iki cümle...
Ama, uygulamada bunlara hiç uyulmuyor.
Sadece tabelada süs gibi duruyor...
Toplumsal yaşamda nasıl ki her şey tabelada kalmış ise, sokak canlıları için de aynı şey geçerli...
Resimde gördüğünüz gibi yiyecek ve su kabı boş...
Üç aylık yavruların biri açlık ve susuzluktan ölmüş.
Bunları ilk kez gördüm. Diğerlerinin karınlarını doyurdum...
Ben gittiğim sürece bunlar yaşayacak. İçeri girip yavruyu gömecek, kuru mama ve su koyacaktım ama kapısı kilitlenmiş... 20 km’lik yol boyunca yaklaşık 150 civarında köpeğin yaşadığı bir alanda göstermelik boş bir kulübenin işlevinin ne olduğunu anlamış değilim...
İlgilileri, tabelada yazılı olanları uygulamaya, uygulamayacaklarsa o yazıları kaldırmalarını rica ediyorum...
Doğal hayatın içinde çok üzücü şeyler yaşıyorum, ama beni en çok üzen insan eliyle doğaya ve hayvanlara yapılan haksızlıklardır...
Onlara yapılan haksızlık, insanın kendi geleceğine yaptığı en büyük haksızlıktır..."
Bunun üzerine hepimiz inanın ne söylesek az...
'Hayvan seven insan sever' derler ya...
O canlar oralarda ölüyorsa...
Yemişim o çakma sevgileri…
Göstermelik kulübeleri…
Sahi 'Yaşamak her canlının doğal hakkıdır – Onlar da can' sloganlı kulübeleri koyup altında açlıktan ölen hayvanları varsa acaba Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar ne düşünür?
Haberi bile yoktur. Ahhhh be Mustafa Başkan…
Keşke hayat öyle perşembeden gönderilmeye başlanan 'cuma günleri şu camide buluşuyoruz' mesajları gibi pratik olsa her şey de, partidaşlarınızla buluştuğunuz, iletişim kurduğunuz gibi bu hayvancıklarla da o irtibatı kurabilseniz.
Bunu Şahin Gençal dile getirmese, inanın alayımız dünyadan bir haber olacaktık.
Yazımın başına dönersek, hani Alinur Başkan’a bir sözü vardı ya Gençal'ın...
“1. sırada hayvanlara el atın' dedi...
Sonrada ekledi:
"Bir belediye başkanı, lider, önder ya kimsenin yapmadığını yapacak, ya da yapılanın en iyisini yapacak."
Bu sözlere ne dersiniz, çok şeyi ifade ediyor değil mi?