Bursa yıllardır üvey evlat muamelesi görüyor dedik; kimseden tık yok.
‘İthal abi’lerin Bursa’ya faydası olmaz dedik; günah keçisi olduk.
Bursa hak ettiği payı alamıyor dedik; makası yedik.
Bursa adam gibi yönetilmiyor dedik; aforoz edildik.
Bursa adam gibi temsil edilemiyor dedik; hapı yuttuk.
Yahu bende mi bir sorun var, insanlarda mı? Anlamadım gitti.
Düşünüyorum da; eğer bende olsaydı, her halde bu kenti adam gibi yönetemeyenler istifa etmek zorunda kalmazlardı.
Ya da abi olarak oturdukları bakanlık koltuklarını koruyor olurlardı.
Neyse…
Şimdide BTSO meclisi…
3 Nisanda yapılan seçimlerden sonra geçtiğimiz akşam BTSO’da ilk meclis toplantısı yapıldı. İlk toplantı olması nedeniyle olsa gerek katılım oldukça yoğundu. Hemen hemen diyebilirim ki 134 meclis üyesinden çok büyük bölümü meclisteki yerini aldı.
BTSO Başkanı İbrahim Burkay’ın dediğine göre, meclis üyelerinin yüzde 60’ı yenilendi.
Yıllardan beri BTSO meclisini takip eden bir gazeteci olarak üye profilini bir inceleyeyim istedim.
Gördüklerim karşısında ne diyeceğimi bilemiyorum;
Çünkü BTSO meclisi kimse kusura bakmasın; adeta akraba meclisine dönmüş.
Diyeceksiniz ki eskiden yok muydu?
Evet, vardı; Ama bu denli bariz değildi.
Temsil zaafiyeti de cabası…
Temsil zafiyetine girmeden önce isterseniz tespit ettiğim kadarıyla akraba üyelere bir göz atalım;
Önce baba-oğul meclis üyeleri…
Remzi-Sinan Topuk,
İlhan-Ahmet Parseker,
Turgay-Kağan Güler,
Faik-Baran Çelik,
Birde abi-kardeşlere bakalım,
İbrahim-Mehmet Hulusi Burkay,
Cüneyt-Bülent Şener,
Muhsin-Mahmut Koçaslan,
Osman-Özgür Akın,
Ayrıca Hüseyin Durmaz ile Livza Yılbirlik’de dayı yeğen olurlar.
Nasıl?
Şaka gibi değil mi?
Yanlış anlaşılmaya meydan vermemek için söylüyorum;
Elbette ki meclise gelen arkadaşlara saygım var. Bir mücadelenin sonunda sektörlerini Bursa iş dünyasının mabedinde temsil etmeye hak kazandılar.
Fakat oluşan algıda maalesef akraba meclisi yönünde…
Şimdi gelelim temsil meselesine…
BTSO Yönetim kuruluna bakıyorum tekstilci ağırlıklı.
Pek tabi tekstilci olacak. Çünkü bu kent her ne kadar tekstilde irtifa kaybetse de; bir tekstil kenti.
Ama aynı zamanda bir otomotiv kentidir.
Bursa ihracatının yüzde 80’ini gerçekleştirir.
Ama bakıyoruz; Otomotiv sektöründen yönetimde kimse yok.
Üretimin can damarı enerji sektörü temsil edilmiyor.
Her seferinde ortak akıldan söz ediliyor.
Peki, bu nasılı ortak aklıdır.