Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası bölgesel ve küresel gelişmelerden yerel konulara kadar geniş çerçeveli bir konuşma yaptı. Atlas Çağlayan'ın katledilmesine de değinen Erdoğan, ""Atlas yavrumuzu katleden canilerin özellikle yargıda gereken dersi almasını istiyoruz. Bunun için üzerimize düşen görev neyse sonuna kadar yerine getirmenin kararlılığı içinde olduğumuzu bildirmek istiyorum." dedi.
Kabine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki toplantı yaklaşık 2,5 saat sürdü. Toplantıda Terörsüz Türkiye süreci, İran ve Suriye'deki gelişmeler, Gazze Barış Planı ile iç politika ve ekonomideki gelişmeler ele alındı. Toplantının ardından kameralar karşısına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarda bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:
"BUNUN HESABINI SORMAK GÖREVİMİZDİR"
"Atlas yavrumuzu katleden canilerin özellikle yargıda gereken dersi almasını istiyoruz. Bunun için üzerimize düşen görev neyse sonuna kadar yerine getirmenin kararlılığı içinde olduğumuzu bildirmek istiyorum. Minguzzi yavrumuz gibi Atlas yavrumuz da bizi üzüntüye boğmuştur. Ne gerekiyorsa başta Adalet Bakanımız, İçişleri Bakanımız yargının tüm kurumları olmak üzere bütün bunların üzerine gitmek, gereğini yapmak bizim vazifemizdir. O kadar pırlanta gibi güzelim yavru nasıl acımasızsa katledilir, bunun hesabını sormak görevimizdir."
"86 MİLYONA MAHÇUP OLMADIK"
"Dış politikadan ticarete, ekonomiden güvenliğe, ülkemizin ve bölgemizin gündeminde yer alan konuları değerlendirdiğimiz toplantımızın hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. 86 milyonun emanetini taşıyan kadro olarak bizim için önemli olan aziz milletimizin, Türkiye'nin huzuru, esenliği, refahı, geleceğine güvenle umutla bakmasıdır. Hep bu anlayışla çalıştık. Milletimizin teveccühüne layık olabilmek adına gece gündüz demeden koşturduk. 86 milyona mahçup olmadık. Türkiye'nin menfaatlerini her zaman gündemimizin ilk sırasına yerleştirdik. Her şeyi göze alarak bunları sonuna kadar savunduk. Biz şeffaflığı dillerinden düşürmeyenlerin aksine aynı zamanda millete hesap vermeyi şiar edinmiş kadroyuz. 2025 yılına ait hizmet dökümümüzün özetini geçtiğimiz günlerde kamuoyumuzla paylaştık. Çocuklarımızın yarı yıl karne heyecanını yaşadığı şu günlerde biz de geçen seneye ait karnemizi aziz milletimizin takdirine sunduk.
"HER İNSANIMIZI AYNI MUHABBETLE BAĞRIMIZA BASIYORUZ"
Türkiye'yi her alanda coşturmak, şaha kaldırmak, kutlu hedeflerine bir adım daha yaklaştırmak için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumundayız. Vatanın her köşesini ihya etmek, bu ülkenin imkanlarını her ferde adil şekilde ulaştırmakta kararlıyız. Bize oy vermiş ya da vermemiş vatandaşlarımın şunu çok iyi bilmesini arzu ediyorum. 81 ilimizde yaşayan her bir kardeşimiz bizim nazarımızda aynı standartta hürmete layıktır. Oy tercihlerine göre insanlarımızı ayırmak bizim kitabımızda hiçbir zaman yer almamıştır. Her insanımızı aynı muhabbetle bağrımıza basıyoruz.

"TÜRKİYE'NİN BAŞŞEHRİNİ VATANDAŞLARIMIZI HAFTALARCA SUSUZLUĞA MAHKUM EDENLERİN ZİHNİYETİN İNSAFINA BIRAKAMAYIZ"
Biz her zaman eserlerimizle konuşuyoruz. Bugün başkentimiz Ankara'ya yeni Türkiye'yi simgeleyen bir yatırımı kazandırmanın gururunu yaşadık. Hizmete açtığımız Esenboğa Havalimanı 3. pistinin ve kulesinin hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Türkiye'nin başşehrini vatandaşlarımızı haftalarca susuzluğa mahkum edenlerin zihniyetin insafına bırakamayız. Kendileri dışındaki herkesi suçlamaya, basın mensuplarını tehdit edenler bizim hizmet şevkimizi kıramazlar. Bu ülkede kutuplaştırma deyince, kriz fırsatçılığı deyince, felaket tellallığı, iş bilmezlik deyince kimin akla geldiği herkesin malumudur. Kimin hizmet karnesinin pekiyilerle dolu, kimin sicilinin zayıf ve kara lekelerle dolu olduğu gayet bellidir.
"İNSANLARIMIZ BİZE İNANMAYA, GÜVENMEYE DEVAM ETSİN"
Özellikle yerel yönetim düzeyinde patlak veren skandallar Türkiye'nin son genel seçimlerde ne kadar isabetli tercih yaptığını ortaya koyuyor. 14-28 Mayıs seçimlerinde milletimiz derin bir uçurumun kıyısından son anda dönmüş, Türkiye büyük bir vartayı atlatmıştır. Milletimiz iktidar ve ittifakımıza güvenerek birilerinin yanlış anladığı Anodolu irfanının ne demek olduğunu sandıkta bir kez daha göstermiştir. Tercihini bizden yana kullanan yaklaşık 28 milyon kardeşimizin yanı sıra sandığa iradesini farklı şekilde yansıtan vatandaşlarımız da Türkiye'nin kaptan köşkünde bizlerin olmasından dolayı hamd ediyor, coğrafyamızı kuşatan krizlere baktığında kendini güvende hissediyor. 86 milyonun tamamına teşekkür ediyorum. İnsanlarımız bize inanmaya, güvenmeye devam etsin. İnşallah biz bu güveni asla ve asla boşa çıkarmayacağız.Bizi çekmek istedikleri suni ve sanal tartışmalara girmeyecek, vaktimizi 86 milyonun ekmeğini büyütmek, hizmet ve eser üretmek için kullanacağız.
"ULUSLARARASI SİSTEM YARA ALDI"
Bugünkü kabine toplantımızda dış siyasi gelişmeleri etraflıca istişare ettik. Türkiye'nin bu fırtınalı dönemi kazasız, belasız atlatması için ilave tedbirleri görüştük. Mevcut sorunlar büyürken bunlara her gün yenileri ekleniyor. Kural temelli uluslararası sistem hem çok ağır yara aldı hem de ciddi itibar kaybına uğradı. Hukukun gücü yerine güçlünün hukukunun egemen olduğu adaletsiz ve çarpık küresel düzene doğru hızla sürükleniyoruz.

"İLKELİ BİR TUTUM İZLEDİK"
Rusya-Ukrayna savaşında her iki tarafta yüzbinlerce insan öldü. Pek çok kişi doğduğu toprakları terk etmek zorunda kaldı. Barış umutlarını artıracak yol haritası maalesef henüz oluşmadı. Komşumuz İran, İsrail saldırılarından sonra şimdi de toplumsal huzurunu ve istikrarını hedef alan yeni sınamayla karşı karşıya. Diyaloğu ve diplomasiyi önceleyen ince bir siyasetle İranlı kardeşlerimiz tuzaklarla dolu bu dönemi inşallah geride bırakacaklarına inanıyoruz. Barışı ve istikrarı merkeze alan dış politikamızla bölgemizi belirsizliğe sürekleme riski olan her türlü girişimin karşısında olacağız. Bize göre her türlü sorunun çözüm adresi karşılıklı güven ilişkisine dayalı müzakere masasıdır. İlgili tüm tarafları aklı selime, diyaloğa ve diplomasiye davet ediyor, tansiyonu düşürme noktasında bize düşen ne varsa yapmaya hazır olduğumuzu bilinmesini istiyorum.

"SURİYE HALKININ KARDEŞİ, KOMŞUSU, KARA GÜN DOSTU ÜLKE OLARAK BUNU SABOTE EDECEK HİÇBİR TEŞEBBÜSE MÜSAADE ETMEYİZ"
Ortak tarih ve kültürü, medeniyeti paylaştığımız Suriye'deki her gelişmeyle çok yakında ilgileniyoruz. Suriye'nin 8 Aralık devrimiyle kavuştuğu özgürlük ortamını kalıcı huzura, barışa tahvil edilmesi için yoğun çaba harcıyoruz. Bir ve beraber Suriye'nin vazgeçilmez olduğu inancındayız. Suriye Suriyelilerindir. Suriye Arap, Türkmen, Kürt, Nusayri, Sunni, Dürzi demeden herkesindir. Tüm kesimleriyle kardeş Suriye halkınındır. Yüzbinlerce insanın hayatına malolan zulmün ardından Suriye tarihi bir fırsat yakalamıştır. Suriyeli kardeşlerimizin önü de ufku da bahtı da açıktır. Suriye halkının kardeşi, komşusu, kara gün dostu ülke olarak bunu sabote edecek hiçbir teşebbüse müsaade etmeyiz. Tek devlet, tek ordu ilkesi bir ülkede istikrarın olmazsa olmaz şartıdır. Bunu tahkim edecek her türlü adıma Türkiye'nin desteği tamdır.
Halep'in bazı mahallelerin işgalden kurtarılması adına başlatılan harekat dün ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasıyla sonuçlandı. Suriye ordusunun bu hassas operasyonu dikkatle yönetmesi operasyon sürecinde sivillerin zarar görmemesi için cerrah titizliğinde hareket etmesi her türlü takdire şayandır. Suriye'nin kuzeyini işgal altında tutan silahlı unsurların provokasyonlarına rağmen Suriye ordusu başarılı sınav vermiş. Haklı iken haksız duruma düşecek eylemlerden kaçınmıştır. Suriye hükümeti en az hasarla çözüme kavuşturmuştur. Tüm bunların çok kıymetli kazanımlar olduğuna inanıyoruz. Dün akşam Cumhurbaşkanı Ahmet Şara kardeşimle telefon görüşmesi gerçekleştirdik. Kendisini anlaşma ve operasyondan ötürü tebrik ettim. DEAŞ başta olmak üzere teröre karşı mücadelelerinde Türkiye'nin daima yanında olduğunu bir kez daha ifade ettim. Suriye halkını dün olduğu gibi inşallah yarın da yalnız bırakmayacağız.