Fon ödemelerinde son durum!

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kamuoyunda geniş yer alan fon soruşturmasında ilişkin TBMM'de bilgilendirme konuşması yaptı.

Fon ödemelerinde son durum!

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Genel Kurulu’nda Fon piyasalarında yaşanan gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Finans piyasalarında sistemik bir risk bulunmadığını vurgulayan Yılmaz, sorunlu fonların tasfiye sürecinde vatandaşların haklarının korunacağını ve gerekli düzenlemelerin gecikmeden yapılacağını belirtti.

TBMM İçtüzüğü’nün 59. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında Meclis’i ve kamuoyunu bilgilendirmek üzere söz alan Yılmaz, konuşmasının başında milletvekillerini ve vatandaşları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve kendi adına selamladı.

Sorunlu fonlara yönelik idari ve adli tedbirler ile tasfiye çalışmalarına geçmeden önce ekonominin genel görünümüne değinen Yılmaz, Türkiye ekonomisinin temellerinin sağlam olduğunu söyledi. Deprem harcamalarına rağmen bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3 civarında bulunduğunu belirten Yılmaz, bölgedeki savaşın ve petrol fiyatlarındaki gelişmelerin olumsuz etkilerine karşın cari açığın milli gelire oranının yüzde 2,6 seviyelerinde olduğunu ifade etti.

Yılmaz, Merkez Bankası rezervlerinin dış şoklara karşı güvence sağladığını, bankacılık sisteminin ise yüksek sermaye yeterlilik oranlarıyla güvenilir yapısını koruduğunu kaydetti.

FİNANS PİYASALARINDA SİSTEMİK RİSK YOK

Sorunlu fonların sermaye piyasalarının genel durumunu yansıtmadığını vurgulayan Yılmaz, finans piyasalarında sistemik bir risk bulunmadığını dile getirdi. Sermaye piyasalarının sağlam bir yapıya sahip olduğunu belirterek sorunlu fonların tasfiyesinin piyasaları zayıflatmayacağını, potansiyel risklerin giderilmesiyle daha güçlü bir yapının oluşacağını söyledi.

Yanlışların üzerine kararlılıkla gidileceğini ifade eden Yılmaz, sermaye piyasalarının çok yönlü tedbirlerle desteklenmeye devam edeceğini bildirdi. Yaşanan sorunlarla ilgisi bulunmayan finansal kurumların ve araçların korunması konusunda iktidar ve muhalefet dahil tüm kesimlerin hassasiyet taşıdığına inandığını belirtti.

Medya ve sosyal medyadaki değerlendirmelere de değinen Yılmaz, yaşanan sorunun olduğundan büyük ya da küçük gösterilmemesi gerektiğini söyledi. Yorumların gerçekçi ve sağlıklı bilgilere dayanmasının önemine dikkat çekerek aksi yaklaşımın, sorunlarla bağlantısı bulunmayan ve faaliyetlerini düzgün yürüten fonlara ve yatırımcılara zarar verebileceğini ifade etti.

Sorunlu unsurların giderilmesi sırasında piyasanın bütününün zarar görmemesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, gelişmelerden dolaylı olarak etkilenen şirketler ve milyonlarca yatırımcı karşısında ortak sorumluluk bulunduğunu dile getirdi.

Türkiye’nin sermaye piyasalarını büyütme ve derinleştirme hedefinden geri adım atmayacağını belirten Yılmaz, bu piyasaların kalkınma sürecinin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.

Tasarrufları üretime ve yatırıma yönlendiren, yatırımcıya güven veren ve finansman imkanlarını çeşitlendiren daha güçlü bir yapı için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

VATANDAŞLARIN HAKLARI KORUNACAK

Yılmaz, süreç boyunca vatandaşların haklarının korunacağını ve piyasaların güven içinde işlemesi için gerekli adımların atılacağını belirtti. İhtiyaç duyulan düzenlemelerin de gecikmeksizin hayata geçirileceğini bildirdi.

Yılmaz, tasfiye sürecindeki 131 fonun toplam fon sayısı içindeki payının yüzde 4,6, toplam portföy değerindeki payının ise yüzde 7,7 olduğunu bildirdi. Sorunun sınırlı bir alanda ortaya çıkmasının, yaşananların önemini azaltmadığını vurguladı.

Vatandaşların tasarruflarını etkileyen, piyasalara duyulan güveni zedeleyen ve haksız kazanç sağlayan işlemlerin üzerine hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla gidildiğini belirten Yılmaz, olumsuz etkilenenlerin hakları için adımlar atıldığını söyledi. Benzer sorunların tekrarlanmaması amacıyla gerekli idari ve hukuki tedbirlerin de değerlendirildiğini kaydetti.

ZARARLAR İÇİN HAZİNE KAYNAĞI KULLANILMAYACAK

Süreçte oluşan özel zararların karşılanmasında Hazine kaynağı kullanılmayacağını açıklayan Yılmaz, yüksek risk taşıyan serbest fonlar başta olmak üzere fon piyasalarında, bankacılık sistemindeki devlet garantisinin bulunmadığını ifade etti.

Serbest fonlara katılanların profesyonel müşteri ve nitelikli yatırımcı talep formu sözleşmesini imzaladığını belirten Yılmaz, sisteme en az 10 milyon liralık finansal varlıkla girildiğini söyledi. Yatırımcıların yüksek kazanç beklentisiyle birlikte buna karşılık gelen yüksek kayıp riskini de üstlendiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından oluşturulan ve başkanlığını kendisinin yürüttüğü Fon Koordinasyon Kurulu’nun yoğun biçimde çalıştığını belirten Yılmaz, yol haritasının ve temel ilkelerin belirlendiğini söyledi.

İlgili kurumların koordinasyon içinde, kendi yetki alanlarında somut adımlar atmaya başladığını ifade eden Yılmaz, bu kurumların büyük bölümünün bağımsız düzenleyici ve denetleyici otoriteler olduğuna dikkat çekti. Kurumların kanunlarla tanınan yetkilerini kullanarak kendi kararlarını aldığını ve bu kararları usulüne uygun şekilde kamuoyuyla paylaştığını kaydetti.

Tasfiye sürecinde Hazine kaynağı kullanılmayacağını yineleyen Yılmaz, her fonun kendi kaynakları ile açılan hesaplara yatırılan kaynakların değerlendirileceğini belirtti. Yatırımcılara payları oranında dağıtım yapılmasının genel ve kanuni ilke olduğunu söyledi.

Olağanüstü tasfiye şartlarına tabi olacak fonlarda ise ara ödeme yoluyla 1 milyon liraya kadar ana paraların geri ödenmesinin planlandığını açıkladı. Yılmaz, ödemelerde küçük yatırımcılara ve para piyasası fonlarına öncelik verileceğini bildirdi.

KURUMLAR ARASI ÇALIŞMALAR KOORDİNE EDİLİYOR

Fon Koordinasyon Kurulu’nun kurumlar arasında eş güdümü sağladığını ve ortak çalışmaları hızlandırdığını belirten Yılmaz, temel yaklaşımların ortak akılla oluşturulduğunu ifade etti.

Kanuni düzenleme gerektiren konularda da ilgili kurumların teknik desteğiyle Meclis grubuyla ortak çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti.

DEVLET DENETLEME KURULU 10 MÜFETTİŞLE SAHADA

Yılmaz, ilgili kurumlar ile bağımsız düzenleyici ve denetleyici otoritelerin sorumluluklarının, Devlet Denetleme Kurulu tarafından başlatılan kapsamlı incelemelerle netleştirileceğini söyledi. Çalışmaların, Meclis’in çıkardığı kanunlarda belirlenen usuller çerçevesinde yürütüleceğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Devlet Denetleme Kurulu’nu görevlendirdiğini belirten Yılmaz, şu anda sahada 10 müfettişin çalıştığını açıkladı. İhtiyaç duyulması halinde müfettiş sayısının artırılabileceğini, idari ve kişisel sorumlulukların bu süreçte ortaya çıkarılacağını ifade etti.

RAPOR, SİSTEMDEKİ AÇIKLARI DA ORTAYA KOYACAK

Devlet Denetleme Kurulu’nun inceleme ve soruşturmalarının, benzer sorunların tekrar yaşanmaması için alınacak ek tedbirlere yol göstereceğini belirten Yılmaz, hazırlanacak raporun yalnızca sorumlulukları belirlemekle sınırlı kalmayacağını söyledi.

Raporda sistemde tespit edilen açıkların da ortaya konulmasının ve bu açıkların giderilmesine yönelik tedbirlerin belirlenmesine rehberlik edilmesinin beklendiğini kaydetti.

ULUSLARARASI FON KRİZLERİNİ HATIRLATTI

Yılmaz, 2008’de ABD’de yaşanan Madoff şirketi krizini, 2018’de Endonezya’daki Jiwasraya krizini ve 2019’da Güney Kore’deki Lime krizini örnek gösterdi. Bu olayların, güçlü denetim ve gözetim mekanizmalarına sahip gelişmiş ekonomilerde de piyasa bozucu faaliyetlerin görülebildiğini ortaya koyduğunu ifade etti.

Finans piyasalarında farklı dönemlerde ve nedenlerle sorunların yaşanabildiğini belirten Yılmaz, önemli olanın piyasa bozucu yapıların kısa sürede tespit edilmesi ve etkili biçimde tasfiye edilmesi olduğunu vurguladı.

FON PİYASASINDA DAHA ÖNCE ATILAN ADIMLARI ANLATTI

Kamuoyunda, Meclis’te ve siyasi çevrelerde sürecin öncesinde yeterli adım atılıp atılmadığına yönelik eleştirilerin dile getirildiğini belirten Yılmaz, sorunlar ortaya çıkmadan önce yapılan düzenlemeleri sıraladı.

21 Kasım 2024’te Finansal İstikrar Komitesi’nde alınan kararın ardından, para piyasası fonlarının portföylerinin en az yüzde 10’unu Hazine tahvil ve bonosunda tutmasının zorunlu hale getirildiğini söyledi. Bu düzenleme sayesinde fonlarda nakde çevrilebilir tahvil ve bonolar bulunduğunu, söz konusu kaynakların yatırımcılar için değerlendirileceğini ifade etti.

2 Aralık 2025’te Finansal İstikrar Komitesi’nin hisse senetlerindeki manipülasyon ve serbest fonlardaki risklere karşı tedbir alınmasını değerlendirdiğini ve harekete geçtiğini belirten Yılmaz, 18 Aralık 2025’te alınan kararla serbest fonlara giriş eşiğinin 1 milyon liradan 10 milyon liraya yükseltildiğini hatırlattı.

TEFAŞ ALTYAPISI YENİLENDİ, BDDK DÜZENLEME YAPTI

Yılmaz, SPK’nın 17 Haziran 2026’da serbest fonlara uygulanacak yeni düzenlemeler için TEFAŞ uygulama esaslarını onayladığını, 20 Temmuz 2026’da ise TEFAŞ’ın fon alım-satım altyapısının yenilendiğini bildirdi.

BDDK’nın da 30 Temmuz 2026’da, 1 Ekim’den itibaren uygulanmak üzere tasarruf finansman şirketlerinin topladıkları kaynakları hangi yatırım araçlarında değerlendirebileceğine ilişkin düzenleme yaptığını belirtti.

220 KİŞİ HAKKINDA İŞLEM YAPILDI

Devam eden adli süreçlere ilişkin Anayasa ve İçtüzük’te belirlenen sınırlar çerçevesinde bilgi veren Yılmaz, sorunlu fon şirketlerinin yönetim kurulu üyelerinin de aralarında bulunduğu 220 kişi hakkında işlem yapıldığını söyledi.

Bu kişilerden 85’inin tutuklu olduğunu belirten Yılmaz, 23 şüpheli hakkında yakalama kararı bulunduğunu, 81 kişiye ise yurt dışına çıkış yasağı uygulandığını açıkladı.

MAL VARLIKLARINA EL KONULDU

Yılmaz, yatırımcı mağduriyetlerinin giderilmesi ve suç gelirlerinin kaçırılmasının önlenmesi amacıyla 15 Eylül–2 Ekim döneminde 21 el koyma kararı verildiğini bildirdi. Kararların, 63 gerçek kişi ile 12 tüzel kişiye ait taşınır ve taşınmazları kapsadığını ifade etti.

Ayrıca 67 kişi ve şirketin banka, kripto ve kiralık kasa varlıklarına, 27 kişi ve şirketin de ortaklık paylarına el konulduğunu kaydetti.

7 ŞİRKETE AİT 131 FON TASFİYE EDİLECEK

SPK’nın sistemik riski azaltmak amacıyla 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verdiğini belirten Yılmaz, bu şirketlerin diğer fonlarının da TEFAŞ’ta işleme kapatıldığını söyledi.

Sorunlu ve sorun oluşturabilecek fonların bu adımlarla karantinaya alındığını ifade eden Yılmaz, finansal sistemin etkilenmesini önlemeye yönelik tedbirlerin uygulandığını vurguladı.

ÜÇ BANKA VE İKİ FAKTORİNG ŞİRKETİ TMSF’YE DEVREDİLDİ

Yılmaz, BDDK kararıyla sorunlu gruplara ait Tera Yatırım, Destek Yatırım ve Hedef Yatırım olmak üzere üç banka ile Destek Finans Faktoring ve Tera Finans Faktoring’in TMSF’ye devredildiğini açıkladı.

Emlak Katılım Bankası tarafından Katılımevim, Birevim ve İktisat Katılım Bankası’nın devralınmasına ilişkin sürecin de başlatıldığını bildirdi.

İŞLEM YASAKLARI VE LİSANS İPTALLERİ UYGULANDI

16 Eylül 2026’da belirli kişiler ve portföy yönetim şirketleri hakkında iki yıl süreyle borsada işlem yasağı getirildiğini hatırlatan Yılmaz, bazılarının tüm lisanslarının iptal edildiğini söyledi.

17 Eylül 2026’da toplanan Finansal İstikrar Komitesi’nde, sorunun diğer fonlara ve finansal sisteme yayılmasını önlemek için önemli kararlar alındığını belirtti. Bu süreçte Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın piyasaya ilave likidite sağladığını kaydetti.

SPK REHBERİYLE FONLARDAKİ SORUNLAR GÖRÜNÜR HALE GELDİ

Sorunların ortaya çıkmasından önce yapılan düzenlemelere de değinen Yılmaz, SPK’nın yatırım fonlarına ilişkin rehberini 28 Ağustos 2026’da yayımladığını, rehberin 1 Eylül 2026’da yürürlüğe girdiğini ifade etti.

Fon işlemlerine önemli kurallar getiren rehberin uygulanmasıyla, sisteme giren sıcak paraya bel bağlayan bazı fonlardaki sorunların görünür hale geldiğini söyledi.

Bu adımlar atılmasaydı sorunlu fonların büyümeye devam edeceğini ve daha büyük bir sorunla karşılaşılacağını belirten Yılmaz, sorunlu yapıların ortaya çıkarılmasının diğer fonlarda daha güvenli bir yapının oluştuğunu gösterdiğini dile getirdi.

FONLARIN DEĞERLEME YÖNTEMİ DEĞİŞTİRİLDİ

Yılmaz, 30 Temmuz 2026’da fon portföylerinde bulunan, borsada işlem gören gayrimenkul ve girişim sermayesi yatırım fonlarının değerleme yönteminin değiştirildiğini hatırlattı. Bu varlıkların borsa fiyatı yerine son açıklanan birim net aktif değer üzerinden değerlendirilmesine karar verildiğini söyledi.

Kurumsal ve kişisel sorumlulukların ise Devlet Denetleme Kurulu’nun yürüttüğü süreç sonunda netleşeceğini belirten Yılmaz, tespitlerin gereğinin yapılacağını ifade etti.

ÖDEMELER YARIN BAŞLIYOR

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, olağan tasfiye kapsamında bulunan üç şirketin 17 fonundaki 43.643 yatırımcıya perşembe günü ödeme yapılacağını açıkladı.

Yılmaz, tasfiyesi öngörülen 131 fonda toplam 455.758 tekil kişi bulunduğunu belirterek tasfiye işlemlerini yürüten bankalara ve yatırımcı sayılarına ilişkin bilgi verdi.

17 FONUN YATIRIMCILARINA PERŞEMBE GÜNÜ ÖDEME

Olağan tasfiyesi yapılacak üç şirkete ait 17 fonda 43.643 yatırımcı bulunduğunu söyleyen Yılmaz, bu yatırımcıların ödemelerinin perşembe günü gerçekleştirileceğini bildirdi.

Aynı şirketler kapsamında geriye kalan 49 özel fonda ise 2.098 kişinin bulunduğunu belirtti. Bu fonlardaki sorunların kendi kapsamları içinde çözülmesinin planlandığını ifade etti.

ZİRAAT BANKASI 125, İŞ BANKASI 6 FONUN TASFİYESİNİ YÜRÜTÜYOR

Yılmaz’ın verdiği bilgilere göre, Ziraat Bankası’nın tasfiyesinden sorumlu olduğu 125 fonda 151.247 tekil yatırımcı bulunuyor. İş Bankası’nın tasfiye işlemlerini yürüttüğü 6 fonda ise 388.718 tekil yatırımcı yer alıyor.

https://www.turkhaber.com/haber/arsenal-mikel-arteta-nin-sozlesmesini-2030-yilina-uzatti-4157365.html

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR