Büyükşehir ve BTSO başkanlarına açık çağrım!

Bu önerim hem Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe'ye, hem de BTSO Başkanı İbrahim Burkay'a...

Büyükşehir ve BTSO başkanlarına açık çağrım!

Geçen gazetelerde Altıparmak'ta art arda kapanan işyerleriyle ilgili haberi okuduğumda yine aynı konu aklıma geldi.

“Gelin Altıparmak'ı Nişantaşı yapalım. Hatta becerebilirsek, Atatürk caddesinden Yeşil'e kadar uzatıp bir birbirinden ünlü büyük markaları buralara taşıyalım.”

Niye olmasın.

Bir anlamda her iki tarafı boydan boya açık, zaman kavramı olmaksızın açık bir AVM haline getirelim Altıparmak'ı.

Nasıl büyük alışveriş merkezlerinde bir yığın firma boy gösteriyorsa hiç üşenmeden çoğuna davette bulunup birer mağazada Altıparmak caddesinde açmalarını önerelim.

Böylece AVM'ler içine sıkışmamış oluruz.

Atatürk stadyumu- BTSO Hizmet binasının olduğu noktadan Kapalıçarşı’ya doğru olan aksı birçok ünlü firmayla buluşturabiliriz.

Cumhuriyet caddesi acaba İstiklal olabilir mi umudu içindeydim.

Lakin gerek yerleşim alanı gerekse bölgenin yapısıyla orayı malum yapısından kurtaramadık.

Elbet nostaljik tramvayla, binaların dış cephe düzenlemeleriyle hoş bir hava kazandırdık kazandırmasına fakat ticari yapısı daha öteye gitmez.

Oysa Altıparmak'ın şu son halini geçen boydan boya gezerken, birde yeni asfaltı, cephe düzenlemeleriyle görünce 'niye olmasın'

Hatta kapısına 'devren satılık' levhası asan birkaç esnafa ' niye satıyorsunuz, umutsuz musunuz?' dediğimde verdikleri yanıt düşündürdü.

“satılık tabelası koyduk, ama caddenin yeni halini bekliyoruz, birazda nabız yokluyoruz. İyi olursa belki devretmeyiz”

Yani anlayacağınız, bir umutta var, umutsuzlukta.

Bugün gerek İstiklal, gerekse Nişantaşı'nda bildik o kadar çok irili ufaklı marka var ki.

Birçoğu Bursa' da alışveriş merkezlerinin içinde.

Ben derim ki Recep Başkana, İbrahim Başkana kurun bir satış pazarlama ofisi…

Bakın bir yığın boş dükkan var satılık kiralık.

Çok uygun koşullarda bölge esnafını da koruyacak nitelikte yapılanmayla getirin bildik bütün markaları. Bildiğimiz açık bir outlet'e dönsün cadde ve Nişantaşı kıskansın...

Fiziki olarak bölge elverişli. 10 liralık gömlekte olsun, 300 liralıkta.

Yerel marka da olsun, Uluslararası da.

Öyle yeniden keşfe falanda gerek yok.

Birde doğru tanıtım stratejileri uygulanırsa inanın şehir o caddeye akar.

Alttan başlar yukarıya kadar herkes hem yürür hem eğlenir hem de bütçesine göre hareket eder.

Çünkü yürüyüş mesafesi de çok uzun değil.

Bir de trafik iyi düzenlendi mi ohhh missss…

Bence bunun öncüsü belediyeler oldu mu hangi marka hayır der ki başkanlara.

Kalite, tatlı rekabetle birlikte şehir Kapalıçarşısı’yla birlikte en büyük Nişantaşı tadında açık AVM'sine kavuşmuş olur.

Çarşı zaten düzenlemeleriyle sil baştan yaratıldı.

Altıparmak-Çatalfırın- cumhuriyet caddesi-üst taraf Ulucami-Tarihi Koza Han ve bölgesi..

Yürüyüş Yeşil'e kadar uzatılır.

Benimki bir öneri sadece, takdir başkanların... Ortak aklın. Zorda değil.

İnsanlara yürümeleri için sebep yaratırsak arkası gelir.

Herkes Ankara'da Türkiye'nin yeni sistemine odaklanmışken ben bildik yaşamsal gerçeğimizi paylaşayım istedim. Şehirde farkındalık yaratmak şart.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Üzgünüz ilginizi çekebilecek içerik bulunamadı...